Adaba Sarıl, Şeytandan Emin Ol

BİREYSEL DANIŞMANLIK | | 25 Haziran, 2011 | 3.077 kere okundu

“Kasrik, Allah’ın rahmetinin bol indiği, insanların terbiye edildiği bir yerdir; böyle olduğu için şeytanlar oraya gelenlerin yollarını kesmek, kalplerini çelmek için çok çırpınırlar”

Babam, Gavs-ı Sânî hazretleri, bir gün Kasrik’teki bir anısını şöyle aktarır:

“Ben, bir bayram öncesi bizim köyün hocası ile elbise diktirmeye Bitlis’e gitmiştim. Bir dükkânda bekliyorduk, oranın meşhur bir hocası geldi, bizim hocaya;
‘Merhaba nasılsın, iyi misin?’ diye sordu, hocam da, ‘İyiyiz, Allah razı olsun’ dedi. Herkesçe bilinen bu hoca, beni gösterip, ‘Bu kimdir?’ diye sordu. Hocam, ‘Şeyh Abdülhakim’in oğludur’ deyince o hoca bana dönerek, ‘Genç, Allah babandan razı olsun; bütün şeytanlar Kasrik’te toplanmış’ dedi.

Bu söze çok canım sıkıldı, kendi kendime “Bu ne demek yani” dedim, rengim attı. Benim halimin değiştiğini görünce, Hoca, ‘Sözüm zoruna mı gitti?’ diye sordu. Ben de, ‘Tabii ki zoruma gitti’ dedim. O zaman Hoca, ‘Haşa ben kötü manada söylemedim, Allah’ın rahmeti, sadatın tasarrufatının olduğu yerlerde şeytanlar çok olur, orayı sürekli karıştırmakla meşgul olur. Kasrik de Allah’ın rahmetinin bol indiği, insanların terbiye edildiği bir yerdir; böyle olduğu için şeytanlar oraya gelenlerin yollarını kesmek, kalplerini çelmek için çok çırpınırlar’ dedi.”

Tabii ki mikrop varsa bertaraf edecek anti mikrop da bulunur, zehir varsa anti zehir de vardır. Tıpta da bu biliniyor. Bir yerde insanlar Kur’an’a, Sünnet’e, adaba sarıldığı zaman şeytan zelil olur, büyük zincirlerle bağlanır. Ancak Kur’an, sünnet ve adap konusunda bir eksiklik olursa, şeytan gelir, insanları kendine bağlar ve ondan sonra çeker başka yere götürür. (S. Muhammed Saki Erol, Hayat Dengemiz, Semerkand)

İnsanlar Kur’an’a, Sünnet’e, adaba sarıldığı zaman şeytan zelil olur, büyük zincirlerle bağlanır. Ancak Kur’an, sünnet ve adap konusunda bir eksiklik olursa, şeytan insanları kendine bağlar ve sonra onları yanlış yollara götürür.

Yeryüzünde ilk edepsizliği yapan iblisti

Kur’an’a uygun yaşayan güzel insanların etrafında şeytanların bol olması, bala üşüşen sinekleri andırır. Tatlı işler yapılınca pislikler de boş durmaz. Şeytanın özellikle ibadet ehli Müslümanlara yanaşması boşuna değildir. Adaba riayet etmeyerek kovulduğu kapıya kimseleri yaklaştırmama gayretindedir. “Ben yandım eller de yansın” istiyor ve kurtuluşa giden yolların kapısını tutuyor adeta.

Yeryüzünde ilk edepsizliği benlik iddiâsıyla İblis yapmıştı. Allah Teâlâ’nın, “Âdem’e secde edin” emrine karşı: “Onu çamurdan, beni ateşten yarattın.” diyerek edepsizlikle Hz. Âdem’e (a.s) secde etmekten kaçınmıştı.

Şeytan, yaptığı bu edepsizlikten sonra ilâhî huzurdan kovulma ile cezalandırıldı. Bunun üzerine yine de edepsizliğinden vazgeçmedi. Tövbe etmek yerine, “Beni kendisi sebebiyle azdırışından dolayı ben Sen’in sırât-ı müstakîmin üzerinde oturup onların yollarını keseceğim.” diye başka bir edepsizlik örneği sergiledi. Böylece kendi azgınlığının sorumlusunun Allah Teâlâ ve Âdem olduğu küstahlığını da göstermekten çekinmedi.

İnsan hayatında edebin önemini şu beyit çok güzel anlatıyor:

Âdem olmaz adı asla edebsiz insanın,
Edebdir çünki farkı insan ile hayvanın.

Öyleyse kalbimizi ve ruhumuzu kemale erdirmek istiyorsak, bol hayır yapma gayreti içerisindeysek ve şeytanının şerrinden emin olmayı diliyorsak Cenâb-ı Hak’tan dâimâ edeb niyâzında bulunmalıyız. En büyük düşmanımız olan şeytana gâlip gelmenin yegâne silâhının ancak edep olduğunu unutmamalıyız.

Eğer şeytan’ın başını ezmek dilersen,
gözünü aç ve gör ki şeytanın kâtili edeptir.
Mevlânâ

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın