Gül Yüzlü Çocuklara Armağan

KİTAP-YORUM | | 03 Mayıs, 2011 | 2.699 kere okundu

Yazarı tarafından bütün gül yüzlü çocuklara ithaf edilen Pınar’ın Günlüğü, (papağan)  ilköğretim çağındaki bir kız çocuğunun tuttuğu günlüklerden oluşuyor.  Yazar, çocuğun okul ve evde yaşadığı günlük olayları bir çocuk duyarlılığı ile işliyor. Günlüklerin içinde yer alan şiirler ve espriler, eseri tek düzelikten kurtararak okuyucunun renkli dünyalara yelken açmasını sağlıyor. Diğer günlük kitaplarından farklılığı da buradan kaynaklanıyor.

Yaşar Koca’nın ince ince işlediği Pınar’ın Günlüğü  (9-12 yaş gurubu) yazarın yedinci kitabı. Çocukların hatta büyüklerin bile zevkle bir çırpıda okuyacağı, Pınar’ın Günlüğü’ Diyanet Vakfı Yayınları markası ile okuyucusuyla buluştu.

Kitaptan birkaç bölüm:

Dün Aslı’nın doğum günüydü. Nesrin ile harçlığımızı birleştirip Aslı’ya Pilot kalem aldık. Aslı, hediyesini çok beğendiğini söyledi.

Sevgili Papağanım, bugün de benim doğum günüm. Birbirinden güzel hediyeler aldım. On tane pilot kalemim, üç tane hikâye kitabım, iki buket de çiçeğim oldu. Babamın arkadaşı Kemal Güler amcamın verdiği iki pilot kalemi de sayarsak, tam bir düzine ediyor.

Sevgili Papağanım;

Bana öyle bir elbise hediye et ki, onu her sene giyebileyim. Böyle bir elbiseyi dikebilecek terziyi bulabilirsek, bütün yoksul çocukları giydirebiliriz. Bu terziyi mutlaka bulmalıyız!…

*********************************************************************************************

Sevgili Papağanım;

Bugünkü takvim yaprağında Mimar Sinan’ın vefatı (1588) yazılıydı. Babam, Mimar Sinan’ın en güzel eserlerinden birinin Süleymaniye Camii olduğunu söyledi.

Sevgili Papağanım;

Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’nin kubbelerine örümceklerin ağ yapmaması için Afrika’dan 300 deve kuşu yumurtası getirtmiş. Hani diyorum ki, bizim evin tavanına birkaç tane tavuk yumurtası assak, yumurtaların karşısına da birer büyüteç koysak, örümcekler korkar mı?

Korkmazlar mı?

O zaman, iki büyüteç koyalım!…

Murat Hoca’nın iki kızı var. Birinin adı Rufeyde, diğerininki Rümeysa. Murat Hoca’ya çocuklarının isminin manasını sordum, güler yüzle cevap verdi:

“Rufeyde, İslam’da ilk hemşirelik görevini üstlenen sahabenin adıdır. Ashab-ı Suffe’dendir. Rümeysa’ya gelince, onu da sen araştırıp bul” dedi. Murat Hoca da benim ismimin manasını sordu. Sevgili Papağanım, Murat Hoca’ya şöyle cevap verdim:

Benim adım Pınar,
İsmim de serinlik var.
Susayanlar, bana koşar.
Gözlerimin içindeki bulutlar,
Hüzünlenirsem damlar.
Güneş gibi parıldarım,
Güldüğüm zamanlar.
Benim adım Pınar.
İsmimde serinlik var!

Diyanet Vakfı Yayınları’ndan satın almak için tıklayın

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın