Kadınların Kabusu:Aşırı Tüylenme

PRATİK SAĞLIK | | 25 Ağustos, 2010 | 18.546 kere okundu

Hirşutizm, androjen (erkeklik) hormonunun artması ile meydana gelen kadınlarda normal dışı tüylenme demektir.

Bu tüylenme daha ziyade yüz, göğüs, sırt, alt karın ve uylukların üst kısmında koyu kılların artması şeklindedir.

Neden bu konudan bahsetmek istedim? Amacım tıbbi terimlerle sizin kafanızı karıştırmak asla değil. Ama görüyorum ki son zamanlarda güzellik merkezlerine rağbet artmış durumda. Evet kadınlar olarak daha güzel olmak istiyoruz.

Eşlerimiz her zaman bizi pırıl pırıl görmek istiyor. Elden gelen bir şey varsa bu da bizim en doğal hakkımız. Ama insanların çoğunlukla bayanların bu zaafının bazı merkezlerce kullanılması da çok üzücü. O yüzden bilinçli olmamız gerektiğini düşünüyorum. Kadınları en çok rahatsız eden mevzulardan bir kısmı da anormal derecede tüylenme, vücutta erkek tipi değişikliklerin olması, sivilceler…Peki bunların sebebi nedir? Tedavisi var mıdır?

Öncelikle kıl büyüme tiplerinden bahsedelim. Doğumda vücut yüzeyi üzerinde bulunan tüm kıl follikülleri (kıl kökü de denir; kıl üretecek filiz hücrelerdir. ) lanugo kılları olarak bilinen ince, pigmentsiz (renksiz) kıllardan oluşmuştur. Yaş ilerledikçe vücudun bazı kısımlarında bu kıl kökleri androjen hormonların etkisi ile kalınlaşarak koyu bir renk alırlar. Bu kalın ve koyu kıllara ‘terminal kıl’ denir. Kalan kıl kökleri villus kıllarına dönüşür ki bunlar terminal kıllardan daha incedir ve onlar kadar koyu renkli değildir. Örneğin ön kol ve bacaklardaki kıllar androjen uyarısına cevap vermezler ve villus kıllarını oluştururlar.

Villus tipi kılların aşırı gelişimi genetik faktörler ve bazı ilaçlara maruz kalma durumlarında görülebilir. Aşırı villus tipi kıl gelişimine ‘hipertrikozis’ denir ve hirsutizm olarak kabul edilmemelidir.

Androjenik hormonlar terminal kılların büyümesini uyaran, ses ve kas yapısında değişikliklere neden olan özellikle erkek tipi kıl büyümesinin en önemli sebebidir. En iyi bilinen androjen hormon testosterondur. Testosteron kadında yumurtalıklar ve böbrek üstü bezlerinden üretilir. Kadında normal testosteron miktarı çok düşük olup erkekte bulunanın 15-40 katı azdır. Testosteron kıl köklerinde büyümeyi başlatır, kıl çap ve renklenmesini arttırır. Tersine östrojenler (kadınlık hormonu) büyüme hızını azaltır.

Androjenlerin artması kıllanma artışından başka vücutta ne gibi değişikliklere neden olur;

1) Yüzde ve sırtta , kollarda sivilcelerin çoğalması

2) Aşırı cilt yağlanması

3) Ses değişiklikleri: Ses telleri androjen hormonların etkisi ile kalınlaşır. Bu kalınlaşma geri dönüşümsüzdür. Yani bir daha geri incelmez.

4) Erkek tipi vücut yapısı : Androjen hormonların etkisi ile kol ve bacak kasları gibi büyük kas gruplarında büyüme ve gelişme görülür. Böylece erkek tipi vücut yapısı ortaya çıkar.

5) Erkek tipi kellik: Yaş ilerledikçe erkeklerde androjen hormonlarına bağlı olarak kafanın ön kısmı, yanları ve kafa tepesindeki saçlarda azalma görülür. Androjenlerin bazı bölgelerdeki kılların azalmasına sebep olurken bazı bölgelerdeki kılların büyümesini sağlaması tam olarak açıklanamamaktadır.

6) Virilizasyon: Androjen artışı sonucu hirşutizme ek olarak gelişen seste kalınlaşma, erkek tipi vücut gelişimi, erkek tipi kellik durumlarının hepsine birden virilizasyon denir.

Hirşutizmin Nedenleri

Genellikle androjen hormonunun fazla salgılanmasıyla oluşmasına rağmen bazen de kıl köklerinin androjene bağlı duyarlılığın artışı ile ilgili olarak ortaya çıkmaktadır. Hirşutizm sebeplerini şöyle sınıflandırabiliriz:

1) Yumurtalıkla ilgili hastalıklar: En sık rastlanan sebebi polikistik over hastalığıdır. Bu hastalık tipik olarak adet düzensizlikleri, kısırlık, obezite (kilo artışı) ve hirşutizm ile karakterizedir. Bazı yumurtalık tümörleri de testosteron salgılarlar ve buna bağlı hirşutizme neden olurlar.

2) Böbrek üstü beziyle ilgili hastalıklar: Böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması, büyümesi, Cushing hastalığı da hirşutizme neden olur. Cushing sendromunun diğer belirtileri de karın çevresinde yoğunlaşan kilo artışı, kol ve bacaklarda incelme, yüz ve boyunda yağ birikimi, yüzde kızarıklık, deri striaları (yırtıklar) dır.

3) Bazı hastalıklarının tedavisi sırasında kullanılan ilaçlar da hirşutizme neden olabilir.

4) İdiopatik hirşutizm: Hiçbir hastalık olmamasına, kan değerleri çok normal olmasına rağmen görülen hirşutizme idiopatik denir. Genellikle hastaların %5-15’i idiopatiktir. Bu hastalarda ciltte aşırı bir hassasiyet sözkonusudur.

Tedavisi

Virilizm ve hipertrikozisten ayırt edilmelidir. Zira sebep ve tedavi şekilleri farklıdır. Bu yüzden anormal kıllardan laser veya benzeri yöntemlerle kurtulmaya çalışmadan önce muhakkak bir doktora gidilmelidir. Çünkü eğer altta yatan hormonal bir değişiklik, hastalık varsa o tedavi edilmeden istenilen sonuç elde edilemez.

Önce hormonların tedaviyle normale döndürülmesi gerekir. Ama hipertrikozis durumu varsa veya idiopatik hirşutizm ise laser gibi yöntemlerden çok fayda görecektir.

İstenmeyen tüylerden kesin kurtulmak için 2 yöntem vardır: Laser ve elektroliz (iğne ile epilasyon) Eğer ailede (anne veya anneanne) aşırı tüylenme olmuşsa kendimizde ve kızımızda olma ihtimali vardır. Dikkatli olmalıdır. Erken teşhis edilirse tedavi de daha kolay olur.

Böyle bir rahatsızlığı olanlar için gerçekten psikolojiyi bozacak bir durumdur. Erkek gibi sakal, bıyık çıkması utanca sebep olabilir. Evlenme ve çocuk sahibi olma konusunda endişelere sebep olabilir. Ama tedavisi olduğu unutulmamalıdır. Bu tarz şikayetleri olanlar kadın doğum ve dahiliye-endokrin uzmanına başvurmalıdır.

Paylaşmak Güzeldir

5 Yorum

  1. asya diyor ki:

    kıllı bir ailem var. küçüklükten beri kurtulamadım bu dertten. polikistikimde yok, hormonlarımda normal. lazerde yaptırdım ama hiç fayda etmedi. lazeri tavsiye etmiyorum, boşuna para harcamayın. ağda jilet epilatör hepsini denedim. olmuyor olmuyor olmuyor. çenem yanağım sırtım belim göbeğim… keşke bir çaresi olsa. yada birisi bir tavsiye verse :(

  2. Süreyya diyor ki:

    Laser yaptırmış bir bayan olarak çok memnunum.Kızım 18 yaşına geldiğinde ona da yaptırmayı düşünüyorum.Sağlık açısından da herhangibir sakınca duymadım,olmadığına da inanıyorum.Erkeklere bile tavsiye ederim.

  3. Dr.Fadime diyor ki:

    Laser hakkında şimdiye kadar bilimsel olarak ciddi bir yan etki bildirilmemiş.Dermatoloji uzmanları da güvenilir bir yöntem olduğunu söylüyorlar. Ancak işlem uzman kontrolünde uygulanmalıdır. Tüylenmenin fazla olması genetikse de laserden fayda görür. Laser düşünülüyorsa uygulamaya başlamadan önce bir cildiye uzmanına danışılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazı cilt hastalıklarında uygulanmaması gerekiyor.

  4. ecrin diyor ki:

    merhaba doktor hanim, yazılarınızı takip ediyorum maalesef toplumumuzda kadınların nerdeyse yarısı bu dertden muzdarip hormonel değil de genetikse tibbi olarak bi tedavisi varmi? lazer yaptırmak bana pek doğru gelmiyor. hemen olmasa da ilerki yaşlarda cilt kanseri başta olmak üzere ciddi kanser riski olduğunu duydum, bu tüyleri almak da daha da güclendiriyor ne yapmamiz lazim??? simdiden çok teşekkür ederim..

  5. Sümeyye Mehtap diyor ki:

    Öncelikle sağlık bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Size merak ettiğim bir soruyu sormak istiyorum müsadenizle. Acaba kadınlarda hiç çıkmasın, kesin kurtulayım kıllardan diye lazer yöntemine başvurması çok yaygınlaştı. Benimde bir arkadaşım 10 yıl evvel bıyık ve koltukaltı için lazer yaptırmış ve banada tavsiye etti.Bunun vücuda herhangi bir zararı varmı ben bu lazerin nerelere kadar etki ettiği ve dozunun nasıl olduğu konusunda endişelerim var. Şu anda normal kuaförlerde bile bu olay yapılıyor. Ne kadar sağlıklı düşündürüyor. Dua ile…

Yorum Yapın