Tartışmalarınız “Şiddetli Geçimsizlik”e Neden Olmasın!

EVLİLİK ve İLETİŞİM | | 30 Eylül, 2014 | 10.804 kere okundu

Boşanma davalarının en bilindik gerekçesi “şiddetli geçimsizlik” çoğu zaman incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerle başlıyor. Kadın ve erkek arasındaki fıtrat farkını gözetmeyen, öfkesini kontrol etmeyen eşlerin giriştiği tartışmalar kavgaya dönüşerek yıkıcı boyutlara taşınabiliyor.

Evliliğin tadı tuzu sayılan tartışmalar tadında bırakılmayıp uzatıldığında, yahut çok fazla tekrarlandığında ne yazık ki evliliklerde ciddi yıkımlara neden oluyor. Tartışma anında sinirini kontrol edemeyen eşler incir çekirdeğini doldurmayacak nedenleri öfkeleriyle besleyip koca bir mesele haline getirerek soluğu mahkeme salonlarında alabiliyor. Bu sebepleri tartışma anında eşlerin sağduyularını kaybetmemeleri ve birbirlerine hakkaniyetle yaklaşmaları evliliklerinin sağlığı açısından son derece önemli.

Önemli olan bir diğer husus da öfkemizi analiz edebilmek ve kadın-erkek fıtratının farklılığını kavrayarak buna göre davranabilmektir. Zira genellikle kadınların pek çoğu benzer şeylere kızarken erkeklerin neredeyse tamamı aynı şeylere kızarlar. Bu nedenle bir hanım eşini nelerin kızdırabileceğini bilmeli, özelde ise eşini tanıdıktan sonra, onunla tartışmaya neden olan konular üzerinden eşinin hassas olduğu meseleleri zihninde tutmalı. Bir erkek de aynı şekilde hanımını üzdüğü konuları, kendini haklı bulduğu zamanlarda dahi aklında tutmalı ve buna göre tedbir almalı.

Eşler çoğu zaman maddi imkansızlık, plan yapma, karar alma, ev sorumlulukları, çocuk eğitimi gibi konularda tartışırlar. Tartışmaların sıkı bir kavgaya dönüşmesinin temelinde ise duygusal ihtiyaçların yerine getirilmemesi yatar çoğunlukla. Sevildiğini yahut ciddiye alınmadığını hisseden eş, tartışma esnasında savunmaya geçer ve bu psikoloji ile tartışmayı daha da körükleyebilir. Mesela para konusunda tartıştığı düşünülen erkek aslında gizli gizli başka nedenlerden ötürü eşine öfkeleniyor olabilir. Öylese gerçekte kadın ve erkeğin dünyasında öfkeyi arttıran nedenler ne olabilir?

Erkekler Emir Almaktan Hoşlanmıyor

Geçmiş zamanlarda hanımlar her ne kadar “ekonomik özgürlük” sahibi olmasalar da evde istediklerinin olması hususunda şimdiki kadınlar kadar problem yaşamıyorlardı. Zira ilm-i siyaset de denilen incelik bilgilerine dikkat ederek, eşlerine nasıl yaklaşacaklarını biliyorlardı. Tabiri caizse eşinin damarına basmadan hatta tam tersine erkeklik özelliklerini onure ederek istenileni yaptırmak ender görülen şeylerden değildi. Bütün değerlerin sarsıntı geçirdiği “modern” dünyada ise erkek kendini ispat gayretine girerken bu sefer de hanımına baskı uygulayabiliyor.

Mesela hanım eşiyle birlikte bir arkadaşını ziyarete etmek isteyip “Bu akşam falancaya gidelim” dediğinde erkek kendi fikrinin alınmayıp, emrivaki yapıldığını düşünüyor. Dolayısıyla “yorgunum” gibi bir mazeret belirtiyor ya da doğrudan reddediyor. İsteğinin ciddiye alınmadığını düşünen kadın gitme konusunda ısrar ettiğinde ve erkek de yine ters tepki verdiğinde olay şiddetlenerek tartışma boyutuna taşınabiliyor.

Oysa kadın eşinin bir erkek olarak psikolojik ihtiyaçlarını bilip daha ince davranarak “Falancalara epeydir gitmiyoruz, onlar da seni çok severler. İstersen bu akşam ziyaretlerine gidelim” gibi ifadelerle fikrini alarak isteğini belirtse muhtemelen alacağı cevap da ona göre ince olacaktır. Yahut olumsuz cevap duyduğunda kızmadan, “Önemli değil başka zaman da gidebiliriz” diye cevap verse erkek fikrini değiştirebileceği gibi bir dahaki seferlerde daha anlayışlı ve uyumlu davranacaktır.

Erkekler De Beğeni Ve Takdir Sözleri Duymak İster

Erkekleri kavgaya iten diğer bir neden ise beğenilmek ve takdir sözleri duymak istediği halde hanımının hoşnutsuzluğunu hatta bazen eleştirel yaklaşımını görmektir. Mesela erkek evine güzel bir eşya aldığını düşünerek mutlulukla gelir. Kadın alınan bu eşyayı gereksiz görebilir veya beğenmeyebilir. Bu durumda eşinin mutluluğuna değil sadece eşyaya odaklanması ve olumsuz yorumlarda bulunması erkeği yaralayabilir. Kadının unutmaması gereken en önemli şey eşinin davranışındaki iyi niyet ışığını yakalayabilmek ve bu davranışı övüp, takdir edebilmektir. Onay görmeyen erkek kavga eğilimi gösterebilir ve bir dahaki sefer evi için bir şeyler yapma azmi azalabilir.

Erkekler için olmazsa olmaz bir diğer ihtiyaç da sözünün dinlenmesi ve itaattir. Kadın yaklaşımlarıyla onun sözünü ciddiye aldığını hissettirebildiği ölçüde erkeğinden saygı ve sevgi görecektir. Bu merhaleden sonra erkek de onun sözlerini daha önem vererek ilgi ile dinleme yaklaşımı gösterir.

Kadınlar Duygularının Hafife Alınmasından Şikayetçi

Erkeklerin tartışmaya sebep olmalarının en çok rastlanan şekli, karısının görüşlerini ya da bakış açısını hafife alması veya geçersiz görmesidir. Çoğu zaman kadın bir konuda üzüntü duyduğunda erkek onu rahatlatmak ister ve bunun için meselenin ne kadar küçük ve önemsiz olduğunu bildirmeye çalışır. “O kadar önemli değil, böyle küçük şeylere kafanı takma” gibi sözlerle onun rahatlayacağını zanneder. Oysa kadın buradan sadece duygularının anlaşılmadığı mesajını alır ve eşini duyarsızlıkla suçlar. Bu sebeple erkek kadının üzüntüsünü anlayıp ona hak verene kadar, kadın eşinin getirdiği çözüm önerisini benimsemez.

Özellikle de erkek söz verdiği bir şeyi yapmayı unuttuğunda veya başka bir hata yaptığında, boşver, kafana takma gibi bir yaklaşım sergiliyorsa, kadın kendini üzülmeye hakkı yokmuş gibi hisseder. Daha fazla içerler. Kadının, eşinin mazeretlerini dinleyebilmesi ve anlayabilmesi için önce erkeğin eşinin üzülme nedenlerini dinlemesi ve anlaması gerekir. Böyle yaklaştığında sorunlara çözüm bulmasına dahi gerek kalmayabilir. Muhtemel bir tartışma ise daha başlamadan engellenir.

Duygusal beyinleri daha kuvvetli olan hanımlar hassas bir yapıya sahip olmaları nedeniyle eşinden kaba kuvvet eğilimi, emrivaki baskılar, sürekli akıl veren ve karşısındakini aşağı gören davranış biçimi ile karşılaştıklarında eşlerine duydukları hayranlık zarar görecektir. Bunun yerine erkek, hanımının isteğine cevap veremeyecek durumdaysa Allah dostlarından birinin de tavsiye ettiği şu yaklaşımı izleyebilir: Hanımı ona bir şeyi almasını veya yapmasını ne kadar çok istediğini bildirir. Kendisi içinden bunu yapmayı çok istemiyordur veya o an için imkanları müsait değildir. Bu durumda istemediğini veya imkanlarının ne kadar kısıtlı olduğunu bildirmemeli, konu hakkında hanımı ile bir olmalıdır. O şeyi kendisinin de çok arzu ettiğini ve ilk fırsatta yapmak istediğini bildirir. Bunları söylerken tatlı sözler de kullanırsa hanımı sanki eşi o söylediğini almış gibi mutlu olacaktır. Çünkü kadına ihtiyaç duyduğu ilgi, yakınlık ve beğenilme duyguları cömertçe hissettirilmiş olur. Böylece belki de başka ailelerde kavga ile neticelenmiş benzer bir durum, burada mutluluğun artması ile mükafatlandırılacaktır.

Kadınlar Dış Görünüşleri Konusunda Hassaslar

Erkek karısının görünüşündeki hoş olmayan yanları, fizikî özelliklerinden bazılarını beğenmediğini ifade veya ima ederse büyük tartışmalara zemin hazırlıyor demektir. Şaka yollu da olsa eşinden bu tür aşağılamalar duyan kadın onu kolay kolay affetmeyecek ve sudan bahanelerle kavga çıkaracaktır. Kavga etmeye müsait bir yapısı yoksa da asık suratlı biri haline gelecektir. Tam tersine hanımının özellikle fizikî niteliklerine iltifat ettikçe evdeki muhabbet artacaktır. Zira kadın eşinin kendisine hayranlığını, beğenisini, ilgisini bilmek ve görmek ister.
Kısacası evliliklerdeki bir çok tartışmanın sebebi ve öfkelerin alevlenmesi, aslında kadın ve erkeğin fıtrat farklılığından kaynaklanmaktadır. Eşlerin birbirlerine yaklaşımlarındaki bilinçli tavrı ve karşısındakinin durumunu gözetmesi tartışmanın seyrinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu sebeple evinde huzur isteyen eşlerin öfkelerini kontrol etmeleri ve eşinin psikolojik beklentilerini gözetmeleri gerekir.
Ben senin arzunun yerine gelmesini de severim

Bir gün Hazreti Peygamber (s.a.v), Aişe (r.anha) validemizden ibadet için kendisine müsade etmesini ister. Annemiz “Ya Rasulallah! Hiç şüphesiz senin yakınlığın benim hoşuma gider. Ama ben senin arzunun yerine gelmesini de severim” cevabını verir. Burada hem ince düşünceli bir ev reisi hem de eşinin gönlünü kazanan bir kadın davranışı hepimize güzel bir örnek teşkil eder.

Neslihan BEYHAN’ın bu yazısı Aralık 2008 tarihli SEMERKAND AİLE DERGİSİ’nin 39. sayısında yayınlanmıştır.

Paylaşmak Güzeldir

1 Yorum

  1. hüseyin poyraz diyor ki:

    Güzel bir çalışma olmuş. Hayırlı bir iş için uğraş veriyorsunuz. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.

Yorum Yapın