Kişilik Gelişiminde 6-12 Yaş Aralığına Dikkat!

ÇOCUK EĞİTİMİ | | 26 Kasım, 2010 | 6.273 kere okundu

Bu yaşlar arasında çocuk için çalışma çağı başlamıştır. Çocuk burada daha büyük bir bilgi ve çalışma dünyasına girmek ister. Bu dönemin ana özelliği “öğrendiğim neyse ben oyum” dur. Bu yaşlar arasında yaşanan büyük olay çocuğun toplumun teknolojisine açık olan okula başlamasıdır. Bununla beraber öğrenme sadece okulda değil, aynı zamanda sokakta, arkadaşlarının evinde ve kendi evinde gerçekleşir.

Çocuk ruhsal dünyası ile artık gerçek yaşama girmeye hazır gibidir.

Bu dönemde bütün toplumlarda çocuklar düzenli, tutarlı bir eğitim-öğrenim görür. Bunun yalnız okuma yazma biçiminde olması gerekmez. İlkel toplumlarda anne babadan, büyük çocuklardan öğrenilen birçok bilgi ve beceriler vardır.

Bu dönemde çocuk büyüklerin dünyasına egemen olan araç-gereci kullanmayı öğrenerek, o toplumun teknolojisinin temellerini benliğine yerleştirir. Çünkü bu dönem çocuğun toplumsal gelişmenin yaşıt ve oyun ortamlarında bir genişleme zamanı değil, aynı zamanda gelecekteki sorumlulukları için hazırlanırken toplumun araçlarıyla uğraşmayı öğrendiği zamandır.

Makaslardan, kağıtlardan, boyalardan, boya kalemlerinden çocuklar belli becerileri öğrenerek her tür ilginç, yeni şeyi yapabilir duruma gelmiş olup, resim çizebilir, giysiler dikebilir, pasta yapabilir, model gemi ve uçaklar üzerinde çalışabilir ve okulda derslerinden iyi notlar alabilir. Çocuklar okuma ve yazma becerilerinin öğrenilmesiyle yeni bilgilere kapıları açan pek çok becerileri kazanırlar.

Eğer çocuklar bu araçları kullanmaya özendirilir ve başarıları övülürse çocukta çalışkanlık ve başarma duygusu gelişecektir. Bu da, belirli bir noktada, yetişkin sorumluluklarını almaya hazır bir “iyi, çalışkan kişi” olarak olumlu bir benlik kavramının gelişmesini kolaylaştıracaktır.

Başarılı deneyimler, çocuğa çalışkanlık duygusu, yeterlilik ve hâkimiyet duygusu verirken, bu dönemde çocuğun karşılaşabileceği tehlike, yetersizlik ve aşağılık duygusudur. Eğer çocuklardan çok az ya da çok fazla şey beklenirse ya da çocuklar çabalarından dolayı eleştirilirse bir aşağılık duygusu gelişecektir.

Aile yaşamı çocuğu, okul yaşamına hazırlamada başarısız olduğunda ya da okul yaşamı daha önceki evrelerin vaadettiği gelişimi sürdürmeyi başaramadığında birçok çocuğun gelişimi sekteye uğrar.

Sorun, kötü çalışma alışkanlıkları, başarısızlık korkusuyla yarışmalardan kaçınmak ve daha sonraki gelişim görevleriyle başa çıkmada bir yetersizlik olacaktır.

Bu dönemde bir başka tehlike çocuğun öğretileni olduğu gibi alması, bunların dışına çıkmaması ve sonunda öğrendiği bilgi ve teknolojinin bağımlısı olmasıdır. Böylece çocuk benliği daralır, özerk ve girişimci benlik gelişmesi kısıtlanır. Bu nedenle ebeveynler çocuklarını özerk ve girişimci ruhlarını desteklemeli onları bu konularda yüreklendirmelidir.

Paylaşmak Güzeldir

6 Yorum

  1. Recep Murat diyor ki:

    Merhaba Seyfullah Bey,
    Birçok ebeveyn çocuklarının gerek yeme gerekse de ders çalışma konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Burada yapılması gereken ilk şey bu problemlerin sebeplerini doğru tespit etmeye çalışmak olmalıdır. Mesela yemek yeme konusunda ne gibi bir sıkıntı var, sevdiği ve istediği şeyleri yiyor ama kendisine faydalı bazı sebzeleri mi yemiyor? Yoksa hemen hemen hiçbir şey mi yemiyor? Bunları iyi gözlemleyip sıkıntının bir sağlık probleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit ederek varsa bu sağlık problemlerini ortadan kaldırmak lazım…Aynı şey ders çalışma konusunda da geçerli çocuk ders çalışmak istiyor da dikkatini mi toplayamıyor? Ya da ders çalışıyor ancak yine de başarısız mı oluyor? Ya da hiç mi ders çalışmak istemiyor? Tüm bunları da iyi inceleyip dikkatini toplayamama, geç anlama, veya görme engeli gibi sağlık problemleri varsa öncelikle bunların giderilmesi gerekir.
    Şimdi gelelim ayrı ayrı bu konularda neler yapabileceklerinize ve dikkat etmeniz gereken hususlara;
    Yemek Yeme Problemleri
    Her şeyden önce yeme problemleri oldukça görecelidir bazı ebeveynler çocuklarının her yaş döneminde aynı porsiyonda yemek yemelerini veya bebeklik dönemlerindeki gibi sık aralıklarla sürekli yeme ihtiyaçları olduğunu düşünür unutulmamalıdır ki çocuk büyüdükçe yeme ihtiyaçları değişir, öğünler azalır ama bunun yanında düzenli yemeye başlar elbette yeme alışkanlığı kazanırken ebeveynler bilmeden yanlışlık yapmazlarsa…12 yaşında bir erkek çocuğun uzmanların görüşüne göre en az 26.7-60.1 kg. arasında olması gerekir. Bu değerlerin altı ve üstü normal değildir. Eğer çocuğunuzun kilosu 26.7 kg’ın altındaysa mutlaka bir doktora başvurun bunun altında değil ama sınıra yakınsa aşağıdaki önerileri dikkate almanızı tavsiye ederim.
    -Çocuğunuza sık sık abur cubur yedirmeyin özellikle de yemek vaktine yakın zamanlarda…
    -Düzenli yemek yemeye çalışın ve yemek saatinde herkes gibi çocuğunuzu da sofraya çağırın ancak 2-3 çağrıyla yetinin ısrarcı olmayın sofraya gelmezse veya gelip de yemezse ve geçerli bir mazereti yoksa bir dahaki yemek saatine kadar bir şeyler yedirmeyin…
    -Yemek yeme konusunda çocukla çok fazla konuşmamaya çalışın yalnızca yediğinde ne gibi faydaları olacağını yemediğinde ne gibi olumsuzluklar yaşanabileceği konusunda onun anlayacağı şekilde onu bilgilendirin. Sürekli konuşursanız ters tepki oluşturup bu konuda inatlaşabilir…
    -Yeme konusunda sizlerde çok dikkatli olun eğer sizler çocuğunuzun yanında yemek seçer veya yemekler hakkında olumsuz yorumlarda bulunursanız çocuğunuz da bazı yemekleri yemeyebilir veya seçebilir…
    -Eğer çocuğunuz kendisine çok faydalı olan yiyecekleri yemiyorsa sevdiği bazı besinlerle karıştırarak veya onun sevdiği şekillerde veya renkte hazırlayarak onun damak zevkine uydurarak yemesine sağlayabilirsiniz. Mesela süt sevmeyen çocuğa sütü kakaoyla veya balla karıştırarak içmesini sağlayabilirsiniz…
    -Yemekleri ailecek hep birlikte yemeye çalışın, yemesini istediğiniz yiyecekleri sizlerde yiyin ve yemek yeme vakitlerini onların da hoşuna gidecek şekilde eğlenceli hâle getirmeye çalışın…
    -Çocuğunuzu okula göndermeden mutlaka iyi bir kahvaltı yapmasını sağlayın, kahvaltı yapsın yapmasın fazla harçlık vermeyin genelde öğrencilerin çoğu okulda kantinlerden sağlıksız ürünler almakta bunlarda yeme alışkanlıklarını çok olumsuz etkilemektedir.
    -Çocuğunuzun bazı yemeklerin yapılmasına, salata hazırlanmasına veya sofra kurulmasına yardım etmesini sağlayabilirsiniz. Oğlunuz yemeği hazırlamada, sofrayı kurmada emeği olduğu için yemek yemeye istekli olacaktır…
    -Özellikle iştahı azaltan bol şekerli bisküvi ve çikolataları sınırlı miktarda alması sağlayın..
    -Ve unutulmamalıdır ki birçok problemde olduğu gibi bu konuda da aşırı koruyucu anne baba tutumu çok önemli yemek yeme sorunlarına yol açmaktadır o yüzden aşırı koruyucu ve baskıcı tutumlardan uzak durmalısınız…

    Ders Çalışma Problemleri
    Her anne-baba çocuğunun sınıfında ödevlerini en iyi yapan, çalışma noktasında öğretmenlerinin beğenisini kazanan, arkadaşlarına da iyi örnek olan bir öğrenci olmalarını ister. Ancak genelde bir çoğumuz bunu başaracak olanın yalnızca çocuğumuz olduğunu düşünerek: “Ben ders çalış demezsem asla ders çalışmıyor”; “Aslında benim çocuğum çok zeki ama çalışmıyor”; “Yarın yazılısı var ama hiç umurunda değil”; “Ders için odaya girmesiyle çıkması bir oluyor”; “Ödev var mı diyorum, öğretmen vermedi diyor” gibi şikayetlerle hep onu suçlarız elbette çocuğumuzun bu konuda yapması gerekenler var ama ya bizim yapmamız gerekenler bizler öncelikle bunları yerine getirmeliyiz. Mesela çocuğunun sınıfını bile bilmeyen babalar var, öğretmenini tanımayan, okulunun nerede olduğunu bilmeyen, hangi dersleri gördüğünü bunlardan ne kadar sınav olduklarını vb. bilmeyen ebeveynler var dolayısıyla bizler öncelikle çocuklarımızın yapacaklarından değil de kendi üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmekle başlamalıyız bu konudaki problemleri gidermeye…
    O nedenle öncelikle şunları uygulayalım;
    -Çocuğunuzun dersleri ve öğretmenleri hakkında bilgi sahibi olun,
    -Çocuğunuzun öğretmenlerinden ve rehber öğretmenden onun hakkında bilgiler alın, toplantılara katılın, imkân buldukça okulunu ziyaret edin,
    -Çocuğunuzda dikkat eksikliği, hiperaktivite ve öğrenme güçlüğü gibi problemleri olup olmadığını öğretmenleri ve rehber öğretmeniyle görüşerek tespit edin. Eğer varsa bu konuda onların ve uzmanların yardımını alın,
    -Çocuğunuzun olumlu yönlerini ön plana çıkarın yaptığı iyi şeyleri takdir edin, özellikle çocuğunuzun okulda dikkat çekmek istemesi aslında takdir edilmeye, değer verilmeye ihtiyacı olduğunun da bir göstergesi olabilir bazen çocuklar bunu başarabilmek için olumlu olumsuz her yolu deneyebilirler.
    -Çocuğunuzun kapasitesini aşan beklentiler içine girmeyin…
    -Çocuğunuzun ödevlerini yapabileceği uygun mekan hazırlayın. Bu çocuğa ait bağımsız bir oda olduğu gibi, ders çalışma köşesi de olabilir. Ve kesinlikle o ders çalışırken sizler Tv seyretmeyin böyle bir durumda sizlerde kitap okuyabilirsiniz mesela,
    -Ev ödevi için her gün düzenli ‘’ödev saati’’ oluşturmasını sağlayın. Çocuğunuzun düzenli ödev yapma alışkanlığını geliştirmesine yardımcı olun. Ödev saati sona ererken, çocuğun yapmış olduğu çalışmayı kontrol edin,
    -İmkânlarınız ölçüsünde zamanında tamamlanan ödevlerin, başarılı olunan sınavların ardından birlikte yapmaktan hoşlandığınız ortak bir faaliyeti gerçekleştirin (Sinemaya, tiyatroya gitmek gibi),
    -Çocuğunuzun ödevlerini asla siz yapmayın ancak yönlendirmelerde bulunabilirsiniz,
    -Belirli bir saate kadar ödevin bitirilmesi konusunda çocuğunuzla görüş biriliğine varın. İstisnalar dışında çocuğunuzu, zaman sınırlamasına sadık kalması için uyarın,
    -Ders çalışması ve ödev yapması konusunda ona baskı yapmayın. Önemli olan çocuğunuzun ders çalışırken keyif alabilmesi, desteğiniz ve teşvikinizle yapabileceğinin en iyisini ortaya koyabilmesidir.
    Kesinlikle çocuğunuza yaklaşımınız olumlu ve yapıcı olmalıdır hele ki ergenlik öncesi sert, agresif ve sinirli yaklaşımlar çocuğunuzun size ve söylediklerinize tepki geliştirmesine sebep olur bunlar çözüme katkı sağlamak yerine bilakis çözümsüzlüğü körükler. Çocuğunuzla gerektiğinde bir arkadaş gibi konuşup yapmasını istediğiniz şeyleri güzelce onun anlayacağı şekilde anlatmanızda fayda var. Olumsuz durumlarda hemen sinirle karşılık vermek yerine sakin olup sonuçlarını görmesine izin vererek ona destek olursanız bu problemleri rahatlıkla aşacağınıza eminim, Allah kolaylıklar versin…

  2. seyfullah diyor ki:

    merhabalar benim oğlum 12 yasında ders ve yemek husuunda ciddi sıkıntılarımız var kendimle alakalı da söyliyeyim bende biraz sinirli bir yapım var yaklaşım nasıl olmalı dikkat eksikliği bir de kendinin fark edilmesi için sınıfta tuhaf hareketler yapıyormuş teşşekü ederim değerli bilgilerinizi bekliyorum

  3. Recep MURAT diyor ki:

    Merhaba Melek Hanım,
    Çocuğunuzun okula başlamasıyla hangi alanlara ilgisi olduğunu ve ne yönde yetenekleri olduğunu farketmeye başlarsınız. Tabii bu konuda çocuğunuzun öğretmeninden alacağınız bilgiler de size yol gösterecektir. Çocuğunuzu göndereceğiniz kursları bu doğrultuda belirleyebilirsiniz. Spora ilgisi varsa hangi branşı seviyorsa onunla ilgili bir kursa (Futbol, yüzme, masa tenisi vb. olabilir), Müziğe yatkınlığı varsa onunla ilgili bir kursa, Resme yatkınlığı varsa onunla ilgili bir kursa gönderilebilir, okullarda açılan satranç kursu ve izcilik gibi etkinliklerden de faydalanılabilir…

  4. melek diyor ki:

    bu dönemdeki çocukları hangi etkinliklere yönlendirebiliriz.ya da yeteneklerini nasıl farkederiz.okulun yanında bazı kurslara gönderilebilir ama hangileri olabilir özellikle 7 yaş için soruyorum

  5. Recep MURAT diyor ki:

    Merhaba Erol Bey,
    Öncelikle çok değerli görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Yaşadığınız sıkıntıları inanın çoğu aile yaşıyor bu anlamda müsterih olun ama bu konuda çözüm yolu arıyor olmanızda takdire şayandır. Elbette her çocuğun, bireyin kendine has bir yapısı vardır burada ifade edeceklerimiz birebir herkes için geçerli olmayabilir ama birçok eğitimci tarafından dile getirilen bazı önemli hususları dikkate alarak çocuğunuza yaklaşmanızda çok faydalar göreceğinizi umut ediyorum. Öncelikle çocuğunuza yaklaşımınız sevgi diliyle olsun, ödevini yapmadığında veya yemeğini yemediğinde öncelikle kendisinin zarar göreceğini ve bundan anne ve baba olarak sizlerin çok üzüleceğini ona hissettirin, bazı şeyleri yapmadığında ileride ne gibi olumsuzluklar yaşayabileceğini ona güzelce anlatın, en önemlisi de hediye ve ödülleri önceden söylemeyin o güzel bir iş ve davranış yaptığında yada başarılı olduğunda ödüllendirin aksi halde onu hep ödül ve hediyeye şartlandırmış olarak belki de ona en büyük kötülüğü yapmış oluyoruz farkında olmadan halbuki yapılan iyi davranış veya başarının kendisi bizzat ödül olmalı ondan haz almalıdır. O nedenle önceden şunu yaparsan şunu alırım çok yanlış bir uygulamadır. Çünkü çocuk burada başarılı olmayı değil sonunda verilecek ödüle odaklanıyor ve herhangi bir ödül vb. olmadığında ise kendisininde beklenen şeyleri yapmak istemiyor…Ve tabiki çocuğunuzun sınırlarını iyi bilin, onu iyi analiz edin çok sevdiği ve hiç sevmediği şeyleri iyi tespit edin ödül ve gerektiğinde cezaları (kesinlikle fiziksel değil) ona göre belirleyin ve anne ve baba olarak çocuğunuza karşı tavırlarınızda kensinlikle tutarlı olun. İnanın biraz sabırlı olarak bunları uyguladığınızda çok şeylerin olumlu yönde değiştiğini farkedeceksiniz…Allah Yâr ve yardımcımız olsun…Selam ve dua ile…

  6. erol diyor ki:

    slm,cocuk egitiminde,ya hediye,ya,ceza,malesef,tehtit veya yalan soylemek zorunda kaliyoruz.
    ornek,cocuk odevini yapmiyor konus olmuyor,ne yapacaksin.
    ya hediye,ya tehtit,yada yalan,kullaniyor insanlar,odevini yaparsan dondurma alirim,yada televizyon cezasi,doverim tehtid.
    buna nasil cozum bulabiliriz.tesekurler.ornekler cok.yemek yemiyor,arkadasina kotu davraniyor,yalan,soyluyor.yaramazlik yapiyor.esyalara zarar veriyor.ne yaparsiniz?

Yorum Yapın