Çekiştirmeden Sev Kardeşini

BEBEĞİMİN GÜNLÜĞÜ | | 27 Ocak, 2011 | 2.453 kere okundu


“Zeynep dur kızım çekiştirmeden sev kardeşini”

“Yavrucum, kardeşinin yatağından kalk, O’nu yatıralım da biz oyun oynayalım”

“Annecim ağlatma kardeşini, o ağlayınca başımız ağrıyor değil mi?”

Zeyneeeeeeep….

Yavrum sen nasıl bir nefis terbiye etme sistemisin, sabır taşına çevirirsin insanı. Tamam tek başına büyümeni istemedim, kardeşinle yaş farkın çok olmasın dedim ama bu denli zor olacağını düşünmemiştim.

Çocuk eğitimi kitaplarındaki “kardeş ilişkileri” konularını hatmettim annecim ama teoriyle pratik öyle farklı ki. Okuduğum kitaplara göre, senin hayatına gelen kısıtlamaları kesinlikle kardeşine mal etmemeliymişim. Örneğin, eskisi kadar çok dışarı çıkamıyoruz , bunun asıl nedeni kardeşinin henüz çok küçük olması ama sana “baban gelince çıkarız, hava soğuk üşüyebilirsin… gibi sebepler sunmalıymışım.

Kardeşinin dünyaya gelmesiyle gerçekten değişti hayatımız. Artık eskisi kadar çok vakit geçiremiyoruz seninle, beraber uzanıp çizgi film izleyemiyoruz, dilediğimiz zaman dışarı çıkamıyoruz. Ama elimden geldiğince telafi etmeye çalışıyorum seninle olamadığım zamanları, sürekli anlatıyorum, özellikle bebekliğini. Bazen kitaplardan öğrendiklerimin ışığında davranıyorum bazen de kardeşin olmasının sorumluluğunu yüklüyorum yaşının kaldırabileceği kadar.

İşte kızım öyle böyle derken sen abla olmaya alışacaksın, kardeşin büyüyecek oyunlar oynayacaksınız, tartışmalarınızda ben araya girince “anne sen kardeşimle aramıza girme” diyeceksiniz, ben “ne haliniz varsa görün” diye kızmış gibi yapacak ama içimden güleceğim bu günleri anımsayarak…

Yaşadığım zorlukları unutarak şükredeceğim Allah’a (c.c) sizin gibi yavrularım olduğu için.

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın