Sinirliyim, Agresifim Çünkü İKİ Yaşındayım

ANNE-BABA OKULU, ÇOCUK EĞİTİMİ | | 02 Ekim, 2011 | 33.416 kere okundu

Sinirliyim, Agresifim Çünkü İKİ Yaşındayım: Çocuklarda İki Yaş Sendromu
Çocuklar anne-babasının gözü önünde bir çiçek gibi büyür. Onun her haline şahit olur anne-babalar. En küçük bir gelişmesi dahi mutluluk sebebidir. Anne veya baba demesi ya da anlamsız agu’lar… Hepsi onlara mutluluk iksiri etkisi yapar. Emeklemesi, diş çıkarması, düşe kalka yürümesi, yemek yemesi, oyun oynaması… Kısaca tüm olumlu gelişimleri anne baba için sevinçlerin en güzelidir.

Anne babalar çocuklarında hep olumlu gelişmeler görmek isterler. Olumsuzluluklarla karşılaşmak istemezler. Ancak gelişim sürecinde çocuklarının olumlu gelişmeleri ile karşılaşacakları gibi hoşlarına gitmeyen, kendilerini üzen durumlarla da karşılaşabileceklerini unutmamalılar. Bu sebeple çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili ön bilgi edinmeleri anne baba için problemleri kolay aşmada ve çocuklarını doğru yönlendirmede hayati öneme sahiptir.

Yumurcak Kendinin ve Çevresinin Farkına Varmaya Başlıyor

Çocuklar, bir yaşını doldurup ikinci yaşlarınna girdiklerinde çevrelerinde gördükleri olayların, hareketlerin ve davranışların daha çok farkına varır. Anneye bağımlılıkla geçen ilk dönemin ardından iki yaştan sonra ‘Ben’ kimliği bu dönemde daha belirgin hale gelmeye başlar. Çocuk kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışır. Yeni keşifler onun dikkatini daha çok çeker.

Bağımsızlığını ve davranışlarını düşe kalka test eder. Engellendiği zaman inatçı ve agresif tavırları özerklik çağı dediğimiz iki yaş döneminde anne baba tarafından daha sık gözlemlenir. Bu dönemde yaşanan sıkıntılar için bir isim dahi konmuştur: İki yaş sendromu.

Peki, her anne baba bu dönemi yaşar mı? Evet. Hemen her çocukta gözlenir bu durum. Çoğunlukla anne babalar çocuklarının davranışlarındaki bu değişimi görünce paniğe kapılır. Ne yapacağını bilemez. Bir terslik olduğunu düşünürler önce.

Eğer anne baba bilinçli ise yaşadığı süreçte rotasını bilen bir kaptan gibi hırçın dalgalarla boğuşmadan bu durağı atlatır. Çocuğun psikolojisi de bu dönemde olumsuz etkilenmez. Fakat çocuk gelişimi ve eğitimi hakkında bilgi birikimleri yeterli değilse anne, baba ve çocuğu zor bir dönem bekliyordur.

Hala Bebek Olduklarını Unutmayın

İki yaş döneminde anne-babanın gözünde çocuk artık bazı şeyleri anlayacak yaşa gelmiştir. Tuvalet eğitimi, söz dinlemesi, yemek yerken üzerine dökmemesi, dikkatli olması gibi daha pek çok şeyi anne baba çocuklarında görmeyi ister ve çoğulukla da baskıcı bir tavrı benimserler. Çocuğun üzerine çok yüklenirler. Tabii çocuk da kendi istediklerinin olması için biraz inatçı tavırlar sergilemeye başlar. Böylece mücadele bir anlamda başlamış olur.

Yapma, hayır, yavrum… sesleri bu dönemde daha sık havada uçuşur. Çocuk bütün bu sözlere bir anlam veremez. Anlamaz da zaten. Engellendiği zaman ağlar, bağırır, snirlenir. Onun kendi kafasında ulaşmak istediği bir hedef vardır. O yapacağı o şeye odaklanmıştır. Anne yapma der, akıllı yumurcak yapmak istediği şeye ulaşmak için fırsat kollar ve ilk fırsatta da amacına ulaşır. Çünkü yeni şeyler ona daha cazip gelir. Bir anlamda hayatındaki monotonluktan kurtulma mücadelesi verir küçük afacanlar.

Sürekli anne babadan bir şeyler ister. Her dakika bir şeyler yapmaya çalışır. Çekmecelere çıkar, kitapları döker, dolapları boşaltır, bir şey yapması istendiğinde yapmaz vs. Ayrıca engellenmeye tahammülü de yoktur. İnatçılık bu dönemde had safhada olur.

Elbise beğenmez, anne babanın seçtiği elbiseleri değil de kendi seçtiklerini giymek ister. Örneğin misafirliğe gidilicektir ama çocuk tavşanlı yatak kıyafetini giymek ister. Anne baba ne söylese de çocuğu o elbiseden vazgeçiremezler. Zorla başka elbise giydirmeye kalktıklarında çocuk dayak yeme pahasında da olsa kendi istediğinin olmasını ister.

Anne babanın ve çocuğun yapısına bağlı olarak bu dönem kısa süreceği gibi uzun da sürebilir. Bazı aileler 7-8 yaşlarına kadar bu sendromu yaşadıklarını söylerler. Ama genelde kısa bir zamanı kapsamaktadır.

Bu Dönem Çocuklarının Tavırlarından Bazı Örnekler

Her şeyi kendi başlarına yapmak isterler bu yaş çocukları. Tek başına yürümek, yardımsız merdiven çıkmak, yemeği kendi başına yemek, ayakkabılarını, elbisesini kendisi giymek, babası geldiğinde kapıyı kendisi açmak, kapıyı kilitlemek, beğendiği çizgi filimleri tekrar takrar izlemek, yeni keşfettiği bir hareketi sürekli tekrarlamak, …Kısacası “Artık ben büyüdüm sizler gibi ben de herşeyi kendim yapmak istiyrum”, mesajını vermek ister bu yaş çocukları.

Bu yaş çocuklarının kullandığı en etkili silah ağlamaktır. Örneğin istediği bir şey yerine gelmediğinde küçük yumurcak önce olması için ısrar eder. İsteği hala yerine gelmediyse ağlamaya başlar. Önce hafif bir tempo. Etrafını da bir yandan izler. Eğer kendi isteğinin yerine gelmesi için bir hareket görmezse ağlamasının dozunu artırır. Olmadı etrafı dağıtır, kapılara vurur ve daha bunun gibi pekçok agresif davranışlar gösterir.

Anne babaya öneriler

  • Bu dönem normal bir süreçtir. Bunu unutmayın. Her aile bunu farklı şiddette ve şekillerde yaşar.
  • Kendini keşfetmeye ve sınırlarını genişletmeye çalıştığı özerklik döneminde anne babaların çocuklarına karşı daha sabırlı olmaları gerekir.
  • Anne babanın ebeveyn olarak tutum birliği içinde olmaları çocuğun psikolojisi ve gelişimi açısından önemlidir. Ebeveynden birinin sert ve kaba davranması bütün emekleri boşa çıkarabilir.
  • Çocuğun istekleri alternatifler göstermek suretiyle başka şeylere yönlendirilebilir. Dikkati dağıtılabilir.
  • Çocukla iletişimin onur kırıcı olmamasına özen göstermelidir. Şefkat, merhamet prensibi asla gözardı edilmemelidir. Kırıcı ve kaba davranışlardan kaçınmalıdır. Böyle bir tepki çocukta ağlama ve sinir krizlerine sebep olabilir. Ayrıca çocuğun şahsiyeti yıpranır.
  • Yapması istenilen veya yapmaması gereken bir davranışı ön konuşma/ön bilgilendirme yaparak çocuğa bilinç kazandırılabilir. Böylece çocuğun tepkilerinin dozu düşürülebilir.
  • Anne baba çocuğa asla inatlaşma izlenimi vercek davranışlarda bulunmamalıdır.
  • Çocuğu anlamaya çalışmak önemli bir adımdır. Bunun için de çocuğu güzelce dinlemeyi bilmelidir.
  • Çocuk yanlış bir şey yaptığında ona nedenini sormak ya da yapacağı davranışların sonuçları hakkında çocuğu bilinçlendirmek olumlu sonuçlar doğurur.
  • Hayır, yapma, düşersin, kırarsın… ifadelerinin anne baba tarafından çok kullanılmaması yerinde olur. Böylece istenilmeyen davranışın daha kısa zamanda sönmesine yardımcı olunur.
  • Çocuğun ağlaması, etrafı dağıtması, yerlerde yuvarlanması vb. gibi davranışlarına  anne babanın tepkisiz kalması, görmezden gelmesi, önemsememesi çocuğun normale dönmesinde olumlu katkı sağlar.
  • Bazı şeylere göz yumularak çocuğun deneme yanılma yoluyla öğrenmesi sağlanabilir.
  • Çocuğu hikayelerler ve oyunlarla yönlendirmek etkili bir adımdır. Anne baba, güzel davranışları hikaye ve oyunlarlar sayesinde  daha çabuk kazandırabilir.

Her ne olursa olsun ne kadar sürerse sürsün sevgi, şefkat, merhamet ve dengeli yaklaşımı elden bırakmamalıdır.

Not: İki yaş sendromu dediğimiz bu dönemde yaşadıklarınızı bizimle paylaşmaya ne dersiniz?

Paylaşmak Güzeldir

28 Yorum

  1. ailedanismanim diyor ki:

    Ziyaretlerinizi azaltın ve kısa tutmaya çalışın. Aksi taktirde çocuğunuz bu tarz kötü yaklaşımlardan ciddi şekilde kötü etkilenecektir. Eğer kötü tutumlar devam ederse ziyeretlerinize biraz ara verin. Neden ziyaretlerinize ara verdiğinizi de eşinizle birlikte akrabalarınıza iletin. Bir uzmandan da yardım almanızı tavsiye ederiz.

  2. SEMRA diyor ki:

    MERHABA BENİM KIZIM 16 AYLIK ASLINDA ÇOK AKILLI BEN KAYINVALİDEMLERLE SIK GÖRÜŞÜYORUM 4 GÖRÜMCEM 1 KAYNIM VAR FAKAT BU SIK GÖRÜŞME ÇOCUĞUMU ÇOK ETKİLİYOR BENİDE ORAYA GİTTİĞİMİZDE EV KALABALIK ÇOK KAVGA VE GÜRÜLTÜ VAR VE AİLE İÇİNDE İLETİŞİM KAVGALI SÜREKLİ BU YÜZDEN KIZIMDA ONLARDAN GÖRÜYOR VE EVE GELDİĞİMİZDE EŞİME VE BANA VURUYOR SÖZ DİNLEMİYOR BİDE AİLEDE BENDEN BAŞKA HERKES KIZIMI DÖVÜYOR KAYINVALİDEM GÖRÜMCELERİM 13 YAŞINDAKİ KAYNIM GÖRÜMCEMİN UFAk çocukları bile yapmayın diyorum dinlemiyorlar en ufak bi şeyden kızıma tokat atıyorlar vuruyprlar bağırıyorlar bunaldım artık hırçın ve agresif oldu doğdu doğalı bu yönden çok sıkıntılıyım kimsenin kalbini kırmak istemiyorum ama ne yapıcam bilmiorum güzelce anlatıyorum peygamber efendimizden örnekler veriyorum k.valideme çocuklarına ama yine aynı bide k.validem tutturmuş bi çocuk daha yapın dio komşularına da anlatıormuş çocuk daha yapıcak kızı da ben alıcam diormuş kaç kere söyledim istemiyoruz biz diye ne yapmalıyım bu şekilde kızımın davranışları kötüye gidiyor ne olur yardımcı olun lütfen bu durumdan kurtulmanın yollarını gösterin

  3. Eyyüp Beyhan diyor ki:

    Kıyaslamayın.
    İnatlaşmayın.
    Yüreklendirin.
    Güven verin.
    Rehberlik edin.
    Gözlemleyin.
    Sabırlı olun.
    Karakter eğitimi hikayeleri ile dolaylı olarak ona doğru davranış kalıplarını kazandırabilirsiniz.
    Ağlama ve tepelenme gibi durumları isteklerinin yerine gelmesinde bir silah olarak kullanmasına izin vermeyin.
    Anne babası ve toplumuna göz aydınlığı olacak bir evlat olması dileğiyle…

  4. şebnem sarıoğlu diyor ki:

    Benim 25 aylık bir kızım. Bizde bu geçiş dönemini sancılı geçiriyoruz. Çok hayır diyen anne-baba olmasak da kızımız Zeynep yapamadığı bir şey karşısında ağlamaya” yapamadım” demeye başlıyor. Nasıl yapabileceğini yada yeterli olmadığını, onu aştığı durumları anlatmamıza rağmen deniyor, ağlıyor. Sabırla bekliyoruz. Bir de bu aralar istediklerinide ağlama ile yaptırmak istiyor. İnsanız bazen o ağladığında, tepindiğinde o yokmuş gibi davranamıyor ,istediğini yapıyoruz. Şimdi oda bunu kullanıyor. Artık sabırla anne-baba olarak aynı davranışı göstermeye çalışacağız. Ama inanın çok zor. Ama O bir yana, dünya bir yana. Kuzumu çok seviyorum. İnşaalah kısa zamanda geçiririz bu dönemi.

  5. Eyyüp Beyhan diyor ki:

    Dikkati başka şeylere yönlendirme hayatımızın her alanına o kadar sirayet etmiş ki bundan kurtuluş yok gibi. Reklamlar, diziler vs. Bir reklamdan diğerine, bir kanaldan başka bir kanala geçiş yapmak bunların tamamı dikkati farklı şeylere yönlendirme anlamına gelir. Asıl mesele anne baba tutumarı değil. Çocukların dikkatlerini dağıtan bu kadar teknolojik alet arasında onların savunmasız kalması, bilinçsiz kullanımı. Bu durum belki dikkat eksikliğinde bir faktör olabilir, diyebiliriz. Fakat anne babanın olması gereken yerde bu tekniği kullanmsının avantaj olduğunu düşünüyorum. Bu kandırma şeklinde olmamalı. Dikkat edilmesi gereken nokta burası. Sıkıntılı bir durumdan başka bir duruma geçmek için yapılacak etkinlik çocuk sustu diye hemen kesilmemeli, biraz daha devam ettirilmelidir.

  6. RUHİ FEDAKE diyor ki:

    Selamlar.Psikologlar inatlaşan çocuklar için dikkatini başka bir yöne çekin diyorlardı.Ama şimdi bir kısım psikolog da bu durumun dikkat eksikliği için bir faktör olabileceği üzerinde duruyor.Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz?

  7. Eyyüp Beyhan diyor ki:

    Anne baba olarak ilk çocuk olduğu için her istediğini yaptınız galiba. Bu ilk anne babalık tecrübesinde bir çok ebeveynin yaşadığı bir durum. Kızınız 10 yaşına gelmiş ve hala aynı tutumu devam ettiriyorsa siz kademeli olarak onu bu tür davranışlarından uzaklaştırabilirsiniz. Sizin eşinizle anlaştığınız konularda taviz vermemeniz gerekiyor. Kızınızın istediği şeylerin kendisi açısından olumsuzluklarını veya sizin açınızdan sakıncalı olması durumunu kendisiyle güzel ve ciddi bir uslupla konuşun. Ağlamayı silah olarak kullanmasına izin vermeyin. Ayrıca okulda öğretmeni ve rehberlik birimi ile de irtibata geçerek yapacaklarınız konusunda destek almanızı öneririz. Eğer sorun devam ederse mutlaka bir uzman desteği almanız çocuğunuzun olumlu bir kişilik oluşturması adına önemli bir adım olacaktır.

Yorum Yapın