Küsüm-Küssün-Küsüz

EVLİLİK ve İLETİŞİM | | 28 Aralık, 2011 | 6.407 kere okundu

Sevgi ve hoşgörüden yoksun bırakılıp kıymeti bilinmeyen eşler zamanla moral bozukluğunu çevresine yansıtabiliyor; bu da aileyi olumsuz etkiliyor.

Bugün birliktesiniz diyerek kıymetini bilemeyebilir ve en ufak bir şeyde kalbini kırabilirsiniz eşinizin. Kusurlarını hoş görüp ciddi küslüklerden uzak durmak, ona güzel sözlerle hitap etmek, beklentilerine kulak vermek ve kıymetini bilebilmek nedense yanımızdayken tüm sevdiklerimize karşı ihmal edebildiğimiz davranışlar arasında. Bu ihmali eşimize yaptığımızda ise sonuç hem bizi hem de ailemizi ilgilendiren boyuta ulaşabiliyor. Zira ilgi, sevgi ve hoşgörüden yoksun bırakılıp kıymeti bilinmeyen eşler zamanla moral bozukluğunu çevresine yansıtabiliyor; bu da aileyi olumsuz etkiliyor.

Ailenize Ne Kadar Değer Veriyorsunuz?

“Bana bu hatayı nasıl yapar; onunla şöyle bir hafta küs durayım da kendine çeki düzen versin” şeklinde küsme eğiliminde bulunan eşler evliliklerinde yaşayabilecekleri belki de en güzel yedi günü israf etmiş olmuyor mu böylece? Ona gerçekten çok kırıldığınızda duygularınızı küs durarak hissettirmeye çalışmanız ilişkinizi yıpratabilir. Dargınlık anında arada iletişim de yoksa eşlerin her biri kendince bir yorum geliştirebiliyor ve ne yazık ki bu yorumlar genellikle birbirlerinin aleyhine oluyor. Kötü zanla hareket edildiğinde ise olumlu iletişimin yolu kapanmış oluyor.

Şebnem Hanım’ın elli yıldır mutlu bir evlilik sürdüren babaannesinin kendisine evlenirken verdiği tavsiye dikkate değer mahiyette: “Yavrucuğum, sakın uzun süre küs durmayın. İlk dönemlerde sorunlar yaşanabilir. İyi niyetli olur ve uzun dargınlıklardan kaçınırsanız zamanla birbirinizi daha iyi tanırsınız. Evliliğiniz rayına oturur.” Şebnem Hanım ninesinin tavsiyesini dikkate aldığını ve belki de bu nedenle evliliğinin kritik uyum dönemini daha az sıkıntıyla geçirdiğini bildiriyor.

Eşinize uzun süre dargın durmayıp ona hoşgörüyle yaklaşabilmek için zihninizdeki olumsuz fikirlerin yerine, biraz düşünerek olumlularını koymak gerekiyor. Eşinizin hangi özellikleri sizi çok mutlu ediyor? Başkalarında olmayıp onda bulunan güzellikler neler? Bugün, evliliğinizi, birlikteliğinizi beslemek, güçlendirmek için neler yapabilirsiniz? Sahi evinizin günlük temizliği, saçınızın haftalık bakımı, arabanızın yıllık kontrolü… derken çok daha önemli varlığınız olan eşinizin ve onunla yaptığınız evliliğin bakımı adına bir şeyler yapmayı düşündünüz mü? Evliliğinizde güzellikleri artıracak nitelikteki eserlerden birkaç satır olsun okuyabildiniz mi? Tüm bu sorulara vereceğiniz cevaplar evliliğinizin ve eşinizin sizin için önemiyle paralel olacaktır.

Kıymeti Bilinmeyen Eş Çabuk Yıpranır

Evlilikte eşlerin birbirinin kıymetini bilememesi, ilişkilerini yıpratması aslında her ikisi için de bir sıkıntı vesilesidir. Kişinin hayat boyu hatta ahirette de birlikte olacağı eşini üzmesi, incitmesi, ona yük olup taşıyabileceğinden fazlasını istemesi hiç de akıllıca bir davranış değildir. Çevremizdeki yaşlı çiftlere baktığımızda eşlerin birbirlerine yaşlılıkta daha fazla ihtiyaç duyacağını gözlemleriz. Bu nedenle önemli olan, henüz gençken eşinin değerini bilmektir. Yılların meşakkatini göğüslemiş, Allah için sabretmiş olan eş gereğinden fazla yıprandığında ve erken yaşlandığında artık yapılacak çok fazla şey kalmamış olabilir.

Ailede huzursuzluğun kısa vadede önemli sonuçlarından biri ise psikolojik sorunlar. Eşinden yeteri kadar ilgi ve sevgi göremediğini düşünen eşler moral bozukluğu yaşıyor ve ailesi için verebileceği çok güzel nitelikleri olsa da bunları mutlulukları için kullanamaz hale gelebiliyor.

Kırgınlık hali eşlerin davranışlarına negatif etki yapacağından ailede huzursuzluk baş gösteriyor. Karşılıklı ilgi eksikliği ise giderek yuvada birliğin bozulmasına zemin hazırlayabiliyor. Böyle bir ortamda ruhsal veya fiziksel hastalıklara yakalanma olasılığı ise daha yüksek. Öte yandan birbirlerini seven, koruyup kollayan ve birbirlerinin değerini bilen eşlerden oluşan ailelerde, üzüntü ve dargınlıklar yaz yağmuru misali kısa süreli ve geçici oluyor.

Unutmayalım ki Allah’ın huzurundan kovulmuş olan düşmanımız en çok eşlerin arasını açmak için uğraşıyor. Buna karşı Allah’ın yardımını da isteyerek eşinizin değerini bilmeniz ve küslükleri uzun tutmamanız en etkili savunmanız olabilir. Sevdiklerimiz hayattaysa ve birlikteysek buna şükretmeye, bize verilen nimetin hatırına küçük hataları hoş görmeye, birbirimizin değerini daha iyi bilmeye değmez mi?

Kişinin kadri eldeyken bilinmez;
Yerinde gevhere rağbet kılınmaz.
(İbn Kemal)


Neslihan Beyhan’ın bu yazısı Nisan 2007 tarihli SEMERKAND AİLE DERGİSİ’nin 19. sayısında yayınlanmıştır.

Paylaşmak Güzeldir

6 Yorum

  1. nesli diyor ki:

    Tam bir aydir küsüz esimle mecbur kalmadikca konusmuyoruz icimde son kalanlarida bitiriyor gun gectikce artk beni sevmedigini düşünüyorum bosanmayi bile agzima aliyorumartk cok yoruldm sevsek bir ay kusermiyiz

  2. süeda diyor ki:

    ve günde 129 ya latif -yeni evlenen çiftlerin çekmesi faydalı imiş ..duada çok önemli Allah hepimize mutluluk huzur versin

  3. süeda diyor ki:

    Merhabalar canan hanım aynı durumu bende yaşıyorum.Yalnız eşime karşı aşırı derecede özgüvenimi ona hissettirdiğimde durum tam tersine dönüyor.Birde bunu deneyin derim.işe yarıyor.

  4. canan yalçın diyor ki:

    yorumunuz çok güzel ama tek taraflı olmuyo ben anlayışlı olsam eşim olmuyo keşke böyle yazıları okusa ama bunları hiç okuma taraftarı değil hele ilgi kısmında yazdıklarınız çok doğru evlndiğimizden beri eşimden hiç yeteri kadar ilgi görmüyorum ve gittikcede daha kötüye gidiyo ne yaptıysam olmadı bilmiyorum daha ne yapabilirim…

  5. Name-i Nur diyor ki:

    Sevdiklerimiz hayattaysa ve birlikteysek buna şükretmeye, bize verilen nimetin hatırına küçük hataları hoş görmeye, birbirimizin değerini daha iyi bilmeye değmez mi?
    Değer hemde çokkk…Teşekkür ederiz çok hoş bir paylaşım,,,

  6. online diyor ki:

    İlginç bilgiler için teşekkürler.

Yorum Yapın