Cinsel İstismar Nedir?

ANNE-BABA OKULU, ÇOCUK EĞİTİMİ | | 11 Şubat, 2015 | 1.768 kere okundu

cinselkkk

Tüm masumiyetleri ve şirinlikleriyle evlerimizin göz aydınlığı, gönül süruru olan yavrularımız… Rabbimizin bizlere en temiz, en saf hâliyle sunduğu emanet olan çocuklarımız… Geleceğimiz, yarınımız, umutlarımız, gerçek varlığımız çocuklarımız… Onlar parklarda oynamalı, kırlarda koşmalı, gökyüzünde uçurtma uçurmalılar. Kocaman yüreklerini sevgiyle doldurmalı, kötülükten, ilgisizlikten, örselenmekten uzak, şefkatle büyümeliler…

Merhamet kanatlarını germeli anne babaları, öğretmenleri, yakınları… Gözünden bile sakınmalı, bin bir ihtimam ve özenle yetişmeliler…

Ama maalesef her çocuk bunları yaşayacak kadar şanslı olmuyor, dünyadaki kötülüklerden onlar da zarar görüyorlar. Savunmasız ve ürkek bedenlerine taşıyamayacakları kadar büyük acılar yükleniyor. Çocuklara yönelik suçların son zamanlarda kamuoyunda sıkça gündeme gelmesi, konunun yeni olduğu anlamına gelmiyor. Tarihi çok eskilere dayanan çocuk istismarı ancak bu yüzyılın başından itibaren konuşulmaya ve

araştırılmaya başlanabilmiştir. Çocuklar üzerinde bilişsel, duygusal, fiziksel ve sosyal etkileri olan istismar ve ihmal, onların yaşamlarında onarılmaz etkilere yol açabilmektedir. Nevzat Tarhan, bunu kurşun yarasına benzetiyor:

“Nasıl kurşun yarası tam olarak iyileşmez ve izi kalırsa, çocuğa yönelik ihmal ve istismar da aynı etkiyi yapar”, tespitinde bulunarak bunun toplumun kanayan bir yarası oldğu gerçeğine dikkat

çekiyor.

İstismar çok yakınımızda olabilir!

Sanılanın aksine, çocuk istismarı sadece belli çevrelerde meydana gelmez; her yaştan, ırktan ve gelir düzeyinden çocuğu etkiler. Genelde çocuğun tanıyıp güvendiği kimseler tarafından yapılır; bir ebeveyn, akraba, bakıcı veya aile dostu…

Çocuk istismarı; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismar ve ihmal başlıkları altında incelenmektedir.

Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Psikolog/Aile Danışmanı Hilal Uzunkaya; fiziksel istismarın daha ziyade çocukların aile ve okul çevresi tarafından uygulandığına dikkat çekiyor. Nedenleri ise bilgisizlik ve yanlış yönlendirme yapılması, şiddetin eğitim ve terbiye aracı olarak kullanılması… Bunun yanında ailenin psikolojik açıdan sağlıklı olmaması, alkol ve madde bağımlılığı, ebeveynlerin çocuk ile sağlıklı bir iletişim gerçekleştirememiş olmaları fiziksel istismarı beraberinde getiriyor. Uzunkaya, duygusal istismarın da yine büyük oranda yakın çevreden ve aileden geldiğini ve annede duygu durum bozukluğunun olması, ebeveynlerde madde kullanımı, çocuğa karşı artmış sözel öfke ve azalmış duygusal beslenmenin, duygusal istismara zemin hazırladığını ifade ediyor.

2010 yılında SHÇEK ve UNICEF’in ortak yaptıkları Türkiye’de Çocuk İstismarı ve Aile İçi Şiddet Araştırmasında; Türkiye’de yaşayan 7-18 yaşlar arasındaki çocukların %25’inin ihmale maruz kaldığını ortaya koyuyor. Ülkemizde her iki çocuktan birinin duygusal istismara uğraması ve fiziksel istismara uğrayanların ise yüzde 45 olması, dikkate alınması gereken veriler olarak karşımıza çıkıyor.

Cinsel istismar

Çocuklara yönelik istismarın en ağır türlerinden biri de cinsel istismardır. Geçtiğimiz günlerde çocuk istismarı ile ilgili yapılan bir araştırma raporunda ortaya konan veriler, çocukların üzerindeki yükün vahametini ve ağırlığını gözler önüne seriyor. Daha çok aile ve yakın çevrenin uyguladığı bu istismar türünün gerçek boyutlarını ortaya koymak oldukça zor gibi görünüyor. Zira aile ve yakın çevrede gerçekleştiğinden dolayı cinsel istismar, çoğunlukla gizlenmekte ve şikâyet konusu edilmemektedir. Söz konusu raporda cinsel istismar mağduru sıfatıyla güvenlik birimlerine giden veya götürülen çocukların sayısının 80 bine ulaştığı, 2012 yılı adli sicil istatistiklerine göre çocuklara yönelik cinsel istismar suçundan Cumhuriyet Başsavcılıklarına 33 bin 992 başvuru yapıldığı ve aynı yıl bu suç nedeniyle ceza mahkemelerinde 17 bin 589 dava açıldığı ifade ediliyor. Cinsel istismar mağduru çocukların yüzde 35’inin 11 yaşın altında olduğu, yüzde 21’inin erkek, yüzde 14’ünün ise kız çocuklarının olduğu belirtiliyor.

Bu verilerin resmi makamlara ulaşan şikâyetler olduğunu ve istismarın genellikle üzerinin örtüldüğünü göz önüne alırsak; istismar mağduru çocukların sayısının çok daha fazla olduğunu tahmin etmek güç olmasa gerek. Psikolog Hilal Uzunkaya’ya göre çocuklar üzerinde hayatlarını etkileyecek derecede silinmez izler bırakan cinsel istismar, boşanma, şiddet, alkol ve madde kullanımı olan ailelerde daha sık görülüyor.

Cinsel istismarı gerçekleştiren insanlara baktığımızda cinsel sapkınlıkları olan, insan ilişkileri zayıf, davranış bozuklukları olan bir profil karşımıza çıkıyor. Cinsel istismar mağduru çocukların bu olayın üstesinden gelmesine yardımcı olmak, çocuğa özsaygısını ve kendine güvenini tekrar kazandırmak, onu suçluluk duygularından arındırmak gibi hususlarda, ailenin çocuğa nasıl yardım edebilecekleri konusunda destek vermek ve yetişkinlik döneminde ciddi bir psikolojik rahatsızlığın oluşmasını engellemek için bir uzmana başvurmaları ve yardım almaları gerektiği unutulmamalıdır. (Kaynak: Diyanet Aile Dergisi)

Paylaşmak Güzeldir

1 Yorum

  1. meltem diyor ki:

    Biz ankarada yasiyoruz 4 yil oldu. Oncesinde esim issizdi sinav calisiyodu hep bizlere esimin ailesi destek oldu. Melek gibi insanlardi taki ankaraya tasindigimda anladim kaynanamin iki yüzlu ve fesat tavirlar icinde oldugunu. Her hizmetlerini gordugum halde yaranamadim biturlu.kaynanam surekli eltime beni cekistirmis aynen onuda bana cekistirirdi. Esim daha yeni tayin aldirip kaynanamgilin oldugu yere gitmek istiyor ama ben aslaaaa gitmek istemiyorum. Çunku kaynanam.kocami parmaginda dönduruyor. Kocam adeta annesine aşık bir adam kayinpederim bana karsi cok iyi arkamdan konusmalarida süper tabi. Yani ben saftirik ama bunlar saman altindan su yurutuyorlar..esime.kac defa ailesini katmadan bende ise girerim tayinimizi aldirmayalim diyorum orda calisirsin diyor…annesi her geldiginde senle köye gideriz suraya gideriz buraya gideriz deyip duruyor sinir olmamak icin kendimi tutuyorum. Hayir ben.özgur olacagimi bilsem sıkinti yok ama annem gitmeme bile karisan insanlar bunlar.lütfen çOzum banaaaaaa bir dua istiyorum esimi nasil dedigimi yaptrabilirim. Bazen korktugum gibi olmaz diyorum kaynanam olmadik seyden tartisma cikariyor Simdi kendide konusmuyor eltimide ayartti oda konusmuyor. allahtan kocama pek yansitamiyor..cunku esimin gaza gelecegini cok iyi biliyor..hayirlisi Allahtan Dilerim rabbim dogrusunu bilir ve Evliligim şu tayin meselesinden zarar gormez.amin

Yorum Yapın