Çocuğumda Ergenlik Belirtileri Başladı

SORU BANKASI | | 11 Temmuz, 2016 | 866 kere okundu

sorun-payla-al-m-resmi

Oğlum 12 yaşında. ergenlik belirtileri başladı. bana aşık olduğunu söyledi ona nasıl yardımcı olabilirim.duygularını incitmeden nasıl konuşabilirim

 

CEVAP

Sevilay Hanım,
Genelde erkek çocuklar üç yaşlarına doğru, babalarının anneleriyle kendilerinden farklı bir ilişki içinde olduklarını fark ederler. Çocuk o yaşa gelinceye kadar bu ayrımı yapamaz. Annesi çocuğun yaşamında çok önemli yer tutar. Çocuk her yönüyle anneye bağımlıdır her ne kadar fiziksel olarak göbek bağıyla bağlı olmasa da mecazi olarak bu bağ devam eder. Çocukların anneyle ilişkileri, üç yaşına kadar bebeksi ve her yönden bağımlı bir ilişkidir. Ancak üç yaşından sonra ise, çocuklar annelerine karşı bir çeşit âşık olurlar. Ancak bu son derece normal bir duygudur. Hemen hemen bütün erkek çocuklar bu duyguyu bir şekilde yaşarlar. Bazıları bunu açığa vurmaz ama çocuğun duygularını dile getirmesine imkân tanıyan aile ortamlarında ise çocuk bu duyguyu dışa vurur. Ancak bu aşk bildiğimiz anlamda yetişkinlerin yaşadığı veya anlamlandırdığı şekilde bir aşk değildir.

Hatta çocuğun bu aşk anlayışının temelinde annesinin tamamen kendisine ait olmasını istemesi yatar bu nedenle buna engel olan, engel olduğu için de bir rakip durumuna giren babasına bile karşı olmaya başlayabilir. Babalar, maalesef genellikle çocuktaki bu duygunun farkında değildirler. Çocuk üç – altı yaşları arasında, babasını iter, istemez. Babalar ne kadar akıllı, bilgili de olsalar insandırlar ve bu itme karşısında ruhsal olarak etkilenir ve kendilerini çekerler. Babanın çocuktan kopması ona yakınlık göstermemesi çocuğu anneye daha da bağlar. Çocuk babasını bir rakip olarak gördüğü ve ona olumsuz duygular beslediği için yaşının gereği içinde bulunduğu hayal ortamında babasının da kendisine aynı gözle baktığını, aynı olumsuz tavırlar içinde olduğunu düşünebilir. Bu kuruntular, sık sık rastlanılan karabasanlara, korkulara sebep olabilir. Sağlıklı bir aile ortamındaki çocuk, yavaş yavaş bu duygulardan sıyrılır ve anne-babasını ayıramadığını veya düşündüğü ve hayal ettiği durumun gerçek olmadığını fark edince, onlara katılma arzusu duyar. Bu durumda çocuk babası olamayacağına göre, babası gibi olmaya çalışır.

Aslında çocuğun anneye bu bağlılığın ve değerin neticesinde çocuk büyüdüğü zaman, eş olmaya, bu duygulardan hareket ederek hazırlanır. Anne, erkek çocuğun yaşamındaki ilk kadın; ilk örnek eş olan kahramandır. Çocuğun annesine olan duyguları, bilinçaltında onun ileride eşini seçmesini belirleyici bir niteliktedir. Çocuk, annesini anımsatan biriyle evlenmek isteyecektir. Ancak Rabbimiz bizi öyle yaratmıştır ki gelişimsel süreç içerisinde anormallikler yaşanmadığı sürece çocuktaki bu duygunun saplantı haline gelmesini de önler ve üç-altı yaşları arasında çok normal olan bu duygu, altı-yedi yaşlarından sonra zamanla aşılır.

Ancak bazı çocuklarda bu süreç gecikebilir veya olumsuz yönde gelişebilir bazıları büyüyünce anneleriyle evleneceklerinden söz edebilir. Çocuğun bu tür konuşma ve davranışlarını gülüp geçiştirmek yerine, ciddi bir sorun olarak ele alıp bu durumun başka yönlere kaymasına engel olunmalıdır. Aksi halde bu durum hafife alınır geçiştirilirse ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir bu tür duygular çocukta olumsuz derin izler bırakabilir.

Çocuğunuzun aşka yüklediği anlam ile bizlerin aşka yüklediği anlam çok farklı olabilir. Öncelikle çocuğunuzla güzelce konuşarak size âşık olmasından ne kastettiğini anlamaya çalışın. Eğer âşık olmaktan kastı size çok değer vermesinden, sizi çok sevmesinden ve sizi kendisine örnek almasından kaynaklı ise korkulacak bir şey yok demektir. Sonuçta herkes annesine ve diğer sevdiklerine bu şekilde âşık değil midir? İnananlar da Rabbimizin “Habibim” diye hitap ettiği Rasulullah’a bu anlamda âşık değiller midir?

Ancak günümüz modern çağının her şeyi olduğu gibi ortaya dökülmesine izin vermesi, her türlü duyguyu aleni bir şekilde reklamlarda yansıtması, dizilerde görülen ensest ilişkilerin normalmiş gibi sunulması, sosyal medyada her türlü ilişkinin filtresiz bir şekilde gençlerimize ulaştırarak onları zehirlemesi, çocuklarımızın ergenlik döneminin başlarında çok ciddi büyük sorunlarla karşı karşıya gelmesine zemin hazırlamaktadır. Çocuklarımız daha çocukluğunu yaşayamadan, öğrendiği zamansız ve o yaş için gereksiz bilgiler ve yaşantılar nedeniyle ergenliğe daha yeni adım atarken sanki ergenmiş gibi davranıyor. Yetişkinlik çağıyla birlikte anlamı olan kelimeler ve kavramlar ortaöğretim çağındaki gençliğe yeni adım atan çocuklarımızın ifadeleri olmaya başlıyor. Çoğu zaman anlamını bilmeseler dahi rahatça kullanabiliyorlar. Elbette bunda çocuklarımızın hiçbir suçu yok ancak kendilerine zararları ise çok büyük.

Gelelim bu durumda yapabileceklerinize;
*Daha önce de belirttiğim gibi öncelikle çocuğunuza sence âşık olmak ne demek diye sorarak onun âşk’a nasıl bir anlam yüklediğini öğrenin ve duruma göre yanlış anlamalarını önleyecek tarzda konuşmalar yapın. Mesela “Evet her insan annesiyle iyi anlaşabilir. Hep onunla birlikte olmak isteyebilir, birlikte daha güzel vakit geçirebilir.” gibi açıklamalar yapabilirsiniz. Ancak daha önce de vurguladığım gibi asla aşırı sert tepki vermeyin, aksi halde duygularını sizden gizli yaşamasına yol açabilirsiniz.

*Eğer çocuğunuzun size ifade ettiği aşktan anladığı, yetişkinlerin anladığı şekildeyse, bu durumda çocuğunuzla empati yapması üzerine konuşmanız yerinde olur. Mesela “Beni çok sevmenden, değer vermenden, beğenmenden dolayı çok mutlu oldum. Bunlar her annenin duymak istediği şeylerdir. Ancak ben senin annenim ve öyle de kalacağım bende seni çok seviyorum ve hep seveceğim senin de beni bu şekilde sevmeni isterim. Aksi halde beni anne olarak görmez farklı davranırsan çok üzülürüm, herkes bunu yanlış anlayabilir ve huzurumuz, mutluluğumuz bozulabilir.” şeklinde açıklama yapılabilirsiniz. Tabii bu açıklamaları çocuğunuzun yaklaşımına göre değiştirebilirsiniz, bu konuşmalarda çok dikkatli olmalı ve yanlış ifadelerden kaçınmalısınız. Duruma göre bu türden ilişkilerin doğurabileceği zararlar üzerine konuşmalar da yapabilirsiniz.

*Ayrıca çocuğunuzu televizyonda kötü örnek olabilecek her türlü gençlik dizisi adı altında yayınlanan filmlerden ve dizilerden, birlikte izlediğiniz pembe dizi diye tabir edilen çarpık ilişkilerin yer aldığı dizilerden, internetteki olumsuz sitelerden özellikle facebook ve twitter gibi her şeyin olduğu gibi paylaşıldığı sosyal medya ortamlarından olabildiğince uzak tutmaya çalışın veya en azından kontrollü bir şekilde bunları izlemesine veya kullanmasına izin verin.

*Çocuğunuzun sizi farklı olarak algılayabileceği her türlü konuşmadan uzak durun, çocuğunuz yaş itibariyle yavaş yavaş ergenliğe adım atıyor cinsel dürtüleri ön plana çıkmaya başlamış olabilir bu konuda ev içerisinde çocuğunuzun dikkatini çekecek tarzda rahat kıyafetler giymemeye dikkat ediniz.

*Çocuğunuzla rahatça konuşabildiğiniz bir ilişkiniz varsa bunu devam ettirin, onunla mutlaka bunları konuşun ancak öncelikle onu dinleyin ve iyi anlayın. Sonrasında ona kendi duygularınızdan ve endişelerinizden bahsedin. Ne yapacağınızı bilemediğiniz zamanlarda hemen paniklemeyin, asla ani ve öfkeli tepkiler vermeyin. Yaşına uygun ilgiler edinmesi için fırsatlar oluşturmaya çalışın. Eğer sert ve öfkeli tepkiler verirseniz çocuğunuz size karşı kapanır ve her şey kontrolünüzden çıkar her şey daha kötü olabilir eğer daha sakin yapıcı, temkinli olursanız, çocuğunuza güven verirseniz çocuğunuz yaşadığı sıkıntıları başkalarıyla değil sizinle paylaşmak isteyecektir. Bu da sizin çözüm bulma sürecinizi kolaylaştıracaktır.
Eğer tüm bunlara rağmen olumlu bir gelişme olmazsa ve olumsuz yönde eğilim devam ederse mutlaka bir uzman desteği alınız.

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın