Kızım Isırıyor, Bağırıyor, Vuruyor…

SORU BANKASI | | 31 Temmuz, 2012 | 9.663 kere okundu

Soru

33 aylık kızım küçük büyük çocukları sürekli her fırsatta ısırıyor, sıkıyor, bağırıyor, itiyor. Kontrol edemiyorum. Sürekli artık kontrol etmekten yoruldum onuda kendimide üzüyorum. Neden yapıyorsun diyorum anlamsız cevaplar veriyor. Lütfen yapma diyorum, kızıyorum, bagırıyorum ama her şeyı denedım. Çıkamadım işin içinden. Çok yoruldum. Ne olur yardım edin. Yoksa dışarı çıkartmıyacagım bundan sonra. Çünkü her dışarı çıkardığımda bunu yaşıyorum yardım edın.gizemnur

Cevap
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, çocuğunuzla konuşmaya çalışmanız ve yaptığı davranışların nedenlerini ondan öğrenme çabası içinde olmanız gerçekten anne olarak takdir edilecek bir davranış. Onun da bir birey olduğunu kabullenmeniz olumlu bir adım. Kişisel bazı haklarının olduğunu da bilerek çocuğunuza bu şekilde bir yaklaşım içinde olmanızı gerçekten kutluyorum.

Sizi çok iyi anladığımı ve kaygılanmanızda da haklı olduğunuzu belirtmek isterim. Her ebeveyn gibi siz de çocuğunuzun güzel ahlak sahibi, sabırlı, davranışlarının farkında olan, diğer insanlara karşı saygılı ve adaletli olması gibi erdemlerle bezenmesini istiyorsunuz. Fakat bu güzellikleri isterken çocuğumuzun yaş dönemi özelliklerini göz ardı etmemelisiniz. Çocuk eğitiminin yaş dönemleri ile alakalı sahip olduğunuz bilgi birikimi sizi yanlış ve olumsuz tavırlardan koruyacaktır. Bu sebeple varsa bu konudaki eksikliklerinizi bir an önce tamamlamanız yerinde olacaktır.

Çocuğunuz, 2,5 yaş sendromu dediğimiz, inatlaşmanın asla işe yaramadığı, kızıp bağırmanın istenilenin tam tersi davranışlara yol açtığı, deyim yerindeyse “küçük ergenlik dönemi” dediğimiz bir dönem içindedir. Henüz çevresini yeni tanımaya başlamış ve kendi ayakları üzerinde durmak isteyen çocuğunuz, benmerkezci bir tavır içinde. Dünyanın sırf kendi etrafında döndüğünü, her istediklerinin olması gerektiğini bu dönemde daha çok hisseder hissedecek yaş grubu içindedir. Bu yaştaki çocukların bir diğer önemli özelliği de kendisini özerk bir varlık olarak tanıması ve kendisini kanıtlamaya çalışmasıdır.

Ebeveyn (anne ve baba) tutumları nedeniyle bu dönemin sağlıklı bir şekilde atlatılmaması durumunda ileriki yıllarda saplantı, aşırı gerginlik ve inatçılık huyları yerleşebilir. Bunları kaygılarınızı arttırmak için değil, bilakis ebeveyn olarak dikkatinizi ve gayretinizi bu yöne çekmek için söylüyorum.

Çocuğunuzun başka çocuklara gösterdiği şiddet içeren davranışların sebeplerine dikkat çekmek istiyorum.
Çocuğunuz sizden ilgi bekliyor olabilir. Her gösterdiği şiddet davranışı ile sizin onunla ilgilendiğinizi gördüğü için sürekli bu davranışı pekişmiş olacaktır. Çocuğunuz sizin onula ilgilenmenizi nasıl olursa olsun hoşuna giderek kabul edecektir. Bu yüzden çocuğunuzun bu tür davranışları hangi zamanlarda yaptığını çok iyi tespit edip dikkatini başka yönlere çekmelisiniz.

Çocukların yaptıkları olumsuz tutumlardan vazgeçmeleri için yapma etme şeklinde -me -ma eki içeren fiillerle uyarılmaları, o işlerden vazgeçmeleri için değil tam tersi yapmaları için pekiştirme görevi yapabilir.

Çocuk kendisine başka bir alternatif sunulmadığı için zihninde söylenen fiili algılar ve onu uygular. Siz çocuğunuza yapmaması gereken davranışları nedenleri ile açıklamazsanız çocuğunuz bunları yapmaya devam edecektir. Açıklayıcı olmak her zaman fayda sağlayacaktır. Bunun için de sabır gerekir. Çünkü çocuğunuz sizi dinler gibi görünür fakat kendi bildiğini yapmak daha cazip gelir. O yüzden sabırla açıklama yapmaya devam etmelisiniz. “Ve zamana kadar!” diye sorduğunuzu duyar gibiyim… Çocuğunuz bu yaş sendromunu atlatıncaya kadar sabırla devam etmelisiniz. Yukarıda da bahsettiğim gibi daha sonra yerleşmiş olumsuz davranışlarla karşılaşmaktansa şimdilik sabretmek en akıllı çözüm olacaktır.

Çocuğunuzda yakın çevresinden öğrenebileceği ve şiddet içeren davranışlar gösterdiği unsurlar olabilir. Çocuğunuzun kimlerle oyun oynadığına, aile içinde şiddet unsurlarıyla karşılaşıp karşılaşmadığına ve televizyon gibi olumsuz izler bırakabilecek iletişim araçlarıyla ne tür etkileşim içinde olduğuna ebeveyn olarak dikkat etmelisiniz. Çocuğunuzun kişiliği üzerinde başta anne ve babanın etkisi olmak üzere çevre, iletişim araçları, eğitim vb. Konuların etkisinin olduğu düşünüldüğünde dikkatinizin iki kat daha artmasının gerekli olduğu görülmektedir.

Çocuklar iki yaşına kadar tek başına oynamayı severler. İki yaşından sonra sosyal çevreleri oluşmaya başladığı için grup oyunlarına ve arkadaş edinmeye başlarlar. Çocuğunuzun arkadaşlarına nasıl davranacağı ile ilgili sıkıntısı olduğu görülmektedir. Arkadaş seçme konusunda ona yardımcı olabilir ve arkadaşlığın ne anlama geldiğini izah edebilirsiniz. Fakat bunları yaparken zamanı çok iyi seçmelisiniz. Kızınızın olumsuz davranışları yaptığı ve sizin de sinirlendiğiniz bir anda asla konuşmayın. Pek faydasını göremezsiniz. Sakin bir zamanda ve onunla ilgilenirken konuşmanız ve ona destek olduğunuzu göstermeniz güveni açısından çocuğunuza yarar sağlayacaktır.

Her zaman olmamak şartıyla arkadaşları ile oynarken siz de oyunlarına eşlik edebilir ve oyunun bir parçası olabilirsiniz. Ama bunu yaparken onların kuralına göre oynamayı da ihmal etmeyin. Bunu kızınızın arkadaşları ile nasıl geçinmesi gerektiğini ve onlara nasıl davranıp davranmaması gerektiğini öğretmek için yaptığınızı unutmayın.

Çocuğunuzla birlikte aile toplantıları yaparak belli kurallar oluşturun. Bu kuralların içinde çocuğunuzun söylediği kurallar da olsun. Bunu yaparak kızınızın hem kendine güvenini sağlayacak hem de hayatın kuralları olduğunu ve bunlara uyulması gerektiğini öğretmiş olacaksınız. Çünkü kızınız kendine güveni olmadığından arkadaşlarına karşı bu şekilde davranıyor olabilir.

Sizin de tanıdığınız ve güvendiğiniz bir ailenin çocuğunu evinize kızınızla oynamak üzere çağırabilir veya kızınızı o ailenin çocuğunun yanına götürebilirsiniz. Kendi denetiminiz altında fakat karışmadan uzaktan izleyebilirsiniz.

Haftalık çeteleler düzenleyerek ödül sistemini uygulayabilirsiniz. Her sorunsuz geçen arkadaş buluşmalarında veya oyunlarında o günün sütununa gülen yüz; sorunlu geçen günün sütununa da üzgün yüz koyabilir ve hafta sonunda hangisinin çok olduğuna bakarak ödül verilebilir. “Ceza” kelimesini kullanmadım çünkü bu yaşta çocuklara bu gibi sebeplerden dolayı ceza verilirse hem onur kırıcı olur, hem güven yıkıcı olur hem de ebeveyne karşı bir inatlaşma başlar ve ileriki yaşlarda da devam eder.

Peki, sorunlu geçen bir hafta sonunda ne yapılabilir? Eğer üzgün yüzler daha çoksa “gülen yüzlerinin sayısı artmış seni tebrik ederim sen bu işi başaracaksın” gibi olumlu ifadelerle pekiştirebilirsiniz. Başka bir şekilde de ” bu şekilde devam edersen başaracağına inanıyorum beni çok sevindirdin” gibi ifadeler de kullanılabilir.

Bu konuda yapabileceğiniz pek çok uygulama mevcuttur. Fakat öncelikli olarak yazımın başında da ifade ettiğim gibi çocuğunuzun yaş dönemi hakkında detaylı bilgiye sahip olmalısınız. Konu ile alakalı kaynaklar size yardımcı olacaktır.

Emin olun ki sizin gibi birçok anne bu yaş grubu içindeki çocukları için birçok farklı sebepten dolayı kaygı taşımaktadır. Yalnız olmadığınızı ve çok kutsal bir görevi ifâ etmek üzere seçilmiş olduğunuzu asla unutmayın…….”annelik”

Sabırla devam ettiğiniz ve bu konularda kendinizi geliştirdiğiniz müddetçe hem huzurlu bir aileniz olacak hem de sağlıklı bir kişiliğe sahip bir evlat yetiştirmiş olacaksınız… Yani o kutsal annelik görevinizi hakkıyla yerine getirmiş olacaksınız.

Eğer bütün çabanıza rağmen kendinizi yine de çaresiz hissederseniz profesyonel anlamda yardım almanızı tavsiye ederim. Size şimdiden başarılar diliyorum.
Size ve ayakları öpülesi bütün annelere saygılarımı sunuyorum.

Ramazan Eşe
Psikolojik Danışman

Paylaşmak Güzeldir

2 Yorum

  1. burcu diyor ki:

    benim akrabamın oğluda üç ay önce kızımın kolunu ısırdı ama ne ısırma iki dişinin değdiği yeri yırttı resmen üç aydır izi geçmedi iki dişinin izi duruyor kızımın kolunda.benim kızımda bebek oldu kimsenin çocuğuna zarar vermedi hiç bilmem ısırsın vursun dokunmazdı bile bebeklere bence bu saldırgan çocukların pedegog yardımı almaları lazım çünkü hiç normal değil çocuğu ısırılan anneler içinde hiç yenilir yutulur bir şey değil her anne böyle bir durumda içgüdüsel olarak sinirlenir ve üzülür.bende kızımın kolundaki ize her baktığımda kendi kendimi yiyorum aylardır.

  2. sema diyor ki:

    merhabalar benim 25 aylık bir kızım var bizim sorunumuz eşimin ailesinin kızıma karşı davranışları kızıma istenmeyen bir şeyi güzellikle anlatırsanız kızıp bağırmadan tatlı tatlı sözleri dinler fakat halalarına ya da babannesine gittiğimiz zaman kızımın yaptığı herşey eleştiriliyor yanlışlıkla bardak düşürse kızıp vuruyorlar onlara vurmayın dövmek iyi değil dayak arsızı olur diyorum ben döverim hata yaptığı zaman diorlar açak açık vurmayın diyorum sanki inadına yapıorlar sen hiç kısıtlamıosun 1.5 yaşından itibaren onu kısıcaktın izin vermeyecektin her şeye diyorlar yani ben hiçbir şekilde dövme taraftarı değilim ama durum böyle olunca kızım etkileniyor hırçın davranmaya huyları değişmeye başlıyor off lütfen yardımcı olun kızım doğdu doğalı bu sorunu aşamadım kızımın çok aşırı yaramazlığı da yoktur geçen sene çoktu ama bu sene duruldu

Yorum Yapın