Mesut Aile İçin Altmış Öğüt

EVLİLİK ve İLETİŞİM | | 27 Mart, 2018 | 376 kere okundu

evlilik mutlu aile

“Saadet-i Aile” den. 

  1. Erkekte akıl ve hikmet, ka­dında sabır yumuşak başlılık, ailede uyuşmanın devamını sağ­layan başlıca şeylerdir.
  2. Akıllı ve tedbirli bir kadın, hiçbir zaman evini yıktırmaz.
  3. Senelerce esef ve neda­met acıları çekmek istemeyen, her gününü akıllı ve tedbirli ge­çirmek zahmetine katlanır.
  4. Bir kadında bulunması ge­reken, güzel hasletler şunlardan ibarettir : Fazilet kalbini doldur­mak gönül rahatlığı alnında parlamalı, dostluk ve yumuşaklık dudaklarından dökülmeli, iş el­lerine süs olmalıdır.
  5. Bir kadının; şöhreti: Hiç ta­nınmamak; şerefi: Kocasına itaatli olmak; saadeti: Ailesi fertlerini mes’ut görmekten iba­rettir.
  1. Can sıkıntısı, bu âleme iş­sizlikle beraber gelmiştir.
  2. İş vaktin, idare nakdin gü­zel kullanılması demektir. İşini bilene bir gün üç gün gibidir. Harcını bilene de tasarruf, gelir makamındadır.
  3. En küçük işleri bile ehem­miyetsiz görmeyenler, en büyük işleri de başarı ile yaparlar.
  4. İşsizlik ile aşırılık, sıhhatin birinci düşmanlarıdır.
  5. Evin erkeği harcını ve he­sabını, kadın da gelen şeyin ida­resini ve kıymetini bilmelidir.
  6. En mükemmel ev, içinde fazla şeyler bulunmayan, fakat lüzumlu şeyleri de eksik olma­yan evdir.
  7. Lüzumsuz şeyleri almayı âdet edinen, lüzumlu şeylerini satmaya mecbur kalır.
  8. Söküğü yırtığı azken dikmeli, yıkığı ufakken tamir etme­li.
  9. Süse başlamadan, keseye başvur.
  10. En pahalı şeyler, ekseriya en lüzumsuz ve faydasız şeyler­dir.
  11. Eğer kadınlar, süslenmeye sarf ettikleri ihtimamın yarısını sıhhatlerini korumaya harcasalardı, daha taze kalır, dolayısı ile asıl güzellikleri yerinde du­rurdu.
  12. Büyük evler, küçük mut­faklar sayesinde yapılır.
  13. Sabahları geç kalkan her işine geç kalır.
  14. Fena eşya hiçbir zaman ucuz demek değildir.
  15. Su âlemde kimi az ile zengin, kimi çok ile fakir geçinir.
  16. Kimseden incinmemek için kimseyi incitmemek lâzımdır.
  17. İyiliğin hayırlısı, ihtiyaç giderenidir.
  18. Malın hayırlısı, hukuk ve namusu korumaya yarayandır.
  19. Susmak cahillik ayıbını örter.
  20. İki şeyi unut: Ettiğin iyili­ği, gördüğün fenalığı. İki şeyi unutma : Allah’ı ve ölümü.
  21. Bildiğimiz şeyleri, sırası gelince söyler, bilmediğimiz şey-lerden hiç bahsetmezsek, mah­cup olmayız.
  22. Fenalık etme fırsatı çok çıkar, kaçınmalı. İyilik fırsatı az bulunur kaçırmamalı.
  23. Hastanın yanında sıhhat­ten, felâketzedenin yanında saadetten bahsedilmez.
  24. Dostun iyisi insanının ha­tasını, güzellikle ihtar edendir.
  25. Ana baba çocuklarını ter­biye için ceza da vermeli mükâfat da…
  26. Taklitçilik, çocukların en büyük özelliğidir. Onlara daima iyi örnek ol. İyiyi öğret. Kötüye özendiklerinde hemen düzelt.
  27. Bir çocuk, ana babası razı olmadan hiçbir şey elde edeme­yeceğini anlarsa, olmayacak şeyleri istemez. Hiçbir kabahatine mü­samaha edilmeyeceğini de anlarsa, suç işlemekten çekinir.
  28. Çocuğu, her istediğini yaparsan şımarık edersin. Lüzumsuz yere azarlarsan, lüzumlu yerde tesir etmez.
  29. İyi örnek, güzel nasihat, tesirli söz, yerinde verilen ceza ve mükâfat..
  30. Doğru söz, kimin ağzından çıkarsa çıksın kabul et.
  31. İyiliğin, en büyük mükâfatı, kalbimize verdiği hazdır.
  32. Fakir bazı şeylerden mahrumdur, cimri her şeyden.
  33. Ahmak olanlar, tehevvürü şecaat, dik başlılığı metanet, gu­ruru yükseklik, gevezeliği talâkat, edepsizliği meziyet zannederler.
  34. Anlayışsız kimseye, anlatacağım diye çalışmak mezar taşı ile uğraşmak demektir.
  35. İyi fena, her yaptığımız döner dolaşır yine bizi bulur: Ne ekersen onu biçersin.
  36. Akıllı adam, düşünüp danışmadan işe başlamaz ve bitirme­den söylemez.
  37. Her şeyin sadesi güzeldir. Güzelliği tabiilikte arayalım.
  38. İnsan hayatında kalp kazanmalıdır. Çünkü halkın rızası Hâlik’ın rızasına sebep olur.
  39. Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.
  40. Sadaka, felâketleri önler.
  41. Malın bereketi, zekât ile olur.
  42. En güzel dua, dil ile değil, el ile yapılandır.
  43. İnsan Dünyaya neden geldiğini bilmeli. Allah’a kulluk ve hemcinsine insanlık vazifesini yapmalı. Bunlardan habersiz olursa, insan mıdır?
  44. Dünyada, cehaletten daha fena acizlik ve mahrumluk bulun­maz.
  45. Küçükken öğrenilen şey, taşa kazılmış gibidir, unutulmaz.
  46. İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.
  47. Kötü fikirli ve hasetçi kimseler, hep ayıp ve hatanı araştırır­lar. Akıllı ol, onların diline düşme.
  48. İnsanın sözü, fazilet ve olgunluğunun delili; fikir ve kalbinin tercümanıdır.
  49. Çok söz yalansız olmaz.
  50. Sözün güzelliği, avamın anlayacağı, havasın zevk alacağı gibi olmasıdır.
  51. İlmin başı, cehaletini itiraf etmektir. Sonu da aczini…
  52. Dostun iyisi -faydasından geçtik- insana zararı dokunmayan­dır.
  53. Basit münakaşaların sonu, ekseriya kavgadır, neden? Çünkü son söylenecek sözü, en evvel söylerler.
  54. Bir hatayı, yalanla örtmeye çalışmak, lekeyi delerek yok et­meye benzer.
  55. Dostluğun ilk şartı yük olmamaktır: Yar ol, bar olma!
(M. E. Düzdağ, 01.01.1972, Diyanet Gazetesi, sayı 47-48)
Paylaşmak Güzeldir

Yorum Yapın