Anne Olarak Sorumluluklarımızın Farkında mıyız?

ETKİLİ ANNE-BABA OLMAK | | 20 Ağustos, 2013 | 5.714 kere okundu

Dünyanın en samimi eğitimcileri olan anneler, bazı tedbir ve teşviklerle çocuklarına ve dolayısıyla topluma daha faydalı olabilirler.

Aile ortamı, çocuklar için koruyucu bir özelliğe sahiptir. Çocuk için aile kadar koruyucu ve fedakârlık gösteren başka bir kurum bulmak mümkün değildir. Ailede daha çok koruyucu ve fedakâr olan ise şüphesiz annedir. Dünyanın en samimi eğitimcileri olan anneler, bazı tedbir ve teşviklerle çocuklarına ve dolayısıyla topluma daha faydalı olabilirler.

Çocuğun İlk Öğretmeni Annesidir

Kadınların toplum içindeki yeri zaman içinde ne kadar değişirse değişsin veya ne olursa olsun, bütün bunlar, kadınların bir eş ve bir anne oluşunu hiçbir zaman ikinci plana atmaz. O, daima her işin önünde ve üstünde Allah’ın bir lütfu olarak “anne” olmayı benimsemiştir.

Çocuğuna, anne rahmindeyken kanını, bedeninin sıcaklığını, doğumdan sonra sütünü veren, temizliğini yapan, bakımını ve beslenmesini üstlenen anne, çocuk eğitiminin en ağır, en yorucu ve en zor bölümünü üstlenir.

Allah’ın kendisine verdiği sevgi ve şefkat duygusuyla bu inanılmaz fedakârlığı büyük bir zevkle yerine getirir. Bu ağır ve sorumluluk gerektiren görevi dolayısıyla İslâm, anneyi yüceltmiş ve cenneti annelerin ayakları altında olduğunu ifade etmiştir.

Bütün bu olağanüstü fedakârlıklara rağmen annelerin yine de yerine getirmesi gereken çok önemli sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:

1-Çocuk yetiştirmeyi, bilimsel yollarla yapabilmesi için annenin bu konuda kendini iyi yetiştirmiş olması gerekir.

2-Anne, çocuk gelişimini çok iyi bilmeli, yemek, uyku, temizlik ve sağlık kontrollerini iyi takip etmeli ve zamanında yapmalıdır.

3-Eğitimciler ve psikologlar çoğunlukla sıfır-üç yaş arasında çocuğu olan annenin çalışmasına olumlu bakmazlar. Çünkü annenin çocuğuyla bu üç yıl içinde kuracağı fizyolojik temas ve duygusal ilişki, onunla bütünleşmesi ve çocuğun sağlıklı gelişimi yönünden çok önemlidir. Şayet anne ille de çalışmak zorundaysa, en azından eve geldiğinde çocuğuyla yeteri kadar ilgilenmesi gerekir. Ayrıca hafta içinde beraber olamadığı çocuğunun bu eksikliğini, hafta sonu telafi etmeye çalışmalıdır.

4-Anne, her şeyden önce çocuğunun bağımsız bir birey olduğunu kabul ederek, ona baskı yapmadan, sevgi ve şefkat duygularını aşılamalıdır. Böylece güzel, olumlu düşünen, hayatı seven, sorumluluk bilincine sahip mutlu çocuklar yetiştirmiş olacaktır.

5-Başarılı bir anne-çocuk ilişkisinde anne, çocuğuyla arkadaşlık eden, sabırlı, hoşgörülü, yerli yerinde uyarılar yapabilen, hataları güzel bir iletişimle ortadan kaldırmaya çalışan bir anlayış ve uygulama içinde olmalıdır.

6-Çocuğun öğrenim kurumlarında ve hayattaki başarısının, ilk yıllarda aldığı eğitime göre şekillendiği kabul edilmektedir. İyi alışkanlıklar, iyi bir aile eğitimi ile edinilir. Bu sebeple anne, çocuğunun yerine ders çalışmak gibi çocuğun gelişimini olumsuz etkileyen davranışlardan kaçınmalı yani kendini siper etmek yerine ona destek olmayı bilmelidir.

7-Anne, çocuğunu kendini koruyacak biçimde yetiştirip, onun üzerindeki koruyucu ve kollayıcı olma özelliğini en aza indirmelidir.

8-Anne, çocuğunun yaşantısından haberdar olmakla birlikte onun özel bir yaşantısı olabileceğini kabul etmelidir.

9-Anne, çocuğuna yakın olmalı, ona saygı duymalı, davranışlarını desteklemeli ve ona cesaret veren konumda olalıdır.

10-Annenin çocuğuna olan yaklaşımı, onun tüm yaşamını etkiler. Çocuğun annesiyle kuracağı iletişim onun hayatı boyunca kuracağı insan ilişkilerinin temelini oluşturur ve tüm faaliyetlerinde belirleyici rol oynar. Anne bu durumun bilincinde olarak hareket etmelidir.

11-Anneler her şeyin en iyisini ve en güzelini sadece kendilerinin bildiğini zannetmemeli ve daha sağlıklı, sorumluluk bilincine sahip, mutlu, umutlu, hayatı seven çocuklar yetiştirmek için kendilerini çok yönlü geliştirmelidirler.

Anneler, çocuk sevgisinde ve şefkatinde anne gibi davranmalı; ancak çocuğunu eğitmede ve ona sorumluluk bilinci kazandırmada ise bir öğretmen gibi hareket etmeyi bilmelidir.

Bir sonraki yazımızda, ‘Baba Olarak Sorumluluklarımızın Farkında mıyız?‘ konusunu sizlerle paylaşmaya çalışacağız.

Kaynak:www.ailedanismanim.com

Paylaşmak Güzeldir

4 Yorum

  1. Recep Murat diyor ki:

    Merhaba Habibe Hanım,
    Günümüzde çocuk yetiştirmenin en büyük zorluklarından biri televizyondaki kötü örnekler, cep telefonu ve internetteki sosyal ağ vb.lerin çocuklarımızı olumsuz etkilemesi ve esir almasıdır. Bizler belki evimizin kapısını, penceresini kapatarak ailemizi dış etkenlerden koruyoruz ama ondan daha tehlikesini yani interneti serbest bırakarak çocuklarımızı tehlikelere karşı savunmasız bırakıyoruz. İnternet günümüzde evimizin her daim dışa açık kalan kapısı hükmündedir. Bu kapı kontrol altına alınmadıkça birçok aile gerek ebeveynler arasında gerekse de çocuklar açısından ciddi problemlerle karşı karşıya kalmaktadır.
    Maalesef gençleri sosyal ağlardan uzak tutmak neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Buna karşın çocuklar internetle tanıştıklarında anne ve babalarıyla kurdukları doğru iletişim sayesinde nasıl bir kullanıcı olacakları konusunda bilinçlendirilirse, olası pek çok tehlikeden uzak kalabilirler. Tanımadıkları insanlarla iletişime geçmemeleri konusunda bilgilendirilmeleri de önemlidir. Bilindiği üzere günümüzde tanıdığımızı sandığımız kişiler bile tehlike olabilirken, bazıları da sahte profiller olabiliyor. Sonuç olarak internet ve sosyal ağlar vasıtasıyla tanıdığımız her insan yanlış insan olabilir, her bilgi de doğru olmayabilir. Bu durumu gençlere ve çocuklara çok iyi anlatmak gerekir. Dolayısıyla burada en önemli görev yine siz anne babalara düşmektedir.
    Sizin yaşadığınız sıkıntı da büyük oranda bu durumdan kaynaklanmaktadır. Atmanız gereken ilk adım kızınızın yaş özelliklerini bilmek, ona uygun davranmaktır. (Bu konuda Eşik Yayınlarından çıkan “Ergenlik Rehberi” adındaki eserden de faydalanabilirsiniz.)
    13 yaş kız çocuğu için hem bedensel hem de psikolojik açıdan birçok temel değişikliklerin meydana geldiği bir yaştır. Bu dönem ön plana çıkma isteği, başkaları tarafından beğenilme, benmerkezcilik, çabuk kızma ve alınma gibi ebeveynleri üzen ve zor durumda bırakan bazı davranışları kolayca sergileme dönemidir. Kızınızın facebook gibi sosyal ağlarda da ileri derecede arkadaşlık ilişkisine girmesi biraz da ön plana çıkma, benmerkezcilik ve başkaları tarafından beğenilme gibi isteklerinden kaynaklanmaktadır.
    Elbette hemen karşı çıkmak, yasaklamak, baskı kurmak, aceleci davranmak, aşırı tepki göstermek olumlu sonuç vermeyeceği gibi kızınızla aranızdaki iletişimi oldukça kötü etkileyecektir. Burada en önemli nokta kızınızla iyi bir iletişim içinde olmaya devam etmektir. Bunun içinde etkin dinleme yapmanız gerekir. Öncelikle sabırla kızınızı dinlemeli neden böyle bir şey yaptığı konusunda düşüncelerini bir arkadaş gibi paylaşmasını sağlamalı sonrasında kendi düşüncelerinizi aktarmalısınız.
    Kızınıza cep telefonunu, interneti yasaklamak yerine kontrol altına almaya çalışın yani bunları kullansa bile siz takip edin, arkadaş çevresini tanıyın ve olabildiğince iyi arkadaşlar edinmesini sağlayın. Kızınızın yaşı daha çok küçük, evlilik vb. için çok erken dediğiniz gibi ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde hoşlanma diye tabir ettiğiniz durumlar yaşanacaktır. Bu konuları kızınıza olabildiğince güzelce anlatın, hatta kızınızın değer verdiği başka aile büyüklerini devreye sokarak kızınızı bilinçlendirmeye çalışın. Kızınızı olabildiğince internet ortamından, sosyal ağlardan uzak tutmaya çalışın, kızınızın hoşuna gidecek alternatif etkinliklere ailecek katılmaya çalışın.
    Eşinize kızınız hakkındaki endişelerinizi güzelce anlatın. Birlikte hareket edin hatta kızınızla aranızdaki iletişim oldukça olumsuz etkilendiyse eşiniz devreye girerek kızınızla iletişimi sağlasın bazen çocuklar babalarını daha çok dikkate alır, otoritelerine boyun eğer. Eşinizde baskı vb. yapmadan, kırıp dökmeden kızınıza güzel bir yaklaşımda bulunursa sıkıntınızı daha rahat aşabileceğinize inanıyorum.
    Mutlaka bu süreçte sabırlı olmak bu yaşananların aslında geçici bir durum olduğunu ve zamanla uygun tavırlar sergilenerek atlatılacağını akıldan çıkarmamak gerekir. Eğer durum ciddi boyutlara ulaşırsa mutlaka bir uzmandan destek alın. Tüm bunların yanında dua’yı da ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun…

  2. habibe Keskin diyor ki:

    Benim kizim var 13 yasinda ve kendini asik zannediyor ve 16 yasinda bir cocuklar yazisiryor. Ben facebook, cep telefonu ve saire gibileri yasaklamak istemiyorum cunku arkamdan gizli yapabilir ve soyledim her zaman tattli dille ve malesef bazende bagirarak bana durum fazla kotu olmadan bildirki haberim olsun sagdan soldan duymayayim ve cok kisiler le karsilasacaksin ve universiteni bitir is sahibi ol ondan sonra baska. bu yasta seninki ask degil sadece hoslanma dedim cok kisiler goreceksin cok hoslanmalarla karsilacaksin ama sakin okulunu ihmal edersin ve yazistigin kisilerle duzgun bir sekilde yazis ki seni anlasinlar. gizli ve sifreli yazma cunku senin oyle demen sen belki baska birsey diyorsun o kisi yanlis anlar diye soyluyorum ve malesef gizli sevgilisi var facebooku acik birakti ve uc kisiye asikmis ve onlari seviyormus vesaire. ben istiyorum kizim durust olsun ve him kimsenin kalbini kirmasin. ben ne yapacagim bilmiyorum tatlilikla yaptim. cezalandirdim cep ve facebook yasagi koymama ragmen biliyorumki arkadaslarinkini kullanarak girdi ve gorusdu. lutfen yardimci olun. kizima sorarsan o diyecekki annem ve babam hep beni suclu biliyorlar, ben cahil degilim onlar hep beni kucuk goruyor, her zaman bagiriyorlar, biktim ben, evden ayrilmak isterim vesaire. Kizima herkes gibi bende bagiriyorum o sirada baska birseye sinirli idim ve ona denk geldi soyluyorum ona ve ozur diliyorum ben bebekden bile ozur dileyen birisiyim hatami bildikden sonra. oyle gururum veya kibirim yok. benden saklasin istemiyorum, biliyorum gencdir, sevecek, hoslanacak ve yarin oburgun evlenecek ve kendi yuvasini kuracak ve benim bir anne olarak onu korumak, dusunce ve fikir vererek yol gostermek bazende mecbur kalinca agirligimi koymak. Ben anliyorum ama bunlari anlatmama ragmen ve baya bir ozgurluk vermeme ragmen ben ne yapacagimi sasirdim. lutfen yardimci olurmusunuz ne yapsam. esimin haberi yok ondanda gizlemek istemiyorum cunku sonunda duyacak. ingilterede yasiyoruz biz ve buradaki kizlar ilk ask kiminle yasiyorsa onunla evleniyorlar ve malesef sonraya dogruda pisman oluyorlar cunku farkina variyorlarki ask degildi hoslanma idi ve ask’a dondu evlilik oldu sonrada bes on sene sonra pismanlik oluyor oyle olsun istemiyorum. kaldim lap diye oyle yani ne yapacagimi sasirdim. yardiminiz icin tesekkurler

  3. *Neslihan Beyhan diyor ki:

    Sevgi hanım, okuyucu sorularına sitemizdeki ‘Sorun Paylaşalım’ bölümünden cevap vermeye çalışıyoruz. En kısa zamanda sorunuz cevaplanacaktır.

  4. sevgi diyor ki:

    Benım çocuğm 16 yasında kız ve benimle olan ilişkisi çok güzel arkadaş gibiyiz. Ama babayla bunu başaramıyoruz. Kızımıza sert ve kırıcı, kişiliğini zedeleyici konşmalar ve kızarak bir şeyleri anlatması beni de çıldırtıyor. Kızımda bu durumdan nefret ediyor ne yapmamız lazım saygılarımla….

Yorum Yapın