Kızım inatçı, hırçın, her dileği olsun istiyor

SORU BANKASI | | 07 Ağustos, 2012 | 14.295 kere okundu

SORU
Merhaba bana acil yardımcı olun. bir kızım var 6 yasında çok inatçı, hırçın nasıl denesem olmuyor. cezalandırdım hep aynı pes etmiyor. dövdüm gene aynı. alışverişe gidiyoruz hep sorun. oyuncaklarını paylaşsın istemiyor arkadaşlarınla. odaya kapatıyorum asla olmuyor. dediğini diyor, tutturduğu şeyi istiyor. Bütün gün gün boyunca zarar yapıyor. dediği olmasın yerlere yatıyor. bir arkadaşıma gitsem eve diye rahatsız ediyor. Bir yerlere gitsek beni yiyor didik didik. bütün psıkolojim bozuk. nasıl tutsam olmuyor. nasıl davranacağımı bilemiyorum. (hatıce)

CEVAP
Merhaba Hatice Hanım;
Çocuklardaki inatlaşmaya ve hırçınlığa hangi etkenlerin sebep olduğu bilindiğinde ve bu etkenlere göre davranışlarımızı sergilediğimiz takdirde çocuklardaki inatlaşmanın ve hırçınlığın önüne ancak geçebileceğimizi asla unutmamalıyız.

Anne ve babalara bağımsız bir birey olduğunu kanıtlamaya çalışan çocuklar bunu başaramadıklarını düşündüklerinde ebeveynleriyle inatlaşmaya başlarlar. İşte tam bu noktada da anne ve babalar çocuklarıyla gereksiz yere tartışmaya girdiklerinde iletişimsizliğin temelini atmış olurlar. Bu yüzden çok dikkatli davranmalısınız ve çocuğunuzun da bir birey olduğunu ve kendisini gerçekleştirmek isteyeceğini unutmamalısınız.

Çocuk olduğunu unutmayın
Çocuğunuz yaş dönemi itibariyle bağımsızlığını ispat etmeye çalıştığı ve yavaş yavaş çevresini tanımaya başladığı bir dönem içerisindedir. Çocukların bu dönemdeki merak duyguları ebeveynleri ile çatışmaya girmelerine ve inatlaşmalarına sebep olabilir. Bu nedenle hem çocuk hem de ebeveyn pes etmek istemezler. Taraflardan birisi pes edene kadar tartışma ve inatlaşmalar devam edebilir. Bu noktada unutulmaması gereken tek şey: “çocuğunuzun sizin ne bir rakibiniz ne de çocuğunuzla bir maç müsabakası içinde olduğunuzdur.” Her ne olursa olsun karşınızdakinin bir çocuk olduğunu asla unutmamalısınız. Bu yüzden de dayak atmanın bir çözüm yolu olmadığını bilmelisiniz. Eğer çözüm olarak dayak atma metodunu tercih ederseniz tamamen sizin istemediğiniz bir sonuçla karşı karşıya kalacaksınız demektir. Ve bu da uzun yıllar sürebilecek tartışma ve inatlaşmalara sebep olacaktır. Bu yüzden dayak metodunu ebeveyn olarak kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Ebeveynlere düşen görev sabırla görevlerini yerine getirmeye çalışmaktır. Nasıl bir ağacın meyve vermesi uzun yıllar alabiliyorsa çocuk yetiştirmenin semeresini de sabırla devam ettiğiniz takdirde alacağınızı asla unutmayınız.

Eğitimde planlı ve proğramlı olmak önemli
Çocuk yetiştirirken her ne olursa olsun planlı ve programlı olmalısınız. Çocuğunuz eğer her dışarı çıktığında veya her alışverişte sıkıntı çıkartıyorsa ve bunu da biliyorsanız alışverişe çıkmadan önce çocuğunuzla anlaşma yapmanızda fayda vardır. Çocuğunuza “şu anda evimizin ihtiyaçları için alışverişe çıkıyoruz ve bu alışverişte senin de kendin için iki adet alışveriş yapma hakkın var. Bu yüzden bu haklarını çok iyi değerlendir ve her gördüğünü hemen isteme. İyice düşün ve öyle karar ver!” gibi açıklamalar yaparak onun isteklerinin de önemli olduğunun ve sizin de onun isteklerine önem verdiğinizi hissettirerek gereksiz inatlaşmaların önünü önceden engellemiş olacaksınız.

Her istediğini yapmayın
Çocuğunuzun her istediğini yaparsanız bu durum gittikçe doyumsuz bir hal alacaktır ve isteklerinin sınırı olmayacaktır. Olmaması gereken bir durum varsa bunu çocuğunuza güzelce izah ettikten sonra eğer çocuğunuz hala ağlıyorsa ve inatlaşıyorsa bırakın ağlasın, hiç sorun değil. Fakat burada sizin davranışlarınız çok net olmalıdır. Eğer başta “hayır” dediğiniz bir şeye daha sonra “evet” derseniz çocuğunuz bunu size karşı sürekli kullanacaktır. Siz gerekli açıklamayı yapıp üzgün olduğunuzu belirttikten sonra kararlı olduğunuzu hissettirin ve biraz zaman tanıyın. İstediğini elde etme noktasında sizinle inatlaşmaya yeniden başlarsa hiçbir şekilde tepki vermeyin. Sabredin. Birkaç denemeden sonra vazgeçecektir.

Olumlu ve açıklayıcı iletişim kurun, zor kullanmayın
Çocuğunuzun diğer çocuklarla güzel iletişim kurmasını istemeniz gayet doğal ve her annenin çocuğunda olmasını arzuladığı bir özelliktir. Fakat bu konuda size büyük görevler düşüyor. Çocuğunuza, diğer çocuklarla nasıl geçinmesi gerektiği, eşyalarını paylaşmanın güzel bir erdem olduğu, arkadaşlarıyla yardımlaşmanın güzellikleri gibi konularda açıklayıcı olmalısınız. Bu konuda da asla “zor” kullanmamalısınız. Çocuğunuzun elinden oyuncağını alıp arkadaşlarına vermemelisiniz. Ceza vermek ve tehdit etmek gibi olumsuzluklar çocuklarda sadece inatlaşmayı arttırır…

Paylaşmayı özendirin
Kontrolün çocuğunuzun elinde olduğunu ona hissettirmelisiniz. Örneğin; “Nazlıcığım, şimdi oyun zamanı… Oyuncaklarından hangisini arkadaşına vermek istersin? Mavi olanını mı yoksa sarı olanını mı?” Böylece çocuğunuz karar hakkının kendi elinde olduğunu hissedecek ve arkadaşlarına daha çok güven duyabilecektir. Seçim yapmak ve karar verme hakkına sahip olmak, paylaşma kavramının olumlu yüzünü gösterir. Yetişkinlerin de paylaşım örnekleri göstermeleri çocuklar için çok önemlidir. Böylece çocuk paylaşılan bir şeyin geri alınabildiğini ve paylaşım karşılığında karşılıklı bir güven kurulabildiğini öğrenebilir.

Kritik dönemde olduğunuzu unutmayın, sabırlı olun
Hatice Hanım;
Size şunu söylemeliyim ki, çocuğunuz ebeveyn olarak çok dikkatli olmanız gerektiği kritik bir dönem içindedir. Okul öncesi dönem dediğimiz bu döneme “çocuk ergenliği” de diyebiliriz. Çünkü ergenlik dönemindeki gençlere sabırla yaklaşmamız ve onlar gibi hissetmeye çalışmamız gerekiyorsa aynı şekilde bu dönemdeki çocuklara da sabırla yaklaşmak ve onları anlamaya çalışmak mecburiyetindeyiz.
Bu dönemin (okul öncesi dönem) özellikleri hakkında bilgi sahibi olmanız ve bu konuda donanımlı bir ebeveyn olmanız yararınıza olacaktır ve işlerinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Geçekten çok zor ama bir o kadar da kıymetli vazifeyi yapmaya çalışıyorsunuz. Bu vazifenizi gerçekleştirirken eşinizle birlikte hareket etmeniz işlerinizi daha da kolaylaştıracaktır.
Daha fazlası için bir uzmana başvurabilir ve destek alabilirsiniz.
Annelik vazifeniz sırasınca Allah yardımcınız olsun diyorum…

Şimdiden kolay gelsin.

Ramazan EŞE
Psikolojik Danışman

Paylaşmak Güzeldir

1 Yorum

  1. zehra diyor ki:

    mrb benim oğlum 14 aylık süte geçemedik daha sütü içmiyor.biberonla ve bardaklada hiçbirsekilde almıyor.bende cok istiyorum ama zorlamıyorum tabikide.yumurta ve peynir pekmez veriyorum yiyor.süt ihtiyacını yumurta ve peynirden alıyor sütüde istediği zaman içsin diye düşünüyorum yanlış mı?

Yorum Yapın