kötülüğü ancak iyilik yok eder

MANEVİ GELİŞİM | | 02 Kasım, 2011 | 2.742 kere okundu

Hayat kötülüğü de iyiliği de içinde barındırıyor. Bu iki zıt kutup içinde gidip geliyoruz. Dilimizde, “insan nisyan ile malul” sözü. Durmadan söylüyoruz ama bu illet bizim başımıza gelince karşımızdakini hoş görmek yerine hor görüyoruz. Bu da yetmiyor bir de kin tutuyoruz. Affedemiyoruz.

Hani insan hatasız olmaz diyorduk. Ne oldu şimdi bize! Neden affedemiyoruz?

Söylemesi kolay ama uygulaması zor bir davranış affetmek. Affedip bize yapılan kötülüğe iyilikle karşılık vermekse bir adım ötesi. Erdemli, hoşgörülü, kendini bilen, sabırlı insanlar bunu başarabiliyor…

***

Kurban Bayramı kapımıza dayandı. Şimdi birlik, kardeşlik, dayanışma günü. İnsanlar arasındaki ilişkilerimize eksik olan rengi katmanın zamanı. Gelmeyene gitmek, vermeyene vermek, kötülüğe iyilikle karşılık vermek…

Hadi, gün bugündür. Bize kötülük edeni affedip ve iyilikle karşılık vermek için önce kendimizle barışalım. Kazanç kapısının bu erdemli davranışlarda olduğunu şöyle açıklıyor yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim:

İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur. Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.” (Fussilet Sûresi, 34-35)

“İşte onlara, sabretmelerinden ötürü, mükâfatları iki defa verilecektir. Bunlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah rızası için harcarlar. Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.” (Kasas Suresi, 54-55)

Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.” (Müminûn Sûresi, 96)

“Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? (Fakat bunu) ancak akıl sahipleri anlar. Onlar, Allah’ın ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır. Onlar Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir. Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.” (Ra’d Sûresi, 19-22)

Hz. Peygamber’in (s.a.v) hadislerinde de kötülüğü iyilikle savmanın üzerinde önemle durulur.

Hadislerden bir kaçı şöyledir:

“Seninle ilişkiyi kesenle sen ilişki kur, seni yoksun bırakana sen ver, sana haksızlık edeni sen bağışla.”

“Allah kötülüğü kötülükle yok etmez, ancak iyilikle yok eder.”

Nasiplenmek dileğiyle…

Tüm dostlarımızın Kurban Bayramı’nı ailedanismanim.com ekibi olarak tebrik ediyoruz.

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın