dikenden ne güller açtı

MANEVİ GELİŞİM | | 21 Ekim, 2011 | 2.072 kere okundu

Adamın biri yolda giderken bir yetimin kaldırıma oturup ağladığını görür. Onun yanına varıp niçin ağladığını sorar. Çocuk eliyle bir ayağını gösterip “ayağıma batan dikeni çıkaramıyorum” der. Adam, eğilir ve çocuğun ayağındaki dikeni çıkarır. Çocuk, yüzündeki gülücüklerle ona teşekkür eder.

Aradan yıllar geçer. O adam da her ölümlü gibi son nefesini verir. Bir âlim onu rüyasında cennet bahçelerinde gezerken görür. Adam, âlime şöyle der, “Bana o dikenden ne güller açtı”.

Kim dikenden güller açtırmak istemez ki?

Oysa her yeni günde cennet bahçesine açılan fırsatlar sunuyor Rabbim bize.  Bir yetimi sevindirmek, bir yoksula yardım etmek, ihtiyaç sahibi birinin ihtiyacını gidermek dahası yoldan insanlara sıkıntı veren bir taşı dahi kaldırmak bize gül bahçesi olarak geri dönüyor. İşte hala nefes alıyoruz. Fırsat elimizde. Öyleyse gün bugündür diyerek önce kendimize sonra çoluk çocuğumuza ve çevremize karşı güler yüzlü ve anlayışlı davranalım. Güller gönlümüzde ve yuvamızda açsın. Sonra, komşularımıza güler yüzle selam verip onların selamını alalım. Mahallemize böylece gül kokuları yayalım.

Evet, fırsatları saymakla bitiremeyiz. Ve Kurban Bayramı gibi bir fırsat gün be gün yaklaşıyor bize. Bayramda sevinmeli çocuklar; bayramın geldiğini anlamalı yetimler, öksüzler, yoksullar…  Her yanımız gül bahçesi olsun böylece.

Allah için yapılan her iyiliğin bahçemizde yeni bir gülün açması demek olduğunu unutmayalım.

Muhabbetle.

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın