Gözlerim Kaçıncı Defa Takılıyor Saate

YAZI DEFTERİ | | 06 Eylül, 2010 | 3.342 kere okundu


Gözlerim kaçıncı defa takılıyor saate, gecenin karanlığında… Akrep ve yelkovan vuslata erercesine kaç kere kucaklaştı ve sevgiliden uzak geçen dakikaları kaçıncı defa tekrar tekrar sayar oldu..?

Tek kanatlı bir kuş misali… Evet, ben bir kuşum ve bazen bir kartal gibi yırtmak istiyorum gökyüzünü, bazen bir serçe ürkekliğinde dolanmak ve martılar gibi çığlık çığlığa haykırmak istiyorum, dansederken rüzgarla…

Evet, ben bir kuşum, tek kanadı kırık bir kuş…

Bu yüzden uzadıkça uzuyor zaman, ben yürürken adım adım…

Bu yüzden dudaklarım suskun, divit kağıda özlem ve soğuk…

Bu yüzden varlık zerre zerre parçalı ve her parça soru işaretlerinin kancalarında asılı idamlık mahkumlar!

Ruhumda çizdiğim eşsiz manzarada raks ederken her demde, bomboş bırakmışım hayal tuvalini; sıyrılıp maskelerden, göremediğim için gerçek yüzleri, sadece bakakalmışım…

Yıllanmış salkım salkım duygudan, gözyaşları süzmüşüm kendime; sarhoşum!

Söyledikçe tüketirim içimdekileri derken, kalemim kapalı kapılara anahtar olmuş, kapıların ardındaki yükler altında tükendim sanmışım.

Şimdi saat beşi tam beş dakika geçiyor, yine kucak kucağa akrep ve yelkovan, ılık ılık gün doğuyor binalar arasından

Ve şimdi yeni bir gün doğuyor içimde, sessiz enkazlar ardından…

Paylaşmak Güzeldir

3 Yorum

  1. krtns diyor ki:

    Kimsesiz bir oda..
    Öyle bir oda ki hiç ses yok, üç gönül var. Sessizliği bozup ‘Size bir şey okumak istiyorum’ diyorum, iki dostum da kabul ediyor.. Başlıyorum okumaya, daha doğrusu ‘anlatmaya’..

    Emin’den dinliyoruz ‘zaman’ın rengini, gözlerimiz görme yetisini gönlümüze bırakıyor bir süreliğine.. Başlıyoruz Allah’ın adıyla ve “Gözlerim kaçıncı defa takılıyor saate, gecenin karanlığında…” diyor Emin, sonra ekliyor; “Akrep ve yelkovan vuslata erercesine kaç kere kucaklaştı ve sevgiliden uzak geçen dakikaları kaçıncı defa tekrar tekrar sayar oldu..?”

    Sahi, ne kadar vakit kaybettik şu hayatta sevgiliden uzak? Ve ne kadar özlem kazandık yokluğunda? Kelimeler yetmeyince anlatmaya ve onunlayken su gibi akıp geçen zaman onsuz kaldığımızda buz tutunca kim ısıttı gönlümüzü? Hani yoktu, nasıl ‘var’ olup çözdü tüm saklı kalmış soğukluğumuzu..? Ve gerçek yüzleri göremediğimiz için bomboş bıraktığımız hayal tuvalini yalnızca sevgilinin yüzü nasıl aydınlattı böyle ışıl ışıl..?

    Şimdi saat yokluğu varlık geçiyor, yine kucak kucağa ayrılık ve vuslat, ılık ılık gün doğuyor gönlümüze sessiz enkazlar ardından..

    Söylenecek söz yok; gönlüne sağlık..

  2. hazanmevsimi diyor ki:

    Ve şimdi yeni bir gün doğuyor içimde, sessiz enkazlar ardından….

    yeni gün yeni umutlar ile dogsun ömrümüze inşALLAH ..

    yazılarınız çok güzel.

  3. hulfi diyor ki:

    “Yıllanmış salkım salkım duygudan, gözyaşları süzmüşüm kendime; sarhoşum!” bu cümleyi çok beğendim. Yazınız da güzel tabiiki. Teşekürler.

Yorum Yapın