Anadolu Eğitim Metodu

ANNE-BABA OKULU, ÇOCUK EĞİTİMİ | | 23 Ocak, 2018 | 307 kere okundu

anadoşu eğitim

Bu metot, günümüz teknolojisiyle büyüyen çocuklarımızın mahrum kaldığı kendi öz kültürümüzün birikiminden oluşan bir eğitim metodudur. Hayat şartlarının annelerimizi iş ortamında aktif görevler üstlenmeye yöneltmesiyle birlikte özellikle okul öncesi çocukların oyun ve eğlence tercihlerinde önemli değişiklikler meydana geldi.

Eskiden evlerimiz kaloriferli olmadığından genellikle sobanın bulunduğu tek odada günlük hayatımızı sürdürür; beslenme, eğlenme ve aile bireyleriyle yaşama alanımızı burada paylaşırdık.

Oyuncaklarımız genellikle evdeki imkânlar kullanılarak büyüklerimizin hayal güçleri nispetinde üretilirdi.

Giysilerimiz büyükten küçüğe varsa yırtığı/söküğü onarılarak devredilir, alınabilirse yeniler, bayramlar vesilesiyle olurdu.

Bilgiye ulaşmak günümüzdeki gibi internet ortamında bir “tık”la değil sorarak, duyarak, yaparak ve yaşanarak öğrenilirdi.

Ebeveynlerin pratik zekâlarıyla soruna değil çözüm odaklı olunurdu. Çocuklar evdeki yasamın bir parçası olurlar ve evdeki tüm aktivitelerde görev alırlardı.

Yazın sökülen sobanın borularını temizlemek, badana yaparken yerleri kâğıtla kaplamak, tamir işlerinde alet çantasından sorumlu olmak gibi görevleri zevkle üstlenirlerdi.

Komşuluk ilişkileri, büyüklere saygı mahalle kültürü, sokakta güven ortamında diğer çocuklarla oyunlar oynamak bu neslin en belirgin kazanımlarıydı.

Çocuklar bakkala gidip kendi başlarına alışveriş yaparak özgüvenlerini geliştirmişler ve matematiği hayatlarının bir parçası hâlinde yaşayarak öğrenme şansı bulmuşlardır.

Mahalle arkadaşlarıyla futbol oynayarak takım olabilmeyi, yanlışlıkla kırdıkları camın parasını harçlıklarını birleştirerek ödeyerek sorumluluğu paylaşmayı, anneanne, babaanne ve dedeleriyle aynı evde yaşayarak saygıyı ve hürmeti öğrenirlerdi.

Genellikle apartman hayatı yaygın olmadığından bahçeli evler çocuklarımızın toprağı, çiçekleri ve hayvanları tanımaları, sevmeleri için ideal bir ortamı sunmaktaydı.

Dışarda yemek kültürü, dengesiz beslenme ve fastfood denilen yiyecekler daha hayatımıza girmemişti. Bunun yerine evde yazın kurutulan ve kışın tüketilen kuru yiyecekler, yine yazın hazırlanıp cam kavanozlara konulan konserveler, kışın dondurucu soğuğunda içlerimizi ısıtan tarhana soframızdan eksik olmazdı ama bunlardan çok daha önemlisi mahalle sakinleri yaptıkları bu yiyecekleri “komşuda pişer bize de düşer’ esprisiyle paylaşırdı zaten. Peygamberimiz de “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyerek bizleri yaşadığımız topluma karşı hassas olmaya sevk ediyordu, düsturumuz buydu.

Günümüzde yaşam şartlarımızın değişmesi bizleri alıştığımız hayat düzenimizden ve kültürümüzden kopardı. Bu durumdan en çok etkilenen sokağa çıkamayan, oyun oynamayı ve paylaşmayı bilemeyen ve kendini birey olarak ifade etmeyi beceremeyen çocuklarımızdır.

Günümüzde yaşam şartlarımızın değişmesi bizleri alıştığımız hayat düzenimizden ve kültürümüzden koparmış, aile yapımız küçülmüş, çevremizle olan diyaloğumuz kaybolmuş, komşuluk bilincimiz azalmış neredeyse yaşadığımız apartmanlarda birbirimize yabancı olmuşuz. Fakat asıl üzülmemiz gereken bu durumu kanıksamış ve umursamaz hâle gelmiş olmamız. Bu durumdan da en çok etkilenen sokağa çıkamayan, karşılaştığı diğer çocuklarla iletişim kuramayan, oyun oynamayı ve paylaşmayı bilemeyen ve kendini birey olarak ifade etmeyi beceremeyen çocuklarımızdır. Gün boyunca bilgisayar ekranına bakan, fayda görebileceği bu teknolojiden zarar gören, çoğu zaman neyle meşgul olduğunu dahi kontrol edemediğimiz belki de sokaklardan daha az güvenli olan internet ortamında yapa yalnız bıraktığımız çocuklarımız…

O hâlde elimizdeki mevcut imkânlarla bizim yapabileceğimiz nedir? Bu soruya verebileceğimiz net cevap “Anadolu Eğitim Metodu”dur. Bu metotla okul öncesinden başlayarak çocuklarımızın modern eğitim sistemimiz içerisinde bulunmayan etkinliklerle onların ruhsal, bedensel ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunulacaktır. Bu metotla çocuklarımız hem eğlenecek, hem bu etkinliğin parçası olacak hem de kültürümüzü tanıyarak öğrenecekler.

Tüm bunların amacı; modern bilimlerin yanında “Anadolu Eğitim Metodu”yla vatanını, milletini ve devletini seven; bayrağını ve ailesini kutsal bilen, manevi değerlerle donatılmış bir nesil yetiştirmektir.

Anadolu Eğitim Metodu Etkinlikleri

  • Mutfak etkinliklerinde turşu yapımı, yoğurt mayalama, tarhana yapma vb.
  • Marangoz atölyesinde kendi tasarladıkları basit oyuncaklarını ahşaptan oluşturma.
  • Hayat becerileri atölyesinde düğme dikme, penyelerden paspas yapım.
  • Değerler eğitimi atölyesinde kışın aç kalmamaları için kuşları beslemek, evcil hayvanlara bakmak.
  • Her ay tarihimizde, kültürümüzde iz bırakmış büyüklerimizden birisini tanımak.
  • Ve tüm bu atölye çalışmasında anneanne/babaannelerimizin aktif katılımlarını sağlamak onların çocuklarımıza kitap okumaları, masal anlatmalarını temin etmek…
(Kaynak: Kadriye ARBERK, http://www.diyanetdergi.com/index.php/ailece/item/49-anadolu-egitim-metodu)

 

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın