Küçümseniyor ve Alaya Alınıyorum

SORU BANKASI | | 05 Ağustos, 2010 | 2.781 kere okundu


SORU:

Selamunaleyküm,

Öncelikle bundan önce yazdığım sıkıntılarım ile ilgili güzel bir açıklama yapıp beni aydınlattığınız için çok teşekkür ederim. Hakkınızı helal edin. Tavsiyelerinize uymaya çalışıyorum. Hamdolsun daha iyiyim. Her şeyi kafama takıp bunalım yapmıyorum.

Tekrar rahatsız ediyorum. Bir sorum daha olacak müsaadenizle.

Özetle yazacak olur isem; acaba benden bayağı bir yaşça büyük insanlar (teyze, yenge, kayınvalide vs.) bana hep şaka vari her bir araya gelip konuştuğumuzda beni toplum içinde küçük düşürücü, aşağılayıcı, diğer yanımdaki kişilere hep ilgili alakalı davranırken bana hep değersiz, işe yaramaz bir insanmış gibi muamele yapmaları, işleri düşmedikçe beni hiç tanımamaları, beni bulundukları ortamlarda istemeyen bir tavır takınmaları kul hakkına girer mi acaba. Ben ailemden hep büyüklere saygılı olmayı, onlara karşı sesimi dahi yükseltmemeyi öğrendim.

Şimdi örneğin sen kimsin, seni adamdan sayan mı var, sen yaşlandın artık oğlumuza yeni genç bir kadın alalım gibi basit, bir Müslümanın ağzına yakışmayacak laflara haddinden fazla maruz kalıyorum. Saygı çerçevesini aşmadan neden böyle dediklerini sorduğumda şaka yaptım diyorlar.

Sizce bu şekilde insanı kırıp, üzen sözler şaka mahiyeti taşır mı?. Bence hayır.

Ben Yüce Rabbimizin emir ve yasaklarına elimden geldiğince uymaya çalışan, huzurum bozulmasın diye çok fazla karşılık vermeyen bir insanım. Fakat bu şekilde davranan insanlar inanın beni çok üzüyor.
İslam da bir insana (yüce Rabbim şahit) saygıda kusur etmediği, 9 yıllık evliliğinde sesini bir gün bile yükseltmediği için bu şekilde davranmanın islamda yeri nedir.

Bu şekilde davranan insanlar ile ilgili bir hadis bir bildiri yüce kitabımızda mevcut mudur?
Bu dünya sınav dünyası, hep bunu bilerek hareket ederim. Şu an yer yüzündeyiz. Fakat bir diğer gerçek var ki yerin altıda var. Sabır ediyorum. Şerre karışıp kendiminde onlara benzemesini istemiyorum.

Allah rızası için bu sorumda cevaplanırsa çok sevineceğim.

Rabbü’l-âlemin’in Selamı üstünüze olsun,

Bu mübarek Ramazan-ı şerife yaklaştığımız günlerde her dileğiniz kabul olur inşallah.

Hayırlı Günler Dilerim. Kardelen.

*******************************************************************************************

CEVAP:

Aleykümselam,

Anlattıklarınızın tamamı kul hakkına girer. Ama burada önemli olan sizin duruşunuz. Ağırlığınızı hissettirecek davranışlar sergilemelisiniz. İşe kendi kişisel sınırlarınızı belirleyerek başlayın. Öncelikle yaşadıklarınıza, kendi sınırlarınızı ve prensiplerinizi çizerek dur diyebileceğininizi düşünüyoruz. Her insanın kendine ait bir kişilik yapısı vardır. Bazı insanlar karşı tarafı üzmemek, onunla iyi geçinmek için, hoşlanmadığı ve kendisini rahatsız eden durumları da istemeden onaylayabiliyor. Ama burada sıkıntı çeken ve üzülen taraf kişinin kendisi oluyor.

Şu gerçeğin altını da çizmekte fayda var: Size ait olan sınırlar ihlal edildiğinde buna sessiz kalmanızın kimseye faydası olmaz. Sizi üzen, küçümseyen kimsenin, karşısında herhangi bir tepki bulamadığında aynı davranışları devam ettirme ihtimali yüksektir. Bunun yerine karşı tarafın yaptıklarının, sizde oluşturduğu kötü duyguyu güzel bir uslüpla iletmeniz kısa zamanda sorunlarınızı çözecektir. Kendi kişiliğinizi ve öz saygınızı korumak adına sınırlarınızı muhatabınıza bildirmeniz önemlidir. Eğer açıktan bir yanlış yapılmıyorsa siz de ilgisiz yaklaşımla hoşnutsuzluğunuzu belli edin ve o ortamda bulunmayın.

Yakınlarınıza hangi davranışların sizi rahatsız ettiğini anlatın. Ama şunu da unutmayın, bazıları sizi üzmemek için davranışlarına çeki düzen verecek ama bir kısmı sizin bu durumunuza kolay alışamayacaktır. Siz kendi sınırlarınızı güzel uslupla onlara anlatmaya devam edin. Örneğin, Beni bu şekilde alaya aldığınızı düşündüğümde kendimi kötü hissediyorum. İyi niyetimin suistimal edildiği duygusuna kapılıyorum.” gibi nezaketli cümlelerle muhatabınızı uyarın.

Ayrıca anlattıınız şeyler hakkında Kur’an’ın kesin yasaklaması vardır. Allah bir kimsenin başka bir kimseyle alay etmesini şöyle ferman buyurarak yasaklıyor: “Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.” (Hucûrat 49/11).

Anlayacağınız alay ve küçümsemenin dini sorumluluğunun ağırlığı çok büyük. Bir başkasını ayıplamak mü’mine yakışmaz. Siz edebinizi Hiçbir zaman bozmayın. Kimseye yaptıkları için kin de gütmeyin. Allah’a aranızı düzeltmesi için dua edin ve yakınlarınızın sizin de taşıdığınız Allah kulu sıfatıyla ve eşref-i mahluk bir varlık olan insan olmanız cihetiyle çok önemli olduğunuzun farkına varmasını sağlayın.

Kendinizi geliştirmeyi de ihmal etmeyin.

Mutluluklar dileriz.

Neslihan&Eyyüp Beyhan

Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın