İyi İnsan; İyi Gelin, İyi Kayınvalidedir!

EVLİLİK ve İLETİŞİM | | 10 Aralık, 2014 | 3.474 kere okundu

kayınvalide-gelin

“Gelin ve kayınvalide olmak, hayatımızdaki özel dönemlerden bazıları…
Keyifli, kaygılı, endişeli ve beklentisi yüksek dönemler… Görev sorumluluğu bilincinde olarak yaşanması gereken önemli zaman dilimleri… Kadın olmanın taçlandığı, onurlandığı anlar…”

Hayatımızı bu kadar anlamlı kılan değerleri doğru ve sağlıklı yaşamak için, bu kavramları iyi anlamak ve içini doğru doldurmak gerekir. Yaşadığımız toplumda gelin ve kayınvalide arasındaki ilişki olumsuzluklar üzerine kurulmuş, çekişmeli bir ilişki olarak tanımlanmıştır.

Geçmişte ve günümüzde, kayınvalide ve gelin olmak arasında ciddi farklar vardır. Geniş aileden çekirdek aileye dönüşen aile yapısı, gelin ve kayınvalideyi bir arada yaşayan değil, ayrı dünyalarda yaşayan, ortak noktalarda buluşan bireyler hâline getirmiştir. Büyük evlerde geleneksel yapıya sahip olan gelin; hiyerarşiye göre yaşamak durumundayken, şimdi kendi yönetip karar veren konuma gelmiştir. Bu da kuşaklar arası farklılıklardan dolayı, kayınvalide-gelin çatışmalarını artırmıştır.

Erkeğin üzerindeki sorumluluk: Denge!
Bu çatışmada, dengeyi kurma sorumluluğu erkeğin üzerine yüklenmiştir. Erkek eşiyle ilgili yaşadığı sıkıntıları en yakın gördüğü annesiyle paylaşmak isteyebilir. Oğlunun sıkıntılarını dinleyen anne bu duruma üzülerek çözüm için olaya müdahale etme ihtiyacı hisseder. Erkeğin buradaki amacı sadece dertleşmektir. Ancak bu, annesi ile eşi arasındaki dengeleri ve sınırları
tamamen altüst eden bir olay hâline gelir. Bunun yanında, anne de oğluna geliniyle ilgili sıkıntılarını aktarmak isteyebilir.

Bu durumu erkek bazen annenin görüşü, bazen de sorun olarak algılayarak eşine olumsuz şekilde yansıtabilir. Annenin bu tavrı, evin eve eşine müdahale olarak algılanacak bir durum ise erkek buna izin vermemelidir. İki tarafı dengede tutmaya çalışırken yıpranmamak ve yıpratmamak için anne ve eşi arasında söz taşımamaya, verdiği kararların bire bir kimi ilgilendirdiğine dikkat etmelidir. Örneğin, evine eşya alıyorsa buna annesi ile değil, eşi ile karar vermelidir. Bu hususta annesini devre dışı bırakmalıdır.

Çocukluk ve ön yetişkinlik dönemini ailesi ile geçiren genç, ailesine karşı tartışmasız güven duyar. Bu hayatta kendisi için en değerli kimseler onlardır. Ailesi onun iyiliğini ister. Yanlışları olsa da anne baba tartışılmaz. Evlilik döneminde çekirdek aile olmak, iki taraf için de hoş olsa da aileleri dışarıda tutan bir yaşam olamaz. Kız alınır yani gelin ailenin bir üyesidir artık. Evlendiği kişi sadece eşi değil; eşinin ailesi de evliliğin içindedir. Hayatı kendi sınırları içinde yaşamak isteyen gelinin sınırları vardır. Ancak bu sınırlara kayınvalidenin mutlaka müdahalesi olacaktır.

Geleneklere göre beklentiler, akrabalar ile ortak görüşmeler, kayınvalidenin oğlunun evine yaptığı yönlendirmeler, oğlunun ve gelinin ekonomik durumundan haberdar olma çalışmaları, çocuk sahibi olma ve çocuk yetiştirmeye yönelik müdahaleler gibi benzer içerikli, aynı evde olmasa da sanki aynı evde yaşıyormuş gibi hareketleri iyi niyetli gibi görünse de, kayınvalidenin müdahalesi olarak algılanınca çatışma başlar.

Bunun sonucunda, gelinin “anne” olarak hitap ettiği kişi artık “eşinin annesi” dir. “Annene söyle şunu yapmasın”, “Annene söyle buna karışmasın” gibi ifadelerle eşine “O ailenin oğlu olabilirsin ama artık biz ikimiz yaşıyoruz, ikimizin hayatı. Bu hayata karışılmamalı” mesajı verilmeye başlar.

Anne oğlunu seviyordur, aynı sevgiyi gelinine de vermek ister. Geline yakın olmaya çalışarak oğlundan ayrı kalmamaya, onları ve kendini mutlu etmeye gayret eder. Paylaşılamayan eş ve oğul mücadelesi “güç savaşına” dönüşür. Burada asıl sorun, yönetme arzusudur. Arada kalan “oğul” ya da “eş” denge kurmakta zorlanır; bir tarafta üzerinde hakkı olan anne, diğer tarafta gönlünde yeri olan eş. İşte can alıcı durum…

Yeni evli bir genç şöyle demişti: “İkisi de beni çok sevdiğini söylüyor ama nasıl bir sevgi ki bu beni öldürüyor.” Çocuk yetiştirme metotlarında güven ve değer duygusunu alarak yetişen çocukların evliliklerinde, hem çocuklar hem de aileler açısından bu problemleri sorun hâlinde görmüyoruz. Çünkü bu tür sağlıklı ortamlarda yetişen bireyler sorumluluklarını yerine getiren, problemlere çözüm odaklı bakan kendileri ve çevreleriyle barışık kişilerdir.

Hangi kayınvalide modeli sorun oluşturabilir?
Psikolojik açıdan değerlendirdiğimizde;
• Eşi ile kendi hayatını yaşayamayanlar,
• Kayınvalide ile beraber yaşayıp, onunla problem yaşayanlar,
• Geleceğini oğlunun üzerine kuranlar,
• Sevgisini ve tüm duygularını oğullarına yönlendirenler.

Halk arasında “gelinini kıskandı” ifadesini çok duyarız. Gerçekten kayınvalide kıskanır mı? Evet. Yapısında kıskançlık olanlar ve yukarıda ifade ettiğimiz durumlar içine girenlerde kıskançlık yüksektir.

Peki; bu kıskançlık evliliği bitirmeye götürebilir mi? Evet, yüksek oranda bu sonuçları kendi danışanlarım arasında görebiliyorum. Kayınvalideye bu boyuttan baktığımızda durumu sorunlu olarak algılıyoruz.

Bu tür sorunlu durumlarda evliliğin sonlanmaması için uzmandan yardım almaya özen gösterilmelidir. Tam tersini düşünün;
Oğlu ve gelininin hayatına saygı duyan,
Kendi hayatını yaşamaya özen gösteren,
Onların hayatının içinde yer almak için sınırlara dikkat eden,
Gelininin yapısını doğru algılayan kayınvalide, anne yerini tutabiliyor.

Kayınvalide; kucaklayan, ufku geniş ve çözümsel bakan bir anne modeli olmalı. Yol göstermeli, kusurları görmemeli; yük değil, güç olmalı ki oğlunun gönlündeki değeri gelininde de oluşturabilsin.

Kayınvalide olmak beklentileri sıfırlamaktır! Oğlunun hayatındaki 20-30 yıllık süreyi mutlu yaşadıktan sonra, onun hayatına giren yeni kadına sonsuz yer açmaktır ve onların mutluluğundan mutlu olmaktır.

Gelin olmak ne demektir?
Hayatın başında olan, beklentileri yüksek, yaşanmamışlıkları fazla olan gelin, kendi hayatını planlarken eşi ile beraber onun ailesini kucaklamalıdır. Bunun yanında eşine verdiği değeri ailesine de vermelidir.

Gelin olmak, saygı kavramının içini doldurmaktır. Birinin eşi olmak, onun annesini terbiye etme, onun eksikliklerini düzeltme ve onunla mücadele etme hakkını vermemelidir.

Kayınvalideyi sevmek, uzun sürede ilişkilerdeki sorunları çözmeye yeterli değildir. Gelin, kendi annesinden beklediğini kayınvalidesinden beklememelidir. Annesi ile olan ilişkisindeki rahatlığını, kayınvalidesi ile olan ilişkisine yansıtırken saygı kavramını ön plana çıkarmalıdır.

Gelin veya kayınvalide olmak farklı isimler gibi görünse de özü anne olmaktır, kadın olmaktır, insan olmaktır.

İyi insan; iyi gelin, iyi kayınvalidededir. (Kaynak: Diyanet Aile, Ekim 2014)

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın