Her Neredeysen Biz Seninleyiz

YAZI DEFTERİ | | 03 Şubat, 2011 | 2.767 kere okundu

Emir Hüseyin’in muhabbet ateşinin dumanı bir dağ olmuş çoktan mürşidinin yolunu kesmişti. Gaydut yollarında bulunan Şah-ı Nakşibend buradan geri dönmek zorunda kaldı. Rabıtanın en samimi, en halis ve kuvvetli örneklerinden biriydi bu.

Şah-ı Nakşibend Hazretleri müritleri ile çok yakından ilgileniyor onların müşküllerini hallediyordu. Kasr-ı Arifan’da bulundukları günlerden bir gündü. Onun gösterdiği yakın ilgi ve şefkati derinden hisseden edepli müritlerinden biri ile konuşmaktaydı. Müridine “Habib Beldesi’ni ziyarete git, inşallah on beş gün sonra ben de oraya geleceğim” demişti. Başka bir beldeye yapacağı yolculuğun ardından kendisinin de Habip’e geleceğini söylemişti.

Hace Hazretleri’nin emrine muhatap olan Şeyh Emir Hüseyin, mürşidinden gelen her söze “Başım üzere” diyecek kadar teslimiyet sahibiydi fakat on beş gün dahi olsa ayrı kalacaklarını anlayınca gayet müteessir oldu. Emir Hüseyin derviş arkadaşıyla yola çıktı ancak daha ilk akşam Hace Hazretleri’ni görme isteğiyle yanıp tutuşmaya başladı. Muhabbet ateşi Hüseyin’in gönlünü dağlamaktaydı. Bir ara dayanamaz hale geldi ve yol arkadaşına “Gönlümde büyük bir sıkıntı var. Hace Hazretleri nerededir acaba?” diye sıkıntısını açtı.

Kardeşi ona teselli verdi ise de nafileydi. Emir Hüseyin’in muhabbet ateşinin dumanı bir dağ olmuş çoktan mürşidinin yolunu kesmişti. Gaydut yollarında bulunan Şah-ı Nakşibend buradan geri dönmek zorunda kaldı. Rabıtanın en samimi, en halis ve kuvvetli örneklerinden biriydi bu.

Ve ertesi gün Hace Hazretleri, Şeyh Emir Hüseyin ile arkadaşını buldu. Emir Hüseyin’e bakarak “Sana, inşallah on beş gün sonra geleceğim demiştim. Buna rağmen yolda önüme koca bir dağ koyduğunu gördüm” dedi. Emir Hüseyin mahcup bir şekilde başını öne eğdi. Tarifsiz bir muhabbet duyduğu mürşidine kavuştuğu için sevinmiş olmakla birlikte ona sıkıntı vermiş olmanın üzüntüsünü de yaşamaktaydı. Hace Hazretleri bu sefer Emir’in yanındaki müridine dönerek “Emir Hüseyin dün akşam sana ne söyledi?” buyurdu. Mürit olan biteni anlattı.

Asla Biz, Yalnız Yürümeyiz

Şah-ı Nakşibend Hazretleri müridinin muhabbeti sebebiyle, elinde olmadan yolunu kestiğini anlayınca kendisini affetti. Ve ona dönerek şöyle dedi: “Emir Hüseyin! Bizimle birlikte olmayı çok istiyorsan şunu iyi bil: Biz zaten senden uzakta değiliz. Daha sonra şu beyti okudu: “Her neredeysen, biz seninleyiz / Asla biz, yalnız yürümeyiz.”

Müritlerinin ikisi de söyleyecek söz bulamamışlardı. Başları önde mürşitlerini dinliyorlardı. Şah-ı Nakşibend Hazretleri şu sözlerle devam etti: “Muhabbet büyük bir sıfattır. Bu yola baş koymuş kimseye düşen görev budur. Sahabe-i kiram da bu sıfata sahipti. Bu sebeple Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) çok büyük muhabbet duyuyorlardı.” Şah-ı Nakşibend Hazretleri bu sözleri söyleyip yanlarından ayrıldı ve bildirdiği gibi on beş gün sonra geri döndü.

Paylaşmak Güzeldir

1 Yorum

  1. fatma diyor ki:

    arkadaşım tavsiye etti ve artık burdaki yazıları kaçırmaksızım okuyorum ..

Yorum Yapın