Kardeş Kıskançlığı

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 28 Kasım, 2012 | 2.771 kere okundu

Soru

merhabalar 3,5 yaşında bir oğlum var ve yeni dört aylık bir kızım oldu…ben ve eşim bu konuda duyarlıyız oğlumu kesinlikl ihmal etmiyoruz kardeşine onun yanında çok ilgi göstermiyoruz babası ve annesi olarak onunla kaliteli vakit geçiriyoruz yeri geldiğinde tabiki kızıp bağırıyoruz bütün bunlara rağmen kardeşi doğduktan sonra görüntüde bi kıskançlık olmamasına rağmen içten içe çok kıskanıyor..gece uyurken dişlerini inanılmaz şekilde sıkıp gıcırdatıyor..hergün ona seviğimi söylüyorum belli ediyorum ilgileniorum yeri geliyor ksrdeşini emzirirken bile bırakıp onunla ilgilnişyorum sırf oğlum mutsuz olmasın diye…ağzını konuşarak konuşmaya başladı bu durum eşimi ve beni çok üzüyor…kardeşi uyurken gidip bi kere kımış ağlayına kendisi gelip söyledi ben anlattım böyle yapmamasını kızmadım ama sani zarar vermek istiyor gibi…böyle bi durumda nasıl davranmam gerekitğini bilmiorum kızmalımıyım yoksa yine anlatmalımıyım ama ya tekrarlarsa..lütfen yardımcı olursanız çok sevinrim…tşk ederim

Uzman Cevabı
Değerli okurumuz,
Genellikle çocuklarda bu yaşlarda sıkça rastlanan ve aşırıyı kaçmadıkça doğal bir duygu olan kıskançlık, sevilen kişinin bir başkasıyla paylaşılamamasından ve temelde güvensizlikten kaynaklanır. O ana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin tamamının veya bir kısmının kardeşine yöneltilmesinden doğan rahatsızlık bu tür kıskançlığın en temel sebeplerindendir. Kardeşinin doğmasıyla birlikte kendisine ayrılan zamanın azalması çocukta, bebeğe karşı gibi görünen ama aslında ana babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine sebep olur. Aslında buradaki kıskançlık, yetişkinlerin düşündüğü gibi iki kardeşin birbirlerinin özelliklerini kıskanması şeklinde değildir. Kardeşler birbirlerini kıskanmaktan ziyade ebeveynlerinin özellikle de annelerinin sevgisi paylaşamazlar çocuklar annelerinin sevgisini bir diğerinin yani yeni doğan kardeşlerinin almasından korktukları için kıskançlık belirtileri gösterirler.

Yazdıklarınızdan anlaşıldığına göre sizler zaten bu konuda duyarlı bir aile olarak durumun bilincinde hareket ederek elinizden geldiğince oğlunuzu ihmal etmeyerek aynı durumundaki birçok çocuğun yaşadığı bu sıkıntının üstesinden gelmesi için destek oluyorsunuz.

Yaptıklarınıza ilave olarak bu durumu daha rahat atlatabilmeniz için şu tavsiyeleri dikkate almanız yerinde olacaktır;

1. Çocuklar etraflarındaki büyüklerin davranışlarından çok etkilenirler bu nedenle öncelikle rahat olun, oğlunuzun kardeşine nasıl tepki göstereceği konusunda endişeliyseniz ve bu yüzünüze ve davranışlarınıza yansıyorsa çocuğunuzda gergin olacaktır.

2. Oğlunuza somutlaştıramayacağı ifadeler kullanmayın. Mesela, “Sakın üzülme seni de kız kardeşin kadar seveceğiz” cümlesi iyi niyetli söylenmiş olsa dahi oğlunuzun sizin sevginiz için kardeşiyle yarışmasına sebep olabilir.

3. Eğer mümkünse eşinizle aranızda iş bölümü yaparak, siz yeni bebekle ilgilenirken eşinizin de oğlunuzla ilgilenmesini sağlayarak onda kendisiyle de ilgilenildiğini ve sevildiğini hissetmesini sağlayabilirsiniz.

4. Oğlunuzla daha önce yapmaktan hoşlandığı alışkanlıklarını gerçekleştirmesine imkan verin. Yeni gelen kardeşle birlikte önceden gerçekleşen mesela oyun parkına gitme, akşam yemeğinden sonra hikaye okuma, birlikte oyun oynama gibi etkinlikler birden bire son bulmamalıdır. Bu sayede çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini yitirmeyecek kıskanma davranışının en asgari düzeye inmesi sağlanacaktır.

5. Yeni doğan bebeğe aşırı sevgi gösterisinde bulunmak yerine, var olan sevgiyi ilk andan itibaren paylaştırabilmeyi hedefleyin. Bebeğe sevgi gösterdikten hemen sonra panik içinde oğlunuza da aynı şeyi yapmaya çalışmak doğallığın, samimiyetin ve içtenliğin kaybolmasına dolayısıyla da oğlunuzun kendisinin zorla sevildiği gibi yanlış bir fikre kapılmasına sebep olabilir.

6. Oğlunuzu sürekli “Sessiz ol, kardeşin uyuyor“, “Oğlum onunla birazda kardeşin oynasın” gibi sözlerle çocuğun yaşantısını bebeğe göre ayarlamak kıskançlığı tırmandırabilir bu tür yaklaşımlardan da kaçının.

7. Aşırı kaygı, tedirginlik içeren tavırlarla oğlunuzu bebekten uzaklaştırmaya çalışmak, bu konuda yapılabilecek en büyük hatalardan biridir bu yaklaşımdan uzak durun.

8. Oğlunuzun kardeşine zarar vermesine izin vermeyeceğinizi kesin bir dille anlatın. Oğlunuz kardeşinin canını yaktıysa, görünüşte çok kötü olan bu davranışın gerçekte bebeğe zarar vermek için değil, bir parça düşmanlık içeren bir incelemeden başka bir şey olmadığını unutmayın. Burada önemli olan aşırı tepki göstermemek, kibarca oğlunuza tepki gösterip sinirlenmeden (yoksa sizi sinirlendirmek için bu davranışı tekrarlayabilir) uyarıda bulunmaktır. Oğlunuz vermek istediğiniz mesajı alsa da almasa da iki kardeşi yalnız bırakmamak bu süreçte en doğru adım olacaktır. Çünkü beş yaşına gelene kadar çocuklar başkalarına yaptıkları davranışların onlara zarar verip vermediklerini kavrayamazlar.

9. Bebekle ile ilgili işlerde oğlunuzun yardım etmesini isteyebilirsiniz. Örneğin bebeğinizin biberonunun soğutulması, oyuncak ya da giysi seçimi, odasının düzenlenmesi gibi konularda oğlunuzun katılımını sağlayarak kardeşini benimsemesine katkıda bulunabilirsiniz.

10. Oğlunuzu kardeşiyle kıyaslamaktan kaçının. Ancak oğlunuza onun da bir zamanlar küçük bir bebek olduğunu, aynı bakım ve özenin kendisine de gösterildiğini güzelce anlatılabilirsiniz. Oğlunuzun küçülmüş giysilerini, bebeklik fotoğraflarını göstererek, o bebekken yaşanan hatıralardan ve onun sevimli hallerinden bahsederek kendini daha iyi hissetmesini sağlayabilirsiniz.

Kardeş kıskançlığı yaşları birbirine yakın olan kardeşlerin kaçınılmaz olarak az veya çok yaşadıkları doğal bir süreçtir bunu aklınızdan çıkarmayın ve rahat olun. Şayet yukarıdaki tavsiyelere mümkün mertebe uyar ve sabırla hareket ederseniz Allah’ın izniyle bu süreci çok daha rahat atlatacağınızdan eminim. Tüm bunlara rağmen kıskançlık fiziksel bir şiddete dönüşme eğilimi gösterirse mutlaka bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederim. Allah kolaylıklar versin…

Recep Murat

Eğitim Uzmanı

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın