Aile Olarak Çocuğunuzun Benlik Gelişimini Önemseyin

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 22 Şubat, 2011 | 2.480 kere okundu

 

Benlik, kendi kişiliğimize ilişkin kanılarımız ve kendi kendimizi algılayış tarzımızdır. Bu nedenle benlik, kişiliğin öznel yanı olarak da ifade edilebilir. Hayatın ilk günlerinde çocuğun dünyası kendi yaşantılarından oluşur. Ancak çocuk büyüyüp geliştikçe yaşantıları arasındaki farkı fark etmeye başlar. Çocuk, kendine ait olan yaşantıları sahiplenir, diğerlerini çevresindeki diğer insanlara ve nesnelere atfeder. Çocuk kendi varlığının ve işlevlerinin farkına vardıkça, yaşadığı ortam içindeki varlığından ve işlevlerinden oluşan bir benlik geliştirmeye başlar ki bu onun gelişmekte olan benlik kavramıdır.

Benliği gelişme yoluna giren çocuk, önce aile bireyleri ile sosyal bağlar kurar, daha sonra ise akranlar âlemini keşfeder. Önce ev sonra mahalle, daha sonra okul ve başka çevrelerle ilişkiler kurarak, bireyin benliği gittikçe genişleyen halkalar halinde gelişmeye devam eder. Benliğin gelişmesinde insanlar arası ilişkilerin çok büyük önemi vardır. Bizim için önemli kişilerin bizi beğenip beğenmemeleri, bizimle övünmeleri ya da bizden utanmaları, bu insanların bizim hakkımızda söyledikleri şeyler benliğin alacağı şekli etkiler. Mesela sürekli olarak kendisine aptal ve tembel denen çocuk gerçekten bu nitelikleri benimseyebilir. Buna karşılık kendisini becerikli, çalışkan ve iyi bulan yakınları arasında çocuk, gerçekten kendini böyle görmeye başlar ve buna uygun davranmaya çalışır. Böylece benlik acı ve tatlı birçok tecrübeler sonucunda öğrenilen ve her an gelişmeye devam eden bir olgudur.

Bireyin, beden yapısından, saç rengine kadar anne babasından kalıtım yoluyla bir takım özellikleri aldığı bilimsel bir gerçektir. Ancak benlik bilinci ve kişilik büyük ölçüde, içinde yetiştiği sosyo-kültürel koşulların ortak bir ürünüdür. Çocuklar, çevreden duydukları sözler yoluyla kendisiyle ilişkili bir imaj oluşturmaya başlarlar. Bir yaşına geldiğinde ise, kendisi hakkında o denli tutarlı ve güçlü bir kanı –iyi ye da kötü- geliştirmiştir ki, bu, ömür boyu sürebilir. Bu kanıyı değiştirmek oldukça zordur. İşte kişinin kendisi hakkında ulaştığı bu yargıya ‘benlik bilinci’ adı verilir. Benlik bilinci, sürekli farkında olunan bir yargı değildir, genellikle bilinçaltında bulunur ve etkisini algılama, düşünme ve davranışlarda gösterir. Çocuğun içinde yetiştiği toplum, onun duygularının ifade biçimini olduğu kadar, benlik bilincini de biçimlendirir.

“Ne ekersen onu biçersin!” çocuk eğitiminde çok geçerli olan bir deyiştir.

Çocuklarının duygu ve düşüncelerini, doğal ifadesi içinde kabul eden anne-babalar kendine güveni olan, girişimci, insan ilişkilerinde başarılı, sorumluluk bilincine sahip bireyler yetiştirirken, çocuklarını olumsuz yönde sürekli eleştiren, aşağılayan, hor ve hakir gören, onların duygu ve düşüncelerini doğal bir biçimde ifade etmesini engelleyen ve yasaklayan anne babalar ise çekingen, içine kapanık, alıngan ya da saldırgan bireyler yetiştirirler. Anadolu’da söylenen çok güzel bir deyim vardır: “Bir insana kırk defa deli derseniz deli olur” diye. Gerçekten de sürekli eleştirilen, aşağılanan, hor görülen, itilen, kakılan ve yasaklamalarla engellenen çocuklar bir zaman sonra olumsuz davranışlar göstermeye başlayacaktır. Özellikle, “pis çocuk”, “aptal çocuk”, “geri zekâlı çocuk” gibi sürekli nitelemeler bir çocuğun zaman içerisinde aptalca davranışlar göstermesine sebep olabilir.

Günümüzde pedagog ve psikologlar, sağlıklı bir benlik ve kişilik sahibi bireyler yetiştirebilmek için, ceza yerine, özellikle ödül mekanizmasının kullanılmasını tavsiye etmektedirler. Zira, nasıl “aptal çocuk”, “geri zekalı çocuk” vb. nitelemeler çocuklarda olumsuz benlik ve kişilik gelişimine neden oluyorsa, “benim akıllı çocuğum”, “benim çalışkan çocuğum” ve “benim güzel çocuğum” gibi nitelemeler de bir çocuğun benlik ve kişilik gelişimini muhakkak olumlu yönde etkileyecektir.

Bir bireyin benlik bilinci ve kişiliğinin sağlıklı bir şekilde gelişmesinde ailenin karşılaması gereken belirli gereksinmeler vardır.

Bunlar;

  • Değerli olma duygusu,
  • Güven ortamı,
  • Sorumluluk duygusu,
  • Mücadele etme ve başarma,
  • Kendini gerçekleştirme,
  • Manevi yaşamın temellerini oluşturma ortamıdır. Bu gereksinmeleri karşılanan çocukların karşılanmayanlara göre benlik bilinci ve kişilikleri şüphesiz daha sağlıklıdır.
Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın