Hadi Annecim Öğretmenim Beklemesin

BEBEĞİMİN GÜNLÜĞÜ | | 19 Mayıs, 2011 | 2.779 kere okundu


Az önce resimlerine bakıyordum, süt kokan hallerin, ilk adımların, yarım yamalak konuşmaların…Yine benim bebeğimsin ama nihayetinde dört yaşını doldurmak üzeresin ve anaokuluna gidiyorsun.

Seni okula verme kararım ani olmadı annecim, uzun zamandır aklımdaydı. Zira, evde çizgi film izlemek, biraz boyama yapmak ondan sıkılıp Mehmet ile didişmek üçgeninde sıkışıp kalmıştın.

Çok aradım seni emanet edebileceğim güvenilir bir yer. Hem evimize yakın, hem manevi değerlere önem veren ama aynı zamanda sosyal faaliyetleri ve eğitimi de önemseyen bir yer buldum çok şükür.

Müdire hanımla haftada üç gün gitmen için anlaştık. İlk gün zorlanacağını düşündüm hatta baban bana “orada öğlene kadar bekle” dedi. “Tamam” dedim. Fakat o da ne… Seni okula götürüp öğretmeninle tanıştıktan on dakika sonra beni kapıya kadar geçirip “hadi annecim öğretmenim beklemesin, akşam beni al” dedin :) Gülsem mi, ağlasam mı…

Annelik egom “evladının senden bu kadar kolay ayrılmasına ağla” dese de, gülmeyi tercih ediyorum. O kadar mutlusun ki annem, öğretmenin çok uslu olduğunu söylüyor, çok güzel şeyler öğreniyorsun.

Çocuklarını anaokuluna veren kimi arkadaşlarım, “biz evde bir şey öğretemiyoruz o yüzden veriyoruz” diyorlar. Hiç katılmıyorum. Elbette temel görgü kurallarını ve manevi değerleri öğretmek vazifem. Ama en önemlisi sen ömrünün ilk dört yılında annenle büyüdün.

Düştüğünde, ilaç saatin geldiğinde, ilk sözcüklerinde annen vardı yanında. Bunun sana sağladığı ve sağlayacağı özgüvenden şüphem yok. Artık bundan sonra güvenilir öğretmenlerine teslimsin, evde de pekiştireceğiz öğrendiklerini.

Yani maraton başladı annecim. Sana, bana, kardeşine hayırlı olsun. Bu arada, haftanın üç günü birkaç saat de olsa, kardeşinle didişmenden ya da oynamandan çıkan sesten mahrum kaldığım için ne denli üzüldüğümü söylememe gerek yok sanırım :)

Seni seviyorum.

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın