Hediyeleşmek Dargınlıkları Yok Eder

BİREYSEL DANIŞMANLIK | | 04 Mayıs, 2012 | 8.116 kere okundu

Hediyeleşiniz ki birbirinize olan muhabbetiniz artsın”, “Hediye gönül alır, hoşnutluk verir, düşmanlığı giderir” buyuruyor Efendimiz (s.a.v). Bu güzel davranışın karşılığını pek çok alanda yaşıyoruz.

Hediyeleştiğimizde birbirimize muhabbetimiz artar her şeyden önce. Aramızda kırgınlık olan kimse, samimi duygularla avuçlarına bıraktığımız küçük bir hediyenin ardından kin tutmayı unutacak kadar yumuşayabilir, duyguları neredeyse tam tersine çevrilir. Komşuluk ve akrabalık bağları kuvvet bulur.

Hemen yanı başındaki komşusunun bebeğini, ufaklık bir yaşına geldiğinde, rastlantı sonucu ancak görebilen “komşu”ların yaşadığı “modern” dünyada, sofrasındaki bir tabak yemeği hediye etme niyeti, komşularımızla güzel bir iletişim ve sıcak ilişki vesilesidir. Nitekim Efendimiz (s.a.v) bu konuda “Birbirinize hediye veriniz. Çünkü hediye gönüllerdeki dargınlığı yok eder. Komşu hanımlar birbirleriyle hediyeleşmeyi küçümsemesin. Alıp verdikleri şey azıcık bir koyun paçası bile olsa!” hadisiyle özellikle biz hanımları uyarır.

Efendimiz Hediyeleşirken De Çok Nezaketliydi

Hediyeleşme için hiçbir neden olmasa da, biz Allah Rasulü (s.a.v) bu güzel davranışı göstermiş olduğu için birbirimize hediye verirdik. Ona tabiiyet maksadıyla, sünnete uymak niyetiyle hediyeleştiğimizde davranışımız Allah katında daha da kıymetlenip, sünnet sevabının getireceği mükafatlarla karşılık bulur. Yalnız bunun için hediyeleşme sırasında bazı inceliklere dikkat etmemiz gerekiyor.

Hediye Veren Kimse İsek…

• Niyetimizin halis olmasına gayret göstermeli, riya, gösteriş ve karşılık beklentisi içinde bulunma gibi durumlardan sakınmalıyız.

• Hediyemizin imkanlarımız ölçüsünde olmasına özen göstermeli, bütçemizi zorlamamalıyız. Çünkü hediyeleşmede maksat hatırlamak ve hatırlanmaktır. Bu nedenle sınırlarımızı zorlamaya ve kendimizi sıkıntıya sokmaya gerek yoktur.

• Hediye vermek için düğün, bayram gibi özel günleri vesile kılabiliriz; fakat en güzeli gönlümüzden geçtiği an hayır yapmak ve sevdiklerimizi tatlı sürp- rizlerle sevindirmektir.

• Hediye vereceğimiz kimsenin yaşı, mevkisi, işi, zevkleri ve hediye götürme nedenimiz hediye tercihinde önemlidir ve değerlendirmeye alınır. Şeker hastasına çikolata veya tatlı götürmek uygun olmaz; onun durumuna göre, sevdiği yiyecekleri tercih edebilirsiniz.

• Yemekli davetlere genellikle tatlı, çiçek, çikolata türü hediyeler götürülür. Çiçekleri hanımlar taşır ve evdeki hanım ya da genç kızlara takdim eder.

• Kendimize layık görmediğimiz bir şeyi başkasına götürmememiz de önemlidir.

• Yaşlı kişilere yiyecek türü yerine, iç giyim, havlu, gömlek, elbise veya ihtiyaç duydukları başka bir hediyeyi götürebilirsiniz.

• Evlenecek kişiye hediye götürmeden önce gelin kızın annesinden ihtiyaçlarını sormak da kültürümüzde yardımlaşma ve dayanışmanın güzelliklerindendir.

• Hediyemizi sunmak da almak kadar önemlidir. Hediye doğrudan sahibine verilmeli, sunarken kibirden sakınılmalıdır. Gayet mütevazı ve sevecen olarak sunmak daha nezaketli bir davranıştır.

Hediye kabul ederken…

• Bize hediye veren kimseyi sevindirmeli, ona hediyesinden dolayı ne kadar mutlu olduğumuzu göstermeliyiz. Sonradan memnuniyeti, telefonla veya diğer iletişim araçlarıyla tekrar dile getirmek hediye veren kişiyi mutlu eder.
• Zaruri bir durum olmadıkça hediyeyi reddetmemeli, küçük büyük demeden kabul etmeliyiz. Allah Rasulü (s.a.v) “Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim. Şayet bana kürek veya

paça hediye edilse, hemen kabul ederim” hadisiyle hediye ayrımına gitmemeye işaret etmiştir. Zira Araplarda kürek eti çok makbul bir ikram iken paça etine değer verilmezdi.

Hediyeleşirken Nezaketli Olmalıyız

• Hediyeleşme için belli sebepleri beklemeye gerek yoktur. Evde fazladan hediye ve hediye paketleri bulundurabilir, cebinizde çocuklara vermek üzere şeker taşıyabilirsiniz.

• Eve gelen yeni gelin ve yeni doğan bebeği, yabancı bir kimseyi evden hediyesiz çıkarmama kültürümüzün güzelliklerindendir.

• Hastaya, yola çıkan kimseye, davet edilen yere hediyesiz gitmemeye özen gösterilmelidir.

• Hangi tür hediye seçerseniz seçin hediyenin ambalajının güzel ve şık olmasına gayret edin.

• Hediyenin fiyatını ya da kıymetini söylemek uygun bir davranış olmaz.

• Karşılığını veremeyeceğiniz büyük bir hediyeyi kabul etmeyebilirsiniz.

• Düğün, sünnet vb. günlerde getirilen hediyenin kimden olduğu önemlidir. Hediyeyi takdim eden kişi mümkünse kartvizitini iliştirmeli, kabul eden taraf ise kimlerden hangi hediyelerin geldiğine dikkat etmelidir. Zira bu tarz hediyeleşme genellikle karşılıklı yapılır.

• Bayramlarda, Ramazan’da, kandillerde, okul mezuniyeti gibi özel günlerde özellikle de çocuklara hediye götürülmelidir. Çocuklarımızın da başkalarına hediye verme alışkanlığı edinmeleri sağlanmalıdır.

Neslihan BEYHAN’ın bu yazısı Eylül 2007 tarihli SEMERKAND AİLE DERGİSİ’nin 24. sayısında yayınlanmıştır.

Paylaşmak Güzeldir

1 Yorum

  1. Hulfi diyor ki:

    Güzel ahlak gönül almayı gerektirir.Gönül almak kadar güzel bir şey olamaz. Hz. Peygamber güzel ahlaklı olan kimselerin kimseyi incitemeyeceğinden bahseder. Bu bayramı bir fırsat bilip gönül alalım. Ben de hediyeleşmenin gönül alma konusunda çok tesirli olduğuna inanıyorum. Paylaşımınız için teşekkürler.

Yorum Yapın