Çocuğun Terbiyesinde ve Manevi Gelişiminde Altın Kurallar

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 20 Şubat, 2015 | 11.664 kere okundu

Eskiden çocuklar daha çok yakın çevresindeki kötü arkadaşlarından, anne babalarındaki kötü davranışlardan etkilenirlerdi. Çocuk eğitimi ve terbiyesinde o zamanların da kendine göre zorlukları ve imkânsızlıkları vardı elbet. Ama günümüzde imkânlar çok olmasına rağmen onları olumsuz etkileyen dış etkenlerin sayısı da hayli fazla. Bu sebeple ebeveynlerin günümüzde çocuk eğitimini ve terbiyesini daha çok önemsenmesi ve konu ile alakalı doğru bilgiler edinmesi gerekiyor.

Yapılan araştırmalar çocuk eğitimi ve terbiyesinin anne rahmine düşmesi ile başladığını haber veriyor. Eşler bu konunun bilincinde olarak davranışlarını ona göre şekillendirmeyi ihmal etmemeliler. Yapılan araştırmalar hamilelik sürecini güzel geçiren hanımların çocuklarının ruhen ve bedenen daha sağlıklı olduğunu ortaya koymaktadır.

Hamilelik sürecinde annenin durumu ve ruh hali ne kadar önemli ise babanın ruh hali, ailesine karşı davranışları ve tutumu bir o kadar önemlidir. Bu sebeple anne adayına karşı bu dönemde beylerin daha iyimser, daha sevgili ve ilgili olmaları gerekmektedir.

Çocuğun doğumu ile beraber anne babayı bir telaşe sarar. Eğer çocuk eğitimi ve terbiyesi konusunda eşlerin daha önce herhangi bir birikimleri yoksa durum biraz kritik demektir. Bu durumda anne baba yavrularını bilinçli bir şekilde yönlendiremez ve sıkıntılarına doğru çözümü sunamayabilirler. Bu sebeple çocuk terbiyesi konusunda doğru adım atmak isteyen ebeveynlerin öncelikle bilinçlenmesi hayati önem taşımaktadır.

Çocuğun terbiyesi ve ahlaki gelişiminde doğumdan itibaren size yardımcı olacağını düşündüğümüz önemli birkaç adımı paylaşmak istiyoruz:

1. Çocuk doğduktan sonra ona verilecek ilk gıda önemlidir. Ona verilecek ilk gıdanın güzel ahlak sahibi, faziletli, sünneti seniyye çizgisinde yaşayan alim bir kimsenin elinden olması bereket sebebi olur. Buna tahnîk yapmak denir. Hurma, yoksa tatlı gıdalar ağızda çiğnenir ve o şey çocuğun damağına sürülür.

2. Çocuk doğduktan sonra şükür ve dua unutulmamalıdır. Allah’a samimi bir şekilde yönelip doğan çocuk için anne-baba onların salih-saliha olmaları ve ömürlerinin hayırlarla bereketlenmesi için dua edilmelidir.

3. Çocukların kulağına söylenecek ilk sözün ‘ezan ve kamet’ olmasına önem verilmelidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.anhüma) doğduklarında, ilk telkin olarak sağ kulaklarına ezan, sol kulaklarına da ikâmet okumuşlardı. Çocuğun kulağına ezan ve kametin okunması, din eğitiminin daha ilk günden başladığının bir nişanesidir.

4. Çocuk doğduktan sonra ona anlamlı güzel bir isim verilmelidir. Manasız isimlerin çocuğun fıtratı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Zira her isim bir şeyi çağrıştırır, anımsatır. Çocuk ismi ile her çağrıldığında bu onda telkin etkisi yapar.

5. Ebeveynin, çocuğun doğumundan sonraki ilk yedi gün içinde, başındaki tüyleri kesip ağırlığınca ‘sadaka’ vermesi, Allah’ın kendilerine evlat nasip etmesini ‘akika kurbanı’ keserek şükrünü eda etmeleri, imkan varsa yakınlarına ve dostlarına ikramda bulunmaları tavsiye edilir. Hatta çocuk haberini veren kimselere de hediye takdim edilmesi de güzel olur.

6. Anne baba çocuklarından şefkatini, merhametini, güler yüzünü esirgememelidir. Hatalarını tatlılıkla ve güzel bir yaklaşımla düzeltmeye çalışmalıdırlar.

7. Çocuk eğitiminin her döneminde anne babanın davranışında yavrusuna karşı dengeli olması önemlidir. Her şeyin fazlası zararlı olduğu unutulmamalıdır. Sevginin fazlası çocuğu şımarık, otoritenin fazlası ise onu pısırık ve içine kapanık yapar. Çocuklarda hoşa gitmeyen birçok davranışın müsebbibi maalesef şuursuz anne-babalardır. Bu sebeple anne babaların sevgi ve otorite kurma konusunda dengeli davranmaları hayati bir öneme sahiptir.

8. Çocukla münasebetlerde onun çocuk olduğu unutulmamalı. Ani çıkışlar, bağırmalar yerine kontrollü bir şekilde saygı ve sevgi göz ardı edilmeden onun yanlışlarını düzeltmeye çalışmalı. Sabırlı olmalı. Hemen değişmesini beklememeli.

9. Anne baba çocuklarında gördükleri bir hatayı kızmadan, gönüllerini kırmadan, kalplerine girerek düzeltmeye çalışmalı.

10. Çocuklara büyükler gibi önem vererek davranmak, onların kendine olan özgüvenlerinin artmasını ve gerektiğinde anne babası ile sorunlarını kolayca paylaşmasını sağlar.

11. Anne baba gerektiğinde çocuğu ile çocuklaşmalı, şakalaşmalı ama aşırıya kaçmamalı. Duruşunu korumalıdırlar.

12. Anne baba çocuğuyla kaliteli zaman geçirmek için çaba sarf etmeli. Ona seninle ilgilenen, seni önemseyen bir anne-baban var, mesajını vermeli.

13. Anne baba çocuğa yaşantısı ve davranışları ile güzel bir örnek olmalı. Çünkü çocuklar sözlerden çok davranışlardan etkilenirler.

14. Anne baba, çocuklarının maddi yanına hitap ettikleri gibi manevi yönlerini de ihmal etmemelidirler. Güzel ahlak prensiplerini onlara öğretmelidirler.

15. Anne baba, çocuklarıyla ilgilenirken, oyun oynarken, hikaye anlatırken karakterinin gelişimini sağlayacak öğelerden yararlanmalıdır. Zira çocuğa kazandırmak istenen güzel ahlak prensipleri bu yöntemle, eğlendirilerek onlara kazandırılmış olur.

16. Anne baba çocuklarına dinini yaşayacak kadar, Kur’an ve temel dini bilgileri öğretmeyi ihmal etmemelidir. Zira küçük dünyalarına bu yaşlarda giren dini bilgiler, onlarda güçlü manevi bir kimlik oluşturur.

17. Anne baba çocuklarına karşı onurlarını kırıcı davranışlardan uzak durmalıdırlar. Özellikle toplum içinde onu aşağılamaktan son derece sakınmalıdırlar.

18. Çocuklar arasında ayrım yapmamalı. Adaleti gözetmelidir. Kız erkek ayrımı yapmaktan sakınmalıdır. İlgisiz kalan veya kardeşine daha fazla sevgi duyulduğunu hisseden çocuk için anne babasına ve kardeşine karşı olumsuz duygular içine girebilir.

19. Çocuğun yapması istenmeyen bir şey karşısında anne babanın sadece ‘yapma, demeleri yeterli değildir. Alternatifler göstermek bu konuda en güzel davranış şeklidir. Çünkü alternatif etkinlik sunmak, istenmeyen davranışların sönmesini sağlar.

20. Anne baba çocuklarının en önemli modelidir. Bu sebeple onlara kazandırılmak istenilen dini ve ahlaki değerleri öncelikle ebeveynin kendileri hayatında uygulamaları gerekir. Dini ve ahlaki değerlerin öğretiminde konuların bir müslümanın hayatındaki önemi göz önünde bulundurularak, öğretilecek ve kavratılacak değerlerin sıralaması buna göre yapılmalıdır. Kolaydan zora ve çocukların gelişim seviyesine uygun giden bir usul takip edildiği takdirde olumlu bir tablo ortaya çıkar. Aksi halde -Allah korusun- kaş yapayım derken gözümüzden olabiliriz. Konu sıralaması şöyle olabilir: Kelime-i tevhid ve kelime-i şahadetin öğretimi, İmanın şartları, İslam’ın şartları, Kur’an öğretimi, Doğruluk, cömertlik, paylaşma, infak gibi temek güzel ahlak kuralları da örnek hikaye veya olaylarla kavratılmaya çalışılmalıdır. Anne baba tüm bunları sevgi ve teşvik edici unsurları kullanarak yapmalıdır.

21. Anne baba çocuklarını, Allah’ın kendilerine verdiği kıymetli bir emaneti olarak görmeli ve bilinçli bir şekilde onu tüm tehlikelere karşı özenle korumalıdır.

22. Anne baba ressam, çocuk da bembeyaz bir tuval gibidir. Resmin güzel olması ve beğeni toplaması ressamın mahareti olduğu gibi değersiz bir tablonun ortaya çıkması da onun maharetsizliğidir. Eğer ressam elindeki malzemeleri doğru kullanır ve tekniğine uygun bir şekilde resmini sabırla, sevgi ile yapmaya başlarsa işin sonunda güzel bir tablo ile karşılaşır. Ressam örneğinde olduğu gibi gözaydınlığı olacak evlatlar yetiştirmek de hazırlık, çaba, gayret, özveri, sabır, sevgi, şefkat gerektirir.

Kaynak:ailedanismanim.com

Paylaşmak Güzeldir

4 Yorum

  1. şükran kocabaş diyor ki:

    Çok teşekkür ederiz. Çok önemli bilgiler verdiğiniz için Allah razı olsun.

  2. Eyyüp Beyhan diyor ki:

    Teşekkür ederiz Mehmet Bey. Fikirleriniz bizim için önemli.

  3. Teber diyor ki:

    Bu konuları gündeme aldığınız için tebrik ediyorum. Zamanla şunu gördüm ki, anne-babaların önüne uzun listeler koymak yerine bir kaç maddeyi ele alıp derinlemesine işlemek daha faydalı.

  4. SERDAR diyor ki:

    ALLAH razı olsun çalışmalarınızı takdir ile karşılıyoruz.Yazılarınız ile bazen bildiğimiz fakat uygulamada eksik olduğumuz ya da dünya meşakkatinden unutulmaya yüz tutmuş, yarım yamalak uyguladığımız metodları yazılarınız ile bir kez daha hatırlıyor hafızamızdaki yerini kuvvetlendiriyoruz.
    Hizmetlerinizin devamını diler saygılarımı sunarım.

    SERDAR AĞUR

Yorum Yapın