Kişilik Gelişiminde 12-20 Yaş

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 06 Aralık, 2010 | 2.644 kere okundu


Ergenliğin başladığına işaret eden buluğ döneminde, bir dizi biyolojik olay çocuğu yetişkinin ölçülerine ulaştırır. Buluğa girme yaşı, beslenme ve sağlık koşullarına, kültüre, coğrafi bölgeye ve cinsiyete bağlı olarak değişiklikler gösterir. Bebeklik dışında başka hiçbir dönemde bu kadar hızlı bir gelişme yer almaz. Evrensel nitelikteki biyolojik değişmeler, çocuğun yetişkin davranışını edinmesi ve yeni ilişkiler geliştirmesinin ön şartıdır. Ergenliğin ne kadar süreceği ve ergenin üstesinden gelmek zorunda olduğu görevlerin sayısı ise bir kültürden diğerine göre değişir.

Yetişkinliğe sağlıklı geçişin en önemli şartı kimlik kazanmadır.

Kimliğin oluşması süreci ergenlikten çok önce başlar ve önceki dönemlerde başarılı sonuçlar alınması yetişkin kimliğine geçişi de kolaylaştırır. Özellikle gelişmiş kabul edilen ileri toplumlarda ergen bir kimlik bunalımı yaşar. Bedeni, çok kısa bir süre içinde yetişkin görünümü alan ergen artık çocuk gibi davranamayacağını anlar ve “Ben kimim?” “Değerlerim nelerdir?” “Yaşamdaki amaçlarım neler olmalıdır?” gibi sorularla geleceğe dönük kararlar almaya ve benliğini oluşturmaya başlar. Toplum içinde kendi seçtiği ideolojiye uygun bir rol bulursa kimlik kazanmış olur. Bunu başaramayan ergenlerde ise kimlik krizi yaşamaya devam eder. Pek çok denemeyle bu kriz çözülmezse ergen kimlik kargaşasına düşebilir veya olumsuz bir kimlik geliştirebilir.

Yapılan araştırmalarda ergenlerde dört farklı kimlik statüsü olduğu belirlenmiştir. Bunlar, erken bağlanmış, kargaşalı, kararsız ve başarılı kimlik statüleridir.

Erken bağlanmış kimlik statüsündeki ergenler bir karar alma sürecinden geçmemişlerdir. Kimlikle ilgili tüm kararları genellikle ebeveynleri tarafından belirlenmiştir. Yetişkinliğe geçiş pürüzsüz ve çatışmasızdır ama hayatın her döneminde ebeveynlere bağımlıdırlar. Kargaşalı kimlik statüsündeki ergenler ise bir kriz yaşamazlar ve mesleki rol seçimiyle ilgili olarak da bir güdüleri yoktur. Bunlar bir kimliğe bağlanmaktan tamamen kaçınmaktadırlar.

Kararsızlar ise bir kimlik krizi yaşarlar, kaygıları yüksektir ve karar alma süreci devam etmektedir. Bu nedenle ergenlerin kendileriyle en ilgili oldukları statüdür. Başarılı kimlik statüsündekiler ise kimlik krizini atlatmış ve bir kimliğe bağlanmayı gerçekleştirmiş ergenlerdir. Tabii burada ebeveynler çocuklarının başarılı bir kimlik edinmeleri için onlara destek olmalı onları en güzel şekilde örnek olarak yönlendirmelidirler.

Ergenlerin hangi kimlik statüsünü benimsediği onun beklentilerini ve strese karşı tepkisini etkilemektedir. Başarılı kimlik statüsündeki ergenlerin oranı yaşla beraber artmakta ve kimlik gelişiminde kültürel farklılıklar göze çarpmaktadır. Bebeklikteki bağlanma ve bireyselleşme süreçlerinde olduğu gibi kimlik arama sürecinde de eğer aile güvenli bir ortam sağlarsa ergen daha kolay ve daha geniş bir dünyada kimlik arama sürecine girecektir. Ailenin ve okulun sağladığı fırsatlar da ergenin kimlik kazanmasını ve mesleki bağlanmalarını etkiler.

Ergenlikte yakın arkadaşlıklar ergenlerin kendilerini ve diğerlerini anlamalarını, ergenlikteki stresle baş etmeyi ve okula uyum sağlamayı kolaylaştırır. Ergen grupları, konuşma tarzları, giyimleri ve davranışlarıyla birbirlerinden ve yetişkinlerden ayrılırlar. Ergenlikte grup baskısına uyma, çocukluk ve yetişkinliktekinden daha fazla olduğu için arkadaşlıklar riskli davranışlara neden olabilmektedir. Ergende yüksek özsaygı, sosyal ve ahlaki olgunluk ve ebeveynin yakınlığıyla kendini gösteren demokratik ana-baba tutumu akran baskısına direnmede önemli bir rol oynamaktadır. Bireyin sorumluluk bilincine sahip olarak, düzenli, mutlu ve huzurlu bir yaşam sürebilmesi ve içinde yaşadığı toplumda bir yer edinebilmesi, ancak sağlıklı bir kişilik gelişimi ile mümkündür.

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın