Eyvah! Çocuğuma din eğitimi vermede geç kaldım

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 05 Aralık, 2011 | 3.202 kere okundu

Eğitimde başarı birçok etkene bağlı olarak gelişen bir süreçtir. Bu etkenlerden en önemlisi de çoğu zaman ihmal edilen zamanlamadır. Çünkü ihmal edilerek zamanında verilmeyen eğitimin ilerleyen yaşlarda verilmek istenmesi birtakım önemli sorunlara sebep olabilir. Bu din eğitiminin verilmesinde de dikkate alınması mutlaka zorunlu olan bir gerekliliktir.

Çocuğa din eğitiminin verildiği ilk yer ailedir. Kendini dini yönden iyi yetiştiren aynı zamanda çocuklarına da dini bilgileri aktarmayı çok iyi bilen anne-baba, çocuk için en güzel öğretmendir.

Özellikle ergenlik çağının çocuğun din eğitiminde önemli bir yeri vardır çünkü ergenlik çağı hem din, hem ahlak eğitiminde, hem de çocuğun sosyalleşmesinde önemli bir süreçtir. Çünkü ergenlik çağı çocuğun aynı zamanda sorgulama çağıdır. O güne kadar kendine kazandırılan davranışları, iyilik ve kötülüğü, doğruluk duygusunu, ahlaki erdemleri, dini bilgileri o zamana kadar ve gelecek zamanda etkili olacak değerler dünyasını muhakkak sorgular.

Çocuğunuza asla baskı yapmayın

Din eğitimi verilirken çocuğun istemediği yöntemlerle din eğitimi verilmesinden mutlaka kaçınılmalıdır. Çocuğun ergenlik döneminde “Ben bu bilgileri annemin veya babamın zorlaması ve baskısı ile öğrenip uygulamıştım.” dememesi gerekir. Çocuk eğer böyle diyecek şekilde yetiştirilmişse muhtemelen o güne kadar baskıyla elde ettiği hemen hemen tüm davranışları bırakacaktır. Özellikle de kendi kişiliğini ve ekonomik bağımsızlığını elde ettikten sonra da kendisine zorla kabul ettirildiğini düşündüğü her şeyi elinin tersiyle itecektir. Bu nedenle verilen din eğitiminin bu sorgulama sürecinde dimdik ayakta kalacak şekilde verilmesi gerekir.

Her işimizde Allah rızası olmalıdır

Zamanında din eğitimi alamayan bireylere ergenlik çağına ulaştıklarında din eğitimi verilmesi elbette ki oldukça zordur ancak imkânsız da değildir. Bu kimselere din eğitimi verilebilmesi için ilk adım olarak bunların böyle bir eğitime ihtiyaç duymalarını beklemek veya gözlemek gerekir. Eğer bu ihtiyaç kendilerinde beliriyor ve bir araştırma içine giriyorlarsa ilk olarak o kimselere yaptığı her işte bir Allah rızası yönünün olduğunu göstermek ve bunu ona hissettirmek gerekir.

Bunların ille de ibadetler gibi dini faaliyetler olması da gerekmez mesela bir kimse anne-babasını, akrabalarını sever. Ona, bu sevginin içinde Allah rızası olduğunun söylenmesi, yoldan geçen bir insana selam verip ‘Günaydın’ derken bu davranışta da Allah rızasının bulunduğunu akıldan çıkartmaması tavsiyesi bu şartlar altında verilen eğitimin başlangıcı olabilir. Yani insanın yaptığı her güzel işte Yüce Allah’ın rızasının bulunduğunu o kimseye hissettirmek gerekir. Günlük hayatta, otururken, kalkarken, yemekten önce ve sonra ellerin yıkanmasından dişlerin fırçalanmasına hatta insanlara gülümsemesine, onların gönlünü almasına kadar yapılan her işin Peygamberimizin sünneti olduğu anlatılmalıdır. Bunları yaptığında da “Sen Allah Resulü’nün çok önemli bir sünnetini yerine getiriyorsun. Bunları yaparken de büyük sevap kazanıyorsun.” diyerek onları dini düşünce ve tavırlar kazanmaya özendirmek gerekir.

Düzenli bir insanın günlük yaşantısının çoğunda İslami yönler mutlaka vardır önemli olan bunların o kimseye hissettirilerek, ona dini heyecanlar yaşatılmasıdır. Dini etkinlikler içerisinde bulunan kimsenin takdir ve teşvik edilerek yapmış olduğu güzel işten dolayı sevilmesi, takdir edilmesi, başarılarından gurur duyulması ve bütün bunların da ona hissettirilmesi her gelişim çağında olduğu gibi hatta daha fazla ergenlik döneminde mutlaka olumlu sonuçlar verecektir.

Ayrıca imkânlar ölçüsünde manevi ödüller yanında o kişinin ihtiyaçlarını karşılayacak bazı maddi ödüller verilmesi de olumlu tepkiler alınmasında önemlidir.

Dini telkinleri ihmal etmeyin

Diğer önemli bir husus da bu kimselere zaman zaman da dini telkinlerde bulunmaktır. Ancak dini telkinlerde bulunan kimse mutlaka samimi ve içten olmalıdır. Bu konuda zamanlamaya çok dikkat edilmelidir. Her akla geldiği zaman telkinde bulunmak ters tepebilir. Çünkü insanlar kendilerine çok öğüt verilmesinden hoşlanmazlar. Onun için zaman ve zeminin mutlaka iyi kollanması gerekir. Dolayısıyla uygun zaman ve zeminde, makam ve bilgi bakımından saygın birinin telkini çok faydalı olacaktır.

Örnek model olmaya gayret edin

Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da model olmak diğer bir deyişle yaşayarak eğitmektir. Çocuklara ailelerin iyi örnek olmaları, eğitimde zamanlamanın ihmal edilmemesi, sorgulama çağı olması nedeniyle çocuğun çok etkilendiği ergenlik çağında da mutlaka ona rehberlik ve danışmanlık hizmetinin verilmesi gerekir. Bunları yerine getirirken de yaptığımız tüm faaliyetlerin ortak noktasını sevgi oluşturmalıdır.

Kısaca özetleyecek olursak:

  • Çocuğunuzu eğitmede geciktiyseniz önce kendinize çekidüzen verin.
  • Devamlı nasihat etmekten, yapmıyor diye kızmaktan mutlaka vazgeçin.
  • Yaptığı her davranışta, hayatının her alanında Allah rızasının kazanılmasının önemini vurgulayın.
  • Bir müslüman olarak yaptığı güzel davranışların sünnete uygun olanlarının Resûlüllah’ın (s.a.v) sünneti olduğunu söyleyin.
  • Baskıyla yaptıracağınız şeyler bir müddet sonra geri tepecektir, unutmayın.
  • Ona manevi ödüller yanında, maddi ödüller de vermeyi ihmal etmeyin.
Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın