Ergenlik Dönemi ve Dini Sorumluluk Bilinci

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 25 Ekim, 2013 | 8.819 kere okundu

Çocuklukla erişkinlik arasında “gençlik” adı verilen uzun bir dönem yer alır. Ortaöğretim yıllarına rastlayan bu dönemde fiziksel değişimle birlikte yeni ruhsal özellikler ve davranışlar kendini gösterir.

Gençler bu dönemde yeni arayışlar içerisindedir. Kendisinin daha çok farkına varmaya başladığı, kimliğini sorguladığı, geleceğe yönelik planlar yaptığı ve en önemlisi bağımsızlık kazanma çabalarının arttığı dönem ergenlik çağıdır.

Ergenlik dönemi bir çelişkiler dönemidir. Bu evrede gencin ruhsal dünyası karmakarışıktır. Bir taraftan çok şüpheci ve az dindardırlar diğer taraftan ise dindarane davranışları görülür ve dini duygular dolu dolu yaşanır.

Ergenlerde böylesine şüphelerin ve çelişkilerin olması kaçınılmazdır. Çünkü onlar ergenlik dönemi bunalımı yaşamaktadırlar. İleride durulmak üzere bulanmışlardır. Nasıl ki su bulanmadan durulmuyorsa aynı şekilde ergenlik dönemi gençlerinin de ileride daha sakin ve berrak bir hayat yaşayabilmeleri için böyle bir dönemden geçmeleri kaçınılmazdır. İç çatışmaları, isyanları, istikrarsızlıkları bir süre devam edecek daha sonra sakinleşip, istikrar kazanacaklardır.

Bu konuda öğretmenlerden, büyüklerden ve bilhassa anne ve babalardan bekledikleri tek şey; anlayış ve kendilerine karşı biraz hoşgörülü davranıştır. Çok sert ve katı davranış onları tamamen kaybettirebilir. Ilımlı ve hoşgörülü bir anlayış ve davranış ise onları normal bir insan olarak topluma ve insanlığa kazandıracaktır. Böylece birbirini seven, sağlam karakterli, sorumluluk sahibi insanların oluşturduğu mutlu toplum meydana gelecektir.

Ergenlik Çağındaki Çocuğunuza Dini Sorumluluk Kazandırabilmek İçin Tavsiyeler

1- Anne ve baba çocuklarının yaşına, cinsiyetine, bilgi seviyesine, zekasına, kabiliyetlerine göre davranmalı ve sorumluluklar vermelidirler.

2- Ebeveynler çocuklarına sevgi ve saygı dolu bir yaklaşımı benimsemelidirler. Anne ve babanın çocuklarına dini açıdan sorumlulukları benimsetebilmesi için öncelikle çocuklarına kişilik ve karakterleriyle iyi bir model olmaları gerekir.

3- Anne ve baba çocuğun yapmakla mükellef olduğu sorumlulukları hikmetle, güzel öğütlerle anlatmalı ve tartışmadan kaçınmalıdırlar.

4- Dini açıdan sorumluluklar çocuğa anlatılırken ve bunları yerine getirmesi istenirken anne-baba kolaylaştırıcı ve müjdeleyici bir yöntemi benimsemelidir.

5- Ergen küçüklüğünde anne ve babasından duyup, sorgulamadan kabul ettiği birçok konuyu bu dönemde yeniden düşünmeye, sorgulamaya başlar. Şüpheler önce ibadet şekilleri üzerinde yoğunlaşır. Mesela camiye gitmek, günde beş vakit namaz kılmak, anlamadığı dilden Kur’an okuyup dua etmek vb. Mesela, Allah’ın, insanın mahiyeti, günah, cennet, cehennem, kader vb. gencin yetişkinlere karşı güveninin sarsılması, çocukluğunda sorduğu sorulara sağlıklı bir şekilde cevap verilip verilmemesine de bağlıdır. Gencin dini sorumluluklarını yerine getirmesi için anne ve babanın ilk yapacağı şey, gencin tepkileri ve çelişkili davranışları karşısında soğukkanlı kalabilmek ve öncelikle zihnindeki dini şüpheleri bertaraf etmektir.

6- Gençlerde görülen dine karşı tavırların oluşmasında bir diğer sebep de genelde büyüklerin onları eleştirirken dini kullanmalarından kaynaklanmaktadır. Gençlerin zihinlerinde, yetişkinlerin otoritesi, mutlak itaat isteği ve baskıcı fikirler hep dine bağlanır. Bu sebeple anne ve baba çocuğu eleştirirken veya suçlarken buna dini alet etmekten kesinlikle sakınmalıdırlar.

7- Ergenlik çağından itibaren Allah’a ve diğer insanlara karşı birçok sorumluluklar yüklenecek olan kişide sorumluluk duygusunun aniden çıkması beklenemez. Bu sebeple, bu duygunun bebeklik döneminde (hatta bazılarına göre doğum öncesi dönemde bile) üzerinde durulması ve ergenlik çağına kadar geliştirilmesi gerekir. Ergenlik çağında çocuğun beden yapısı ve kişiliği tam olarak oturduğundan sorumluluklarını yerine getirebilecektir. Yerine getirmediklerinin ise hesabını verecektir. Bu nedenle ergenlik çağına giren gence, tüm hak ve sorumlulukları ayrıntılarıyla anlatılmalıdır.

8- İnsanı son derece yoğun baskı ve gerilimlere sürükleyen sorumluluk duygusu, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Çocuğu sorumluluk altına sokarken gücünün üstünde bazı davranışlar istememeye özen göstermeli, hata ve yanlış yaptıklarında bunları fazla büyütmemeli, yapabilecekleri davranışları yapmadıkları zaman gerektiğinde merhametle muamele edilmelidir.

Paylaşmak Güzeldir

4 Yorum

  1. Recep Murat diyor ki:

    Değerli genç kardeşim Recep, yazıyı beğenmene ve kafana takılan bazı sorulara cevap bulmana sevindim. Ayrıca Eşik Yayınlarından yeni çıkan “Ergenlik Rehberi” adlı eserimi de okumanı tavsiye ederim…

  2. Recep diyor ki:

    Paylaşım için teşekkür ederim. Bi ergen olarak bazı sorularıma cevab buldum.

  3. Recep Murat diyor ki:

    Merhaba
    Öncelikle güzel düşünceleriniz ve ilginiz için çok teşekkür ederim. Yorumunuzda yaptığınız tespitlere aynen katılıyorum. Elbette çocuk yetiştirirken karşılaşılan en büyük problemlerden biri hatta en önemlisi ebeyenlerin çocuklara karşı aynı olaylar ve durumlarda farklı tepkiler vermesidir.

    Sizin de bahsettiğiniz gibi bu durum çocukların zihinlerini karıştırabiliyor, ikileme düşürebiliyor ve neticede çocuğun sağlıklı gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Pekala bu konuda neler yapabiliriz elbette öncelikle ebeveynlerin kendi aralarında çocuklarına karşı örnek olurken ve bazı durumlarda tavır belirlerken ortak noktada buluşmaya gayret etmeye çalışmalı ve olumsuz örnek olan ebeveyne bu durum güzelce anlatılarak en azından çocuğun yanında bu olumsuz örnekleri göstermemesine ikna edilmelidir.

    Eğer bu konuda bir çözüm yolu bulunamamışsa çocuğun yaş seviyesine göre güzelce, her insanın hata yapabileceği, iyilik ve günah işlemenin yaşa bağlı olmadığı, büyüklerinde yanlış yapabileceği, bazen küçüklerinde büyüklere örnek olabileceği o nedenle kendimize her zaman için insanların iyi ve güzel yanlarını örnek almamız gerektiğini tatlı bir dille anlatarak ikna yoluna gitmeliyiz.

    Dediğiniz gibi çok zor zamanda yaşıyoruz. Çocuklardan önce kendimizi yetiştirmeliyiz öncelikle aile eğitimi şart. Ama ümidimizi asla yitirmemeliyiz elimizden gelen gayreti gösterelim Allah muhakkak yardım edecektir. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

  4. RUHİ FEDAKE diyor ki:

    Merhaba,
    Değindiğiniz bu güzel konular için Allah razı olsun. Anne ve babanın çocuklara örnek olması onların yetişmelerindeki en önemli faktörlerden birisi… Peki ebeveynlerden birisi iyi bir örnek değilse, mesela namazını kılmıyor, geciktiriyor bazı yasakları işliyor ise(ki bu şekilde olan çok örnekler mevcut)ve çocuk da bunları farkediyorsa nasıl bir açıklama yapmalı…Çocuk ikilemde kalabiliyor. Annenin tavır ve davranışları farklı ,babanın farklı olabiliyor.’Babam veya annem bu yaşta yanlış yapabiliyorsa benim yapmam çok normal’ diyebiliyor ya da ‘O şu yanlışları yaparken bana yapma demeye ne hakkı var’diye düşünebiliyor.Çocuğa en doğru olanı öğretmek lazım ama diğer ebeveyni de kötülememek lazım.Beni bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim. Gittikçe kötüye giden şu ahir zamanda çocuk yetiştirmek çok zor.’Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşları çoook geçmiş ama hala kendini yetiştirememiş bir haldeyken çocuklarımız ne yapsın.Büyüklerin duası tek tesellimiz. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Yorum Yapın