Çocuğuma Söz Geçiremiyorum

ÇOCUK EĞİTİMİ, SORU BANKASI | | 23 Temmuz, 2019 | 89 kere okundu

Çocukluğumdan beri annemle geçinemiyorum

Merhaba,

Çocuğumla ilgili bazı durumları çözemiyorum. bu konuda danışmak istediğim bir kaç durum var. 4 yaşındaki oğlum her dışarı çıktığımızda bişeyler satın almak istiyor. ona şuan alamayız gibi cümleler kurduğumda ikna etmeye çalıştığımda bağırıp çağırmaya, kendini yere atmaya kadar yapabileceği her türlü numarayı sergiliyor. tek başınaysam kesinlikle almıyorum bir şekilde almadan çıkıyorum. ama yanımda anneanne babaanne gibi faktörler olunca iş değişiyor. ne söylesen boş. o oyuncak alınıyor, 1,5 yaşında kardeşi var doğdu günden beri sürekli olarak çocuğun yüzüne vuruyor. çelme takıyor yapma demekten anlatmaktan korumaktan yıldım usandım. her isteğini o an yerine gelsin istiyor olmadı mı isyan bayrağını çekiyor, bana vuruyor, pislik gibi hakaretler ediyor ki biz ona o şekilde davranmıyoruz, asla vurmuyoruz !!! kötü sözler söylüyor, herkese vuruyor, sürekli gerilim, nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum gerçekten. iki çocuk arasında ki dengeyi nasıl kuracağımı bilemiyorum. çok çaresiz hissediyorum. sürekli aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamaktan çok sıkıldım.

Serpil Hanım,

Günümüzde çocuk yetiştirirken yapılan hataların en önemlisi çocukların her isteğini yerine getirmektir. Özellikle de çalışan anne-babalar çocuklarıyla ilgilenme konusunda kendilerini eksik gördüklerinden bu yetersizliklerini onların her dediğini yaparak giderdiklerini düşünerek rahatlarlar. Halbuki böyle yapmakla farkında olmadan çocuklarına en büyük zararı bizzat kendileri verirler. Eğer oğlunuzun her istediğini yaparsanız veya diğer aile bireyleri yapmaya devam ederse bu durum gittikçe doyumsuz bir hal alacak, isteklerinin sınırı olmayacak ve bunlar yerine getirilse dahi oğlunuz mutlu olmayacaktır. Çocuklar belli kuralları ve sınırları olan ortamlarda kendilerini daha güvende ve mutlu hissederler. Her istediklerini yapmalarına izin vererek onlara iyilik değil aslında çok büyük kötülük yapmış oluruz.

Oğlunuzun istediği bir şeyi yapmamanız gerektiğinde bunu güzelce izah ettikten sonra eğer çocuğunuz hala ağlıyorsa ve inatlaşıyorsa bırakın ağlasın, bunu sorun etmeyin, sabırlı olun, asla geri adım atmayın. İnanın zamanla bunlar bir iki sefer devam edecek ama oğlunuz sonuç alamadığını görünce bu davranışında belirli bir azalma görülecektir. Ancak davranışlarınız çok net olmalıdır. Şayet başta “hayır” dediğiniz bir şeye daha sonra “evet” derseniz çocuğunuz bunu size karşı sürekli kullanacaktır. Kurallar daima geçerli olmalı çocuğun çevresinde onunla temasta olan her kişi de sizin belirlediğiniz doğrultuda hareket etmelidir. Yani sizin hayır dediğiniz bir şeye eşiniz, anneniz, kayınvalideniz veya herhangi bir diğer aile büyüğü de hayır demelidir. Bu konuda mutlaka aile büyükleriyle konuşarak davranış birliği sağlamanız gerekir. Aksi halde zaten bu konudaki zaafı keşfetmiş olan oğlunuz isteğinin önünde sonunda yerine geleceğini bildiğinden sizin çabalarınız maalesef boşa çıkacaktır.

Oğlunuz eğer her dışarı çıktığında sıkıntı çıkarıyorsa çıkmadan önce çocuğunuzla anlaşma yapabilirsiniz. Mesela alışveriş için çıkacağınızda “Birazdan evimizin ihtiyaçları için alışverişe çıkacağız ve bu alışverişte senin de kendin için bir adet alışveriş yapma hakkın var. Bu yüzden bu hakkını çok iyi değerlendir ve her gördüğünü hemen isteme. İyice düşün ve öyle karar ver!” gibi açıklamalar yaparak onun isteklerinin de önemli olduğunu ve sizin de onun isteklerine önem verdiğinizi hissettirerek gereksiz inatlaşmaların önüne geçmiş olursunuz. Eğer ailecek dışarı çıkacaksanız mutlaka diğer aile büyüklerini de bu anlaşmadan haberdar ederek oğlunuzun iyiliği ve olumsuz davranışlarının düzeltilebilmesi için bu anlaşmaya sadık kalmaları konusunda onları da mutlaka uyarınız.

Belli davranışlar bazı yaşlar için normaldir. Mesela iki yaşındaki çocuğun istediği alınmadı diye markette kendini yere atıp bir öfke nöbeti geçirmesi olağandır. Bunu gelişiminin normal bir parçası olarak kabul edilebilir. Ancak benzer bir davranışı dört yaşındayken tekrarlıyorsa bir sorun var demektir. O sorunu siz de farketmişsiniz ki sorunuzda açıkça “kendini yere atmaya kadar yapabilceği her türlü numarayı sergiliyor diyerek bu davranışları bilinçli ve kasıtlı olarak yaptığını belirterek sorunun kaynağına işaret etmişsiniz. Çünkü oğlunuz daha önceki denemelerinde bu davranışların işe yaradığını görmüş ve her isteği olmadığında bunları rahatlıkla kullanmaya başlamış. Bunun da çözümü belki ilk etapta zor da olsa ailecek ortak tavır belirleyip asla geri adım atmamanızdır. Eğer oğlunuzun yerine getirilmemesi gereken isteklerine karşı ortak bir davranış birliği sağlarsanız zamanla bu tavırlarında olumlu değişimlerin olduğunu göreceksiniz.

Oğlunuzun kardeşine karşı olan olumsuz davranışının temelinde kıskançlık, isteklerinin yerine gelmemesinin sebebi olarak onu görmesi ya da isteği yerine gelmediğinde tepki olarak sizi cezalandırmak için hıncını kardeşinden çıkarması da yatabilir. Genellikle çocuklarda sıkça rastlanan ve aşırıya kaçmadıkça doğal bir duygu olan kıskançlık, sevilen kişinin bir başkasıyla paylaşılamamasından ve temelde güvensizlikten kaynaklanır. O ana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin tamamının veya bir kısmının kardeşine yöneltilmesinden doğan rahatsızlık bu tür kıskançlığın en temel sebeplerindendir. Kardeşinin doğmasıyla birlikte kendisine ayrılan zamanın azalması, bazı isteklerinin artık yerine getirilmemesi/getirilememesi çocukta, kardeşe karşı gibi görünen ama aslında anne-babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine sebep olur. Bunun sonucunda da bahsettiğiniz gibi şiddete kadar varabilen olumsuz davranışlar sergilenebilmektedir.

Bu konuda da şu tavsiyelerimizi dikkate almanız iyi olacaktır:

  1. Çocuklar çevrelerindekilerin davranışlarından çok etkilenirler bu nedenle lütfen (her ne kadar sizler biz asla ona kötü örnek olmuyoruz deseniz de) ne siz ne de diğer aile bireyleri bu türlü olumsuz örnekler sergilemeyin. Mutlaka çocuğunuzla birlikte izlediğiniz film, dizi vb. programların da şiddet içermemesine dikkat edin. Çocuğunuzun arkadaş çevresine dikkat edin şiddet eğilimli arkadaşları varsa oğlunuzun onlarla arkadaşlık ilişkisini kesin.
  2. Eğer mümkünse eşinizle veya diğer aile büyükleriyle aranızda iş bölümü yaparak, siz kardeşiyle ilgilenirken diğer aile büyüğünün de oğlunuzla ilgilenmesini sağlayarak bazı makul ve mantıklı isteklerinin yerine gelmesini sağlayın. Böylece oğlunuzun kendisiyle de ilgilenildiğini ve değer verildiğini hissetmesini sağlamış olursunuz.
  3. Oğlunuzla daha önce yapmaktan hoşlandığı etkinlikleri gerçekleştirmesine imkân verin. Yeni gelen kardeşle birlikte önceden gerçekleşen mesela oyun parkına gitme, akşam yemeğinden sonra hikâye okuma, birlikte oyun oynama gibi etkinlikler birden bire son bulmamalıdır. Bu sayede çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini yitirmeyecek, kıskanma davranışının en asgari düzeye inecektir.
  4. Oğlunuzu sürekli “Sessiz ol, kardeşin uyuyor“, “Oğlum onunla birazda kardeşin oynasın”, “Bilgisayarı odanda oynayabilirsin buraya getirme, kardeşin rahat bırakmaz seni” gibi sözlerle çocuğun yaşantısını kardeşe göre ayarlamak kıskançlığı tırmandırabilir. Böyle bir durumda gerekirse ortamdan kardeşini uzaklaştırın ki oğlunuz makul isteği olan etkinliklerini rahat yapabilsin, böylece kardeşine kızgınlık beslemesini de engellemiş olursunuz.
  5. Kardeşiyle ile ilgili işlerde oğlunuzun yardımını isteyebilirsiniz. Örneğin kardeşinin, oyuncak ya da kıyafet seçimi, odasının düzenlenmesi gibi konularda oğlunuzun katılımını sağlayarak kardeşini benimsemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  6. Oğlunuzu kardeşiyle kıyaslamaktan kaçının. Ancak oğlunuza onun da bir zamanlar küçük bir bebek olduğunu, aynı bakım ve özenin kendisine de gösterildiğini belirtmenize ek olarak büyük oğlunuzun küçülmüş giysilerini, bebeklik fotoğraflarını göstererek, o bebekken yaşanan hatıralardan ve onun sevimli hallerinden bahsederek kendini daha iyi hissetmesini sağlayabilirsiniz.
  7. Oğlunuzun saldırgan davranışlarına müsamaha göstermeyin, (Eğer oğlunuzun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, oğlunuz isteklerini yaptırmada saldırganlığı araç olarak görmeye başlar. Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.)
  8. Çocuğunuza saldırgan davranışının olumsuzluklarını gösterin, (Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini, istediği şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır.)
  9. Saldırgan davranışlarını kesinlikle dayakla cezalandırmayın, (Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır. Mesela “Böyle davrandığın için hepimiz çok üzüldük” gibi)
  10. Tüm aile bireylerinin katılımıyla kurallar oluşturun ve buna hep birlikte uyun. (Alışverişte ihtiyaç dışında bir şey almama, Tv izleme süreleri, yemeğe birlikte oturma vb. gibi)
  11. Tüm bunlara rağmen hala bir ilerleme göremiyorsanız mutlaka bir uzmandan yardım ve destek almanızı öneririm.

Allah yâr ve yardımcınız olsun…

Not: Büyükanne ve Büyükbaba’nın Sorumlulukları ile ilgili

http://www.ailedanismanim.com/buyukanne-buyukbaba-sorumluluklarinin-farkinda-mi-2/

yazımızı;  oğlunuzun şiddet eğilimiyle ilgili olarak da

http://www.ailedanismanim.com/cocugumun-kiskanclik-krizleri/” ve

http://www.ailedanismanim.com/saldirganliga-dur-deyin/“ yazılarımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Paylaşmak Güzeldir
Anahtar Kelimeler: , , , , ,

Yorum Yapın