Birlikten Sevgi Doğar

EVLİLİK ve İLETİŞİM | | 15 Aralık, 2017 | 897 kere okundu

birlikten sevgi doğar

Zamanın birinde güzel bir ormanda kalabalık bir güvercin ailesi yaşarmış. Bu ailede yenge, amca, dayı, büyükanne, büyükbaba, büyük hala hatta büyük amcalar dahi bulunuyormuş. Hep birlikte çok mutlu yaşıyorlarmış. Fakat bulundukları köyde hayat şartları kötü olmaya başlamış. Bu nedenle köydeki hayvanlardan birçoğu çoktan şehre göç etmişler bile. Güvercin ailesi ise taşınmamak için sonuna kadar direnmiş. En sonunda onlar da mecbur kalmışlar şehre taşınmaya. Önce, ailenin reisi olan baba güvercin Bazende şehre uçmuş. Büyük bir ev bakmalıymış. Gezmiş, gezmiş evlerin kirası oldukça yüksekmiş. Sonunda bir ev tutabilmiş. Sırada eşya alıp evi düzenlemek varmış. Onu da halletmiş. Epey de borç yapmış. Ailesini şehre taşımak için köye dönmüş. Anne güvercin Nazende ile baba güvercin Bazende arasında şöyle bir konuşma geçmiş:

-Karıcığım, şehirde günlerce dolaştım. Uygun fiyatlı bir ev ve içine de eşyalar aradım. Fakat her şey öyle pahalıydı ki, taşınmaktan neredeyse vazgeçecektim. Sonunda zor olsa da uygun fiyatlı bir ev bulabildim. Eşyalarını da alıp evi oturulacak hale getirdim. Fakat epey borç yapmak zorunda kaldığımı bilmeni isterim. Senin anlayacağın şehre gittiğimizde çok çalışıp bir an evvel borçlarımızı ödememiz gerekecek. Burada da kalmanın artık imkanı yok gib.

-Haklısın kocacığım. Artık buralarda kalamayız. Ne yapalım. Gidince hepimiz elimizden gelen işi yaparız. El ele verip borçlarımızı bir an evvel öderiz. Sen canını sıkma. Biz kalabalık ve birlik içinde yaşayan bir aileyiz. Allah’ın izniyle bunun da üstesinden geliriz.

Baba güvercin Bazende bütün aileyi şehre taşımış. İlk günler yeni eve alışmanın telaşıyla geçmiş. Bu yüzden komşuların farkına varmamışlar. Fakat evdeki taşınma gürültüsü kesilince alt katlarındaki Çakal ailesini fark etmişler. Çakal ailesinin tartışma ve bağırmaları yukarı kadar geliyormuş. Aslında Çakal ailesi her zaman kavga edermiş. Bu yüzden komşularına bir hoş geldiniz bile diyecek imkanları yokmuş. Güvercin ailesi bu duruma şaşırmış. Çünkü onlar birbirlerini çok severlermiş. Bir anlaşmazlık yaşadıkları zaman bağırmak yerine konuşarak sorunlarını çözerlermiş.

Anne güvercin Nazende, baba güvercin Bazende’ye yardımcı olmak için işe gitmek zorunda kalmış. Evdekiler Nazende ve Bazende’nin bu iyiliğinden çok memnun olmuşlar. Onlar da yardım etmek istemişler. Büyükanne çocuklara bakmış, onları okula hazırlamış. Büyük hala okuldan geldiklerinde yumurcakların ödevlerine yardımcı olmuş. Küçük amca çocukları okula götürüp getirmiş. Yengeler de yemekleri hazırlamışlar. Aralarında çok iyi bir işbirliği varmış. Her şeylerini paylaşıyorlarmış. Görevlerini, üzüntülerini, endişelerini paylaşarak azaltıyor; mutluklarını, heyecanlarını, neşelerini paylaşarak çoğaltıyorlarmış.

Diğer taraftan Çakal ailesinde işler hiç iyi gitmiyormuş. Bir gün, ayrı evlerde oturmaya karar vermişler. Ayrılan Çakal ailelerinin biri ikinci kata diğeri üçüncü kata bir diğeri ise giriş katına yerleşmiş. Fakat ayrı oturmaları da problemlerini çözmeleri için yeterli olmamış. Çünkü onlar birbirlerini sevmiyor, birbirlerine iyilik yapmak istemiyorlarmış. Ayrı katlarda oturan bu aileler birbirleriyle görüşmeyi de bırakmışlar. Her biri kendisine ait bir dünya kurmuş. Diğerlerinin ne yaptığını hiç umursamıyorlarmış. Akrabalık ilişkilerini neredeyse bitirmişler.

Güvercin ailesinin hemen üst katında da Ceylan ailesi yaşıyormuş. Ceylan ailesi güvercinlere hoş geldin ziyaretinde bulunup ihtiyaçlarını sormuş. Gerektiğinde onlara yardımda bulunmuş. Bayram günlerinde birbirleriyle görüşüp bayramlaşmış, düğün zamanlarında birbirlerini tebrik etmişler.

Çakal ailelerinden artık çok ses çıkmıyormuş. Tartışmalar bitti diye sevinseler de sevinecek bir şeyleri kalmadığı için üzülüyorlarmış. Bayramlarda, düğünlerde komşuları çok mutlu imiş. Hastalandıklarında veya yardıma ihtiyaç duyduklarında sıkıntı yaşamıyorlarmış. Oysa Çakal aileleri iyi günde de kötü günde de yalnızmış. Şehirdeki bu hayat onları çok üzmekteymiş. Köylerine dönme imkanları da yokmuş. Üst komşularının mutluluk sırrı ne, diye çok merak etmişler.

Nihayet bir gün orta kattaki çakal ailesinden anne çakal dayanamamış ve güvercin ailesinin kapısını çalmış. Kapıyı Nazende Hanım açmış. Karşısında çakal komşusunu görünce çok şaşırmış.

-Buyrun komşum, bir şey mi lazımdı, demiş. Anne çakal öyle utanıyormuş ki, yanakları kırmızı kırmızı olmuş. Biraz kekeleyerek:

-Size karşı çok mahcubuz, taşındığınız günden beri ziyaretinize gelemedik, yardımda bulunamadık, kusura bakmayın. Biz kendi sorunlarımızdan sizi göremedik bile, diyebilmiş. Nazende Hanım komşusunun düştüğü zor durumu fark etmiş ve onu rahatlatmak için içeri davet etmiş. Anne Çakal utanarak içeri girmiş. Başlamış anlatmaya. Ailece yaşadıkları sorunları, kavgaları, şehre geldikten sonra birbirlerini ziyaret etmeyi terk ettiklerini bir bir saymış.

-Merak ediyorum, biz bu kadar sorun yaşıyorken siz nasıl böyle mutlusunuz? Lütfen bize bunun sırrını söyleyin, biz de mutlu bir aile olalım. Yaptığımız yanlış sebebiyle artık çocuklarımız bile birlikte oynayamıyor.

Anne güvercin bu duruma çok üzülmüş. Komşusuna yardımcı olmayı çok istiyormuş. Konuşmasına şöyle başlamış:

-Biz hiçbir zaman birlikteliğimizi bozmadık. Birimizin ihtiyacı hepimizin ihtiyacı oldu. Kendimiz için istediklerimizi birbirimiz için de istedik. Birbirimizin iyiliği ve mutluluğu için uğraştık. Ve asla sorunlarımızı bağırarak veya hakaret ederek çözmeye çalışmadık. Köydeyken de böyleydik. Şehre taşınınca birbirimize daha da bağlandık. Çünkü burada yalnız başına olmak mümkün değil. Hayatını devam ettirebilirsin ama bir süre sonra yalnızlığını fark edip sorunlar yaşarsın. Sizin durumunuz da bu olmalı. Neyse ki artık bu yanlışa dur demek istemişsiniz. Önemli olan da bu. Biz çok geniş bir aileyiz. Buraya geldiğimizde hepimiz aynı evde oturmak durumunda kaldık. Bir süre sonra ayrı evlere çıkma imkanı bulduk, taşındık ama farklı evlerde olsak da birbirimizle görüşmeye, yardımlaşmaya, paylaşmaya ara vermedik. İşin sırrı bizim aile bağlarımızın kuvvetli olmasında yani.

Anne Çakal, komşusunun güzel sözleri için teşekkür ettikten sonra evine dönmüş. Bir an evvel ailenin diğer üyeleri ile görüşüp sorunlarını çözmek için sabırsızlanıyormuş.

Güvercin ailesinin iyiliği sadece kendilerini mutlu etmekle kalmamış çevresine de yayılmıştı. Türk toplumunda aile deyince Güvercin ailesi, Çakal ailesi, Ceylan ailesi diyebileceğimiz çeşitli aileler var. İnşallah bütün Türk aileleri eskiden çok iyi bir Güvercin ailesi olduğunu tekrar hatırlar.

Yazan: Zeynep Sena BEYHAN
Yıl 2014
3-A Sınıfı
ÖZEL SULTAN BEYLİĞİ BİLGİ ÇAĞI İLKÖĞRETİM OKULU

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın