Bin Kez İncitseler De Bir Cân İncitmeyesin

MANEVİ GELİŞİM | | 23 Temmuz, 2011 | 8.078 kere okundu

Bir yer ki orada tüm alışverişler gül ile gerçekleşir. Tek geçer akçe güldür. Oranın insanları gül dilinden konuşur… Kelimeler, tebessümler, bakışlar hep güldendir, gönüldendir.

Gönüller gül ile yeniden doğmuştur, kendini bulmuştur. Gül şehrinin yolu gönüldür. Gönle giren gül şehrine kabul edilmiştir. Gül şehrinde kalmak için tek şart kimseyi incitmemek, gönül kırmamaktır.

İyi insanların, güzelliklerin şehridir orası. Kimsenin eliyle ve diliyle hatta bakışlarıyla dahi olsa başklarına zarar vermediği yerdir.

Oranın sakinleri, tüm mahlukata faydalı olan, davranışlarında sünnet ölçüsünü koruyan, güzel işler, salih ameller yapan; hayatını doğruluk üzere inşa eden, samimiyeti ve sadakati kendine azık edinen, doğruluktan ve O’nun (s.a.v) yolundan hiç ayrılmayan, insanlara iyiliği emreden, kötülükten sakındıran, hayatını Kur’an ve sünnet mecrasında sürdüren, kötülüğü iyilikle savan, kibir, riya ucub, haset gibi hasletlerden uzak olan, kendi sevdiği ve istediği şeyi kardeşi için de gönülden arzulayan, ihtiyaç sahibi dostlarının ihtiyaçlarını gideren, gönül alan, gönle giren fakat asla gönül kırmayan, kimseyi inctmeyen ve kimseden de incinmeyen, kendi kusurlarıyla ilgilenen…güzel sözlü, tatlı dilli ve güzel ahlaklı kimselerdir.

İncitmemek İşin Esası

Gönül yıkmanın Kâbe’yi bin kez yıkmaktan daha kötü olduğunu bilir gönül erleri. İncitmemek ve incinmemek işin esası. İncinsen de affedebilmek… Ama illaki incitmemek. Osman Hulûsi Efendi’nin Divân’ındaki şu nasihati bir çok şeyi anlatmaya kafidir:

Sakın nefsine uyup bir cân incitmeyesin
Hüsn ü edebi koyup, bir cân incitmeyesin

El ile döğseler de dil ile söğseler de
Bin kez incitseler de bir cân incitmeyesin

Hepsi kardeşlerindir yolda yoldaşlarındır
Hâlde hâldaşlarındır bir cân incitmeyesin

Beyhûde cânın sıkıp insanlığından çıkıp
Dil Ka’besini yıkıp bir cân incitmeyesin

Öyleyse, nefsimize uymamaya, edebimizi muhafaza etmeye, canımız sıkılsa da insanlığımızdan çıkmamaya, kimseyi incitmemeye söz verelim. Bizi dövseler de sövseler de bin kez incitseler de incitmemeye söz verelim.

Gönüller almaya geldiğimizi her halimizle haykıralım.

Sevelim ve sevilelim…

Paylaşmak Güzeldir

9 Yorum

  1. *Eyyüp Beyhan diyor ki:

    İncitmemek yolun başlangıcı ise, incinmemek de sonudur. İnsan, kimseyi incitmemekten başlayıp kimseden incinmeme fazîletine doğru uzanan yolda mesâfe katedebilmek için seyr u sülûküne hassâsiyet göstermelidir. Nefis tezkiyesi ve kalp tasfiyesi, en ciddî meselesi olmalıdır. Bu işin üç merhalesi vardır:

    1. Kim­se­yi in­cit­memek: Bu, it­ti­kâ eh­li­nin hâ­li­dir. Kalp, nef­sin şer­rin­den ko­ru­nur ve gü­zel ah­lâk te­şek­kül eder.
    2. Kim­se­den in­cin­memek: Bu da, mu­hab­bet eh­li­nin hâ­li­dir. Fâ­nî­le­rin me­dih ve yer­me­le­ri bir ehem­mi­yet ifâ­de et­mez. Tıpkı gü­neş ışı­ğı kar­şı­sın­da ay­dın­lat­ma ve ka­rart­ma­la­rın bir öne­mi ol­madığı gi­bi. Şâ­ir bu hâ­li şöy­le ifâ­de eder:
    Ci­hân ba­ğın­da ey âşık bu­dur mak­sûd-i ins ü cin;
    Ne kim­se sen­den in­cin­sin ne sen bir kim­se­den in­cin!
    3. Dün­yâ men­fa­atiy­le âhi­ret kar­şı kar­şı­ya ge­lin­ce, âhi­re­ti ter­cih ede­rek rı­zâ-yı ilâ­hî­yi he­def­lemek. [...]

  2. RUHİ FEDAKE diyor ki:

    İncitmemek belki elimizde de incinmemek nasıl olacak?Özür dileyerek soruyorum cahilliğimi bağışlayın neden incinmemek müslümanlığımızın bir gereği..?

Yorum Yapın